Ana içeriğe geç
Sözlük

larva ile cümle

larva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.Mà là diệt chúng khi chúng còn là lăng quăng trong nước.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.Trebuie stârpiți încă în apă, ca larve.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.Αλλά να τα σκοτώνεις ενώ βρίσκονται ακόμη στο νερό ως προνύμφες.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.Их нужно убивать, пока они — ещё личинки в воде.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.אלא להרוג אותם כשהם עוד במים בצורת זחלים.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.و لكن قتلهم و هم لا يزالو يرقات تحت الماء.
Onları henüz suda birer larvalarken öldürmek.何故か?彼らはCIAの様に
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.A larvy komerčne využívaných ustríc už na niektorých miestach vo veľkom množstve hynú.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.A už také larvy komerčně využívaných ústřic hynou na některých místech ve velkém.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Dan sudah terjadi, larva tiram komersial mati dalam skala besar di beberapa tempat.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.E già le larve delle ostriche commerciabili stanno morendo su vasta scala in alcuni luoghi.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.En nu al sterven op sommige plekken commerciële oesterlarven op grote schaal.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Jo nyt kaupallisesti käytettyjen ostereiden poikasia kuolee suurin joukoin joissakin paikoissa.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Już teraz larwy małż, tych które jemy, wymierają. tych które jemy, wymierają.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.그리고 이미 어떤 곳들에서는 양식용 굴 유충들이 대량으로 죽어가고 있습니다.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Şi deja larvele de stridii comerciale mor la scară largă în unele locuri.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Sőt már a közönséges osztriga lárvák is nagymértékben pusztulnak egyes helyeken.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Und schon jetzt sterben kommerziell gebruetete Austernlarven an einigen Orten in grossen Mengen.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Và các con sò con được nuôi trồng đang chết trên quy mô lớn ở 1 số nơi.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Y ya, las larvas de ostras comerciales se están muriendo a gran escala en algunos sitios.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.И вече, ларвите на комерсиално отглежданите стриди също умират в огромни количества на някои места.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Уже сейчас, личинки искусственно разводимых устриц погибают в больших количествах в некоторых местах.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.וכבר עכשיו, זחלי צדפות מסחריים מתים בכמויות עצומות במקומות אחדים.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.واليوم تموت أعداد كبيرة جدا من المحار التجاري الذي يستخدم في المطاعم في عدة اماكن من العالم
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.広範囲で死滅しています サンゴ礁の成長に遅れがみられる 地域もあります
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.有啲地方殖嘅人工蠔幼蟲 已經大規模地 死亡
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Controlan las larvas de mosquito, entre otras cosas.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.De kontrollerer myggelarver, blandet andet.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Ele controleaza numarul larvelor de tantari, printre altele.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Elles régulent les larves de moustique entre autres.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.무엇보다 모기의 개체 수를 조절하니까요.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Ne rajoittavat sääskien toukkia, muun muassa.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Nổi bật là chúng kiểm soát ấu trùng muỗi.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Ograniczają rozwój komarów.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Perché tra l'altro controllano le larve di zanzara.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Regulujú komárie larvy, okrem iných vecí.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Sie regulieren unter anderem die Moskitolarven-Population.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Többek között a moszkítólárva-szaporulatot is szabályozzák.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Ze beheersen muggenlarven, onder andere.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Ελέγχουν τον αριθμό των νυμφών κουνουπιών, ανάμεσα σε άλλα πράγματα.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.Сред другите неща, контролират ларвите на комари.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.בין היתר, הן מווסתות את התרבות זחלי היתושים.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.إنها تسيطر على تعداد يرقات البعوض، بالإضافة لأمور أخرى.
Sivrisinek larvalarını kontrol altında tutarlar, başka şeyleri de.段階をおって成長していき水を離れ
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Dans ce bassin d'eau, ces larves sont concentrées.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Egy tócsában a lárvák koncentráltan vannak.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Estas larvas se concentran en los charcos.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In deze waterpoel zijn deze larven geconcentreerd.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In diesem Wasserbecken sind die Larven konzentriert.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In quell'acqua, si concentrano tutte le larve.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.유충들은 물 웅덩이 속에서 뭉쳐서 서식합니다.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Nessa poça de água, as larvas estão concentradas.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler. Orda hep birlikteler. Hareketsiz duruyorlar.Bo larwy w takiej sadzawce są skupione, wszystkie w jednym miejscu.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler. Orda hep birlikteler. Hareketsiz duruyorlar.În apă larvele sunt concentrate toate în același loc, imobile.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Trong nước, lăng quăng tập trung lại.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Στο νερό, οι προνύμφες είναι συγκεντρωμένες.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Водоёмы кишат личинками.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.У цьому басейні зосереджені личинки.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.בשלולית, הזחלים מרוכזים.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.فى بركة المياة هذه، تحتشد كيرقات
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod