Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Zelfs dan besef ik dat de meeste mensen weinig geduld hebben met mijn spraakmoeilijkheden.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Ακόμη και τότε, ξέρω ότι οι περισότεροι έχουν λίγη υπομονή για τις ομηλιτικές μου δυσκολίες.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Дори и тогава съм наясно, че повечето хора проявяват нетърпимост относно затрудненията ми да говоря.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Кроме того, я знаю, что у большинства не хватает терпения, чтобы выдержать мои трудности с речью.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.אפילו אז, אני מודע שלרוב האנשים יש סבלנות קצרה למוגבלות הדיבור שלי.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.ورغم هذا ...انا موقن بصبر كثير من الاشخاص علي بسبب صعوبة تحدثي
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.大変だということも分かっています チャズが 過去30年のテレビ番組の声を使って
Laptopum yoktu, internete pek giremiyordum, sadece bazen saati 20 rand olan internet cafede ---1時間20ランドのネットカフェを除いてね ウィキペディアやグーグルで ローションやクリーム
Laptopum yoktu, internete pek giremiyordum, sadece bazen saati 20 rand olan internet cafede ---저에겐 노트북 컴퓨터도 없었습니다. 인터넷도 잘 연결되지 않았구요. 시간당 20란드(남아공 화폐 단위) 짜리 인터넷 카페를 제외하고서는요 --
Laptopum yoktu, internete pek giremiyordum, sadece bazen saati 20 rand olan internet cafede ---לא היה לי מחשב נייד, ולא הרבה אינטרנט, חוץ מקפה-אינטרנט ב-20 ראנד לשעה --
Laptopunu aldım.Sim, tenho o teu portátil!
Laptopunu aldım.Πήρα το λάπτοπ σου.
Laptopunu aldım.Да, я кое что там увидел.
laptopunu getiriyorsun Halka açık bir yerde buluşuyoruzTu vas rentrer chez toi, tu vas aller chercher ton ordi, on se rencontre dans un lieu public.
laptopunu getiriyorsun Halka açık bir yerde buluşuyoruzВстретимся в публичном месте.
laptopunu getiriyorsunΘα πας στο σπίτι θα μου φέρεις το λάπτοπ
laptopunu getiriyorsunどっか外であうんだ
laptopunuzu kapatmak ve hayal kurmaktan vazgeçip karşındakine tam bir dikkat vermektir.노트북을 닫고 엉뚱한 백일몽을 그만두고 사람들에게 최대한 주의를 기울이는 것이 기본적이라 말하고 있습니다.
laptopunuzu kapatmak ve hayal kurmaktan vazgeçip karşındakine tam bir dikkat vermektir.luk den bærbare, afslut ens dagdrøm og læg fuldstændig mærke til personen.
laptopunuzu kapatmak ve hayal kurmaktan vazgeçip karşındakine tam bir dikkat vermektir.לסגור את המחשב הנייד, להפסיק את החלום-בהקיץ,
laptopunuzu kapatmak ve hayal kurmaktan vazgeçip karşındakine tam bir dikkat vermektir.وأن تغلق حاسبك المحمول، وأن تنهي أحلام اليقظة وانتبه بشكل كامل إلى الشخص.
laptopunuzu kapatmak ve hayal kurmaktan vazgeçip karşındakine tam bir dikkat vermektir.相手に最大限の注意を向けること 一緒にいる人が いきなり携帯を使いだし
Laptop'ýmýn içinde önceki iţimden kalma gizli kaynaklarým duruyordu.J'avais des documents confidentiels issus de mon travail précédent sur mon portable.
Laptop'ýmýn içinde önceki iţimden kalma gizli kaynaklarým duruyordu.كانت لديّ مواد سرية من مصادر من عملي السابق، على لابتوبي
Laptop'ýmýn içinde önceki iţimden kalma gizli kaynaklarým duruyordu.そしてとりわけ、私の優先事項は─ 情報源を守ることにある。
Laptop'ýný harici bir disk ile birlikte makale indirmeye býraktý.Il a juste laissé son PC là, à télécharger ces articles sur un disque dur externe.
Laptop'ýný harici bir disk ile birlikte makale indirmeye býraktý.lasciandolo lì con un disco esterno su cui scaricare quegli articoli.
Laptop'ýný harici bir disk ile birlikte makale indirmeye býraktý.Nechal to tam i s externím diskem, aby se to všechno stahovalo.
Laptop'ýný harici bir disk ile birlikte makale indirmeye býraktý.وتركه هناك، يقوم بتحميل المقالات إلى جهازه، تاركاً معه قرصه الصلب الخارجي
Laptop'ýný harici bir disk ile birlikte makale indirmeye býraktý.スワーツの知らぬところで、 当局により彼のラップトップとハードディスクが発見された。
Neredeyse her Laplace dönüşümü sorusu, kısmi integral sorusuna dönüşüyor. -Prawie każda transformata Laplace'a sprowadza się do całkowania przez części.
Neredeyse her Laplace dönüşümü sorusu, kısmi integral sorusuna dönüşüyor. -Que, como aprendimos hace mucho tiempo, integración por partes es sólo
Neredeyse her Laplace dönüşümü sorusu, kısmi integral sorusuna dönüşüyor. -הופכת לבעיה של אינטגרל בחלקים.
Neredeyse her Laplace dönüşümü sorusu, kısmi integral sorusuna dönüşüyor. -تحويل لابلاس تقريبا كل مشكلة يتحول إلى التكامل بالأجزاء المشكلة.
Neredeyse her Laplace dönüşümü sorusu, kısmi integral sorusuna dönüşüyor. -部分の積分の問題です。 ずっと前に学んだように、部分積分は
Neyse, bir sonraki videoda görüşürüz. Laplace dönüşümü tablosunu oluşturmaya devam edeceğiz.בכל מקרה נתראה בסרטון הבא
Neyse, bir sonraki videoda görüşürüz. Laplace dönüşümü tablosunu oluşturmaya devam edeceğiz.على أي حال سوف أراكم في مقطع الفيديو التالي وسوف نبقى
Neyse, bir sonraki videoda görüşürüz. Laplace dönüşümü tablosunu oluşturmaya devam edeceğiz.ラプラス変換の表を作成しようとしています。
Neyse, şimdi Laplace dönüşümü tablomuza önemli bir ekleme yapabiliriz. -Mas era "a" sobre "s" ao quadrado. Então isto é um "a". Isto é um "a".
Neyse, şimdi Laplace dönüşümü tablomuza önemli bir ekleme yapabiliriz. -W każdym razie, teraz jesteśmy gotowi by dodać ten ważny wpis do naszej tablicy transformat Laplace'a.
Neyse, şimdi Laplace dönüşümü tablomuza önemli bir ekleme yapabiliriz. -בכל מקרה, כעת, אנחנו מוכנים לכניסה משמעותית נוספת לטבלה שלנו של התמרת לפלס. וזה התמרת לפלס--
Neyse, şimdi Laplace dönüşümü tablomuza önemli bir ekleme yapabiliriz. -ولكن على أية حال , نحن الآن جاهزون لإضافة شئ هام جدا لترابيزة تحويل اللابلاس , وهذا
Neyse, şimdi Laplace dönüşümü tablomuza önemli bir ekleme yapabiliriz. -ラプラス変換の表に加えましょう。 ラプラス変換 の
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.저는 300개가 넘는 단편 소설을 그 작은 랩탑으로 썼고, 편찬하는걸 원했죠.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.300篇以上の短編を書き そして本にしたいと思うようになりました 両親は 子供が本を出したがるなんて
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Am scris mai mult de 300 de povestiri pe micul laptop şi am vrut să public.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Escrevi mais de 300 contos no meu pequeno portátil, e queria que fossem publicados.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Escribí más de 300 cuentos cortos en esa pequeña laptop, y quería que me los publicaran.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Ho scritto più di 300 racconti su quel piccolo portatile e volevo farmi pubblicare
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Ich schrieb über 300 Kurzgeschichten auf diesem kleinen Laptop, und ich wollte sie veröffentlichen.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Ik schreef meer dan 300 korte verhalen op die kleine laptop. en ik wilde uitgegeven worden.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Jag skrev över 300 korta historier på den där lilla laptopen, och jag ville bli publicerad.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.J'ai écris plus de 300 nouvelles sur ce petit ordinateur, et je voulais être publiée.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Jeg skrev over 300 noveller på den bærbar, og jeg ville udgive dem.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Kirjoitin yli 300 tarinaa sillä koneella, ja halusin julkaista ne kirjana.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Körülbelül 300 novellát írtam azon a kis laptopon, és azt akartam, hogy kiadják őket.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Napisałam ponad 300 opowiadań na tym małym laptopie i chciałam, żeby je opublikowano.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Napisala sem preko 300 kratkih zgodbic na tistem majhnem prenosniku in želela sem, da mi jih objavijo.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Napísala som cez 300 krátkych príbehov na tom malom počítači, a chcela som to uverejniť.
O küçük laptop'da 300 kısa hikaye yazdım, ve yayımlatmak istedim.Napsala jsem přes 300 krátkých příběhů na tom malém laptopu. a chtěla jsem je vydat.