Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Da sprach Laban: Siehe da, es sei, wie du gesagt hast.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.És monda Lábán: Ám legyen: Vajha a te beszéded szerint lenne.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi."Goed", stemde Laban in. "Daarmee kan ik akkoord gaan."
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.In Laban reče: Glej, bodi, kakor si rekel.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.I řekl Lában: Hle, ó by tak bylo, jakž jsi mluvil.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.라반이 가로되 내가 네 말대로 하리라 하고
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Laaban vastasi: "Hyvä, olkoon, niinkuin olet puhunut".
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Laban a zis: ,,Bine! fie aşa cum ai zis.``
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.La-ban đáp : Ừ thôi ! được như lời cháu nói .
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.La-ban đáp: Ừ thôi! được như lời cháu nói.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Labán dijo: --¡Bien! Que sea como tú dices
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Laban dit: Eh bien! qu`il en soit selon ta parole.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Laban menjawab, "Setuju! Kita akan melakukan apa yang kauusulkan itu!
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Làbano disse: «Bene, sia come tu hai detto!»
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Laban svarede: "Vel, lad det blive, som du siger!"
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Tedy rzekł Laban: Oby się stało według słowa twego!
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Και ειπεν ο Λαβαν, Ιδου, εστω κατα τον λογον σου.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.И рече Лаван: Нека да бъде според както си казал.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.Лаван сказал: хорошо, пусть будет по твоему слову.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.ויאמר לבן הן לו יהי כדברך׃
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.فقال لابان هوذا ليكن بحسب كلامك.
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.拉 班 說 、 好 阿 。 我 情 願 照 著 你 的 話 行
Lavan, ‹‹Kabul, söylediğin gibi olsun›› dedi.拉 班說 、 好阿 。 我 情願 照著 你 的 話行
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.A Lában bol odišiel strihať svoje stádo, a vtedy ukradla Rácheľ domácich bohov, ktorých mal jej otec.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.A Laban odszedł był strzyc owce swoje: wtem ukradła Rachel bałwany, które miał ojciec jej.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.때에 라반이 양털을 깎으러 갔으므로 라헬은 그 아비의 드라빔을 도적질하고
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Laban aber war gegangen sein Herde zu scheren.) Und Rahel stahl ihres Vaters Götzen.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Làbano era andato a tosare il gregge e Rachele rubò gli idoli che appartenevano al padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Laban pa je bil odšel ovce svoje strič, in tedaj ukrade Rahela domače malike, ki so bili njenega očeta.
Lavanta Pembesi 1colorLavendelroze1color
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Lában pak byl odšel, aby střihl ovce své. V tom ukradla Ráchel modly, kteréž měl otec její.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Lábán pedig elment vala juhait nyírni; azonközben ellopá Rákhel a házi bálványokat, melyek atyjánál valának.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Labán se había ido a esquilar sus ovejas, y Raquel hurtó los ídolos de su padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Medens Laban var borte og klippede sine Får, stjal Rakel sin Faders Husgud.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hadde draget bort for å klippe sine får; da stjal Rakel sin fars husguder.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hade gått bort för att klippa sina får; då stal Rakel sin faders husgudar,
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Mutta Laaban oli mennyt keritsemään lampaitaan. Silloin Raakel varasti isänsä kotijumalat.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ora, tendo Labão ido tosquiar as suas ovelhas, Raquel furtou os ídolos que pertenciam a seu pai.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Pe cînd Laban se dusese să-şi tundă oile, Rahela a furat idolii tatălui său;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Tandis que Laban était allé tondre ses brebis, Rachel déroba les théraphim de son père;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người , thì Ra-chên ăn_cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình .
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người, thì Ra-chên ăn cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ο δε Λαβαν ειχεν υπαγει δια να κουρευση τα προβατα αυτου και η Ραχηλ εκλεψε τα ειδωλα του πατρος αυτης.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.А като беше отишъл Лаван да стриже овците си, Рахил открадна домашните идоли на баща си.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.И как Лаван пошел стричь скот свой, то Рахиль похитила идолов, которые были у отца ее.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.ולבן הלך לגזז את צאנו ותגנב רחל את התרפים אשר לאביה׃
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.واما لابان فكان قد مضى ليجزّ غنمه. فسرقت راحيل اصنام ابيها.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當 時 拉 班 剪 羊 毛 去 了 . 拉 結 偷 了 他 父 親 家 中 的 神 像
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當時 拉班 剪羊毛 去了.拉結偷 了 他 父親 家 中 的 神像
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Allora Làbano e Betuèl risposero: «Dal Signore la cosa procede, non possiamo dirti nulla
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Da sagde Laban og Betuel:"Denne Sag kommer fra HERREN,. vi kan hverken gøre fra eller til!
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Da svarte Laban og Betuel og sa: Dette kommer fra Herren; vi kan intet si dig, hverken ondt eller godt.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Então responderam Labão e Betuel: Do Senhor procede este negócio; nós não podemos falar-te mal ou bem.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.És felele Lábán és Bethuél, és mondának: Az Úrtól van e dolog: Nem mondhatunk neked sem jót, sem rosszat.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.In odgovorita Laban in Betuel ter rečeta: Od GOSPODA je izšla ta reč, ne moreva ti reči slabega ali dobrega.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.라반과 브두엘이 대답하여 가로되 이 일이 여호와께로 말미암았으니 우리는 가부를 말할 수 없노라
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Laban dan Betuel menjawab, "Karena apa yang terjadi ini berasal dari TUHAN, kami tidak patut memberi keputusan
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Tedy odpověděli Lában a Bathuel, řkouce: Od Hospodina vyšla jest věc tato; nemůžemeť odepříti v ničemž.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Tedy odpowiedział Laban i Batuel, mówiąc: Od Pana ta rzecz wyszła; my tobie w niczem przeczyć nie możemy.
Lavanla Betuel, ‹‹Bu RABbin işi›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.Vtedy odpovedal Lában a Betuel, a riekli: Od Hospodina vyšla vec; nemôžeme hovoriť s tebou ani dobré ani zlé.