-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(I owszem nie dałem zgrzeszyć ustom moim, abym miał żądać przeklęstwa duszy jego.)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-실상은 내가 그의 죽기를 구하는 말로 저주하여 내 입으로 범죄케 아니하였느니라
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-maar het is een feit dat ik nooit heb gezondigd door iemand te vervloeken)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(mas eu não deixei pecar a minha boca, pedindo com imprecação a sua morte);
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Moi qui n`ai pas permis à ma langue de pécher, De demander sa mort avec imprécation;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nedopustilť jsem zajisté hřešiti ani ústům svým, abych zlořečení žádal duši jeho.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nei, jeg tillot ikke min munn å synde ved å forbanne ham og ønske ham døden.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nej, jag tillstadde ej min mun att synda så, ej att med förbannelse begära hans liv.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-nej, jeg tillod ikke min Gane at synde, så jeg bandende kræved hans Sjæl.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Trái lại tôi không cho phép miệng tôi phạm tội, Mà lấy sự rủa sả trù ẻo, nguyện hại mạng sống nó;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Trái_lại tôi không cho_phép miệng tôi phạm_tội , Mà lấy sự rủa_sả trù_ẻo , nguyện hại mạng sống nó ;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(yo no he entregado mi boca al pecado pidiendo su vida con imprecación)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-διοτι ουδε αφηκα το στομα μου να αμαρτηση, ευχομενος καταραν εις την ψυχην αυτου
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(Даже не съм допуснал на устата си да съгрешат Та да иксам живота му с проклетия); -
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Не позволял я устам моим грешить проклятием души его.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-ולא נתתי לחטא חכי לשאל באלה נפשו׃
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-بل لم ادع حنكي يخطئ في طلب نفسه بلعنة.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-( 我 沒 有 容 口 犯 罪 、 咒 詛 他 的 生 命
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-( 我 沒有 容口 犯罪 、 咒詛 他 的 生命
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Au fost învăţaţi că interesul pentru sine era o mare furioasă care era o cale sigură către damnarea eternă.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Azt tanították nekik, hogy a haszonlesés egy dühöngő tenger ami biztos út az örök kárhozat felé.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Byli učení, že sebezájem je zuřící moře, které je jistou cestou k věčnému zatracení.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ensinavam-lhes que o interesse próprio era um mar revolto, um caminho certo para a condenação eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Họ được dạy là vụ tư lợi là biển dữ có thể dẫn đến địa ngục mãi mãi.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ihnen wurde gelehrt, dass Egoismus ein reißender Strom sei, der in die ewige Verdammnis führt.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.사리사욕은 챙기는 것은 영원한 지옥살이로 가는 가장 확실한 길이라고 교육받습니다.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Les enseñaban que el interés propio era un mar tormentoso que era un camino seguro a la condena eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Uczono ich, że własna korzyść jest rozszalałym morzem, które jest pewną drogą do wiecznego potępienia.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ze leerden dat eigenbelang als een woeste zee was en het pad naar de eeuwige verdoemenis.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Διδάσκονταν πως η ιδιοτέλεια ήταν μια μαινόμενη θάλασσα που σίγουρα θα τους οδηγούσε σε αιώνια κατάρα.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Их учили, что эгоизм — бушующее море, путь, непременно ведущий к осуждению на вечные муки.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.הם למדו שטובת העצמי היא ים זועף שמוביל לגיהינום.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.عٌلموا ان العائد الشخصي كبحر هائج الذي كان طريق مؤكد للهلاك الابدي
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.永遠の破滅への道だと教えられていました こんなことだと 信者には大問題でしょう?
(Kıpırdama, şişko!) Lanet olsun!Ani hnout tlouštíku!
(Kıpırdama, şişko!) Lanet olsun!Bouge pas, gros tas !
(Kıpırdama, şişko!) Lanet olsun!Μη κουνηθείς χοντρέ.
(Kıpırdama, şişko!) Lanet olsun!Не двигаться, жирдяй!
Kırılmış ve lanetlenmiş bir insan başlamıştı o yolculuğa.부서지고 무언가에 홀린 사람이 그 여정을 시작했으나
Kırılmış ve lanetlenmiş bir insan başlamıştı o yolculuğa.אדם שבור ורדוף-רוחות החל את המסע הזה,
Kırılmış ve lanetlenmiş bir insan başlamıştı o yolculuğa.شخص مكسور ومجروح قد بدأ تلك الرحلة،
Kırılmış ve lanetlenmiş bir insan başlamıştı o yolculuğa.その試練を生き残り
Kırın şu lanet kapıyı!Derrubem essa maldita porta!
Kırın şu lanet kapıyı!Разбий проклетата врата!
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Älä kieli palvelijasta hänen herrallensa; muutoin hän sinut kiroaa, ja sinä saat siitä kärsiä.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Bagtal ikke en Træl for hans Herre, at han ikke forbander dig, så du må bøde.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Baktal ikke en tjener for hans herre, forat han ikke skal banne dig, og du dra skyld over dig!
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Chớ phao vu kẻ tôi tớ cho chủ nó, E nó rủa sả ngươi, và ngươi mắc tội chăng.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Chớ phao vu kẻ tôi_tớ cho chủ nó , E nó rủa_sả ngươi , và ngươi mắc tội chăng .
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Förtala icke en tjänare inför hans herre; han kunde eljest förbanna dig, så att du stode där med skam.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Jangan memfitnah seorang hamba pada tuannya, nanti engkau disumpahi dan dianggap bersalah
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Klaag een knecht niet aan bij zijn meester, anders vervloekt hij u misschien en beschouwt God u als schuldig.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.너는 종을 그 상전에게 훼방하지 말라 그가 너를 저주하겠고 너는 죄책을 당할까 두려우니라
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Não calunies o servo diante de seu senhor, para que ele não te amaldiçoe e fiques tu culpado.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Ne črni hlapca pred gospodom njegovim, da te ne bo klel in ne boš trpel za krivdo svojo.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Neosoč sluhu pred jeho pánom, aby ti nezlorečil, a ty by si sa prehrešil!
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Ne rágalmazd a szolgát az õ uránál, hogy meg ne átkozzon téged, és bûnhõdnöd ne kelljen.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Nesoč na služebníka před pánem jeho, aťby nezlořečil, a ty abys nehřešil.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Nie podwodź na sługę przed Panem jego, być snać nie złorzeczył, a ty abyś nie zgrzeszył.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.No difames al siervo ante su señor; no sea que te maldiga, y seas hallado culpable