Ana içeriğe geç
Sözlük

lanetler ile cümle

lanetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Οστις κρατει σιτον, θελει εισθαι λαοκαταρατος ευλογια δε θελει εισθαι επι την κεφαλην του πωλουντος.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Който задържа жито ще бъде прокълнат от народа, А който продава, благословение ще почива на главата му.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Кто удерживает у себя хлеб, того клянет народ; а на голове продающего – благословение.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.מנע בר יקבהו לאום וברכה לראש משביר׃
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.محتكر الحنطة يلعنه الشعب والبركة على راس البائع.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.屯 糧 不 賣 的 、 民 必 咒 詛 他 . 情 願 出 賣 的 、 人 必 為 他 祝 福
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.屯糧不賣 的 、 民必 咒詛 他 . 情願 出賣 的 、 人 必 為 他 祝福
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.I rozhněvala se prchlivost Hospodinova na tu zemi, tak že uvedl na ni všecko zlořečení zapsané v knize této.
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.이러므로 여호와께서 이 땅을 향하여 진노하사 이 책에 기록된 모든 저주대로 재앙을 내리시고
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.Preto sa zapálil hnev Hospodinov na tú zem, aby uviedol na ňu všetku tú kliatbu, napísanú v tejto knihe,
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.за то возгорелся гнев Господа на землю сию, и навел Он на нее все проклятия завета , написанные в сей книге;
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.ויחר אף יהוה בארץ ההוא להביא עליה את כל הקללה הכתובה בספר הזה׃
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.فاشتعل غضب الرب على تلك الارض حتى جلب عليها كل اللعنات المكتوبة في هذا السفر.
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.所 以 耶 和 華 的 怒 氣 向 這 地 發 作 、 將 這 書 上 所 寫 的 一 切 咒 詛 、 都 降 在 這 地 上
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.所以 耶和華 的 怒氣 向 這地 發作 、 將這書 上 所 寫 的 一切 咒詛 、 都 降 在 這地上
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Also soll der Priester diese Flüche auf einen Zettel schreiben und mit dem bittern Wasser abwaschen
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Dan zal de priester deze vervloekingen in een boek schrijven en ze afwassen in het bittere water.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Derefter skal presten skrive op disse forbannelser på et blad og vaske dem ut i bitterhetens vann,
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Derpå skal Præsten skrive disse Forbandelser op på et Blad og vaske dem ud i den bitre Vandes Vand
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Então o sacerdote escreverá estas maldições num livro, e na água de amargura as apagará;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.És írja fel a pap ez átkokat levélre, azután törölje le a keserû vízzel.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Ja pappi kirjoittakoon nämä kiroukset ja huuhtokoon kirjoituksen kiroveteen.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Kế đó , thầy tế_lễ phải viết các lời trù_ẻo nầy trong một cuốn sách , rồi lấy nước đắng bôi đi .
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Kế đó, thầy tế lễ phải viết các lời trù ẻo nầy trong một cuốn sách, rồi lấy nước đắng bôi đi.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.제사장이 저주의 말을 두루마리에 써서 그 글자를 그 쓴 물에 빨아 넣고
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Lalu imam harus menulis kutuk itu pada kertas gulungan dan menghapusnya dengan air pahit itu
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Le sacrificateur écrira ces imprécations dans un livre, puis les effacera avec les eaux amères.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak."Luego el sacerdote escribirá estas maldiciones en un rollo, y las borrará en el agua amarga
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Napíše pak všecko zlořečenství toto do knihy, a smyje je tou vodou hořkou.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Nato napiši duhovnik te kletve na list in jih speri v tisto grenko vodo,
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Poi il sacerdote scriverà queste imprecazioni su un rotolo e le cancellerà con l'acqua amara
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Potom zapíše kňaz tieto kliatby do knihy a smyje do horkej vody
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Preotul să scrie blestemurile acestea într'o carte, apoi să le şteargă cu apele cele amare.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Sedan skall prästen skriva upp dessa förbannelser på ett blad och därefter avtvå dem i olycksvattnet
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Tedy napisze te przeklęstwa kapłan na księgach, a omyje je oną wodą gorzką;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Επειτα θελει γραψει ο ιερευς τας καταρας ταυτας εν βιβλιω και θελει εξαλειψει αυτας δια του υδατος του πικρου
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.И напишет священник заклинания сии на свитке, и смоет их в горькую воду;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.После свещеникът да напише тия клетви на книга и да ги заличи с горчивата вода;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.וכתב את האלת האלה הכהן בספר ומחה אל מי המרים׃
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.ويكتب الكاهن هذه اللعنات في الكتاب ثم يمحوها في الماء المرّ
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.祭 司 要 寫 這 咒 詛 的 話 、 將 所 寫 的 字 抹 在 苦 水 裡
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.祭司 要 寫這 咒詛 的話 、 將所寫 的 字抹 在 苦水裡
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.A ki azt mondja az istentelennek: igaz vagy, ezt megátkozzák a népek, megútálják a nemzetek.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Al que dice al impío: "Eres justo", los pueblos lo maldecirán; las naciones lo detestarán
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Aquele que disser ao ímpio: Justo és; os povos o amaldiçoarão, as nações o detestarão;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Celui qui dit au méchant: Tu es juste! Les peuples le maudissent, les nations le maudissent.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Den som sier til den skyldige: Du er uskyldig, ham vil folkeslagene forbanne, ham vil folkene ønske ondt over;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Jika orang bersalah dinyatakannya tidak bersalah, maka hakim itu akan dikutuk dan diumpat oleh semua orang
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Joka sanoo syylliselle: "Sinä olet syytön", sitä kansat kiroavat, kansakunnat sadattelevat.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Kdor pravi krivičniku: Pravičen si, klela ga bodo ljudstva, mrzeli narodi;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Kẻ nào nói với kẻ ác rằng : Ngươi là công_bình , Sẽ bị dân_tộc rủa_sả , và các nước lấy_làm gớm_ghiếc mình ;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Kẻ nào nói với kẻ ác rằng: Ngươi là công bình, Sẽ bị dân tộc rủa sả, và các nước lấy làm gớm ghiếc mình;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.무릇 악인더러 옳다 하는 자는 백성에게 저주를 받을 것이요 국민에게 미움을 받으려니와
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Kto hovorí bezbožnému: Si spravedlivý, toho budú preklínať ľudia, zúrivo sa budú na neho hnevať národy.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Mod den, som kender en skyldig fri, er Folkeslags Banden, Folkefærds Vrede;
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Pe cine zice celui rău: ,,Tu eşti bun!`` îl blastămă popoarele, şi -l urăsc neamurile.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Se uno dice all'empio: «Tu sei innocente», i popoli lo malediranno, le genti lo esecreranno
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Tego, który mówi niepobożnemu; Jesteś sprawiedliwy, będą ludzie przeklinać, a narody się nim brzydzić będą.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Toho, kdož říká bezbožnému: Spravedlivý jsi, klnouti budou lidé, a v ošklivost jej vezmou národové.
Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar.Wer zum Gottlosen spricht: "Du bist fromm", dem fluchen die Leute, und das Volk haßt ihn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod