Ana içeriğe geç
Sözlük

lambalar ile cümle

lambalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Ma d'altronde, abbiamo 14 miliardi di lampadine.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Mais d'un autre côté, nous avons 14 milliards de ceci : des ampoules, de la lumière.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Másrészről viszont, 14 milliárd van belőle: elektromos izzók, fény.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Men på den anden side, har vi 14 milliarder af disse: pærer, lys.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Na druhou stranu máme 14 miliard těchto: žárovky, světlo.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Nhưng mặt khác, chúng ta có 14 tỉ những cái này: bóng đèn, ánh sáng.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Pero por otro lado, tenemos 14.000 millones de focos incandescentes, de luces.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Po drugi strani imamo 14 miljard teh: žarnic, sijalk.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Tapi di sisi lain, kita memiliki 14 miliar ini: bohlam lampu, cahaya.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Αλλά στον αντίποδα, έχουμε 14 δισεκατομμύρια από αυτά: λαμπτήρες, φως.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.З іншого боку, у нас є 14 мільярдів ось таких штуковин -- жарівок, світла.
Fakat diğer taraftan, bunlardan 14 milyar adet var: lambalar, ışık.Но от друга страна, имаме 14 милиарда от тези: електрически крушки, светлина.
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.골웨이, 더블린, 워터포드의 가로등에는 선피쉬 기름이 사용됐었지요.
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.בגאלאוי, דאבלין וווטרפורד היו ניזונים משמן של דג השמש.
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.في "جالواي" ,"دوبلين", و "وترفورد" مرتبطه بزيت سمكة الشمس
Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.サンフィッシュの油で灯されていました サンフィッシュというのはウバザメを示す単語の1つです
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.De fapt, în 1742, iluminatul străzilor din Galway, Dublin și Waterford se făcea cu uleiul din peștele-soare.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.De hecho, el alumbrado público en 1742 de Galway, Dublín y Waterford funcionaba a base de aceite de pez luna.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Die Straßenlaternen im Jahr 1742 in Galway, Dublin und Waterford wurden alle mit Sonnenfischöl betrieben.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Em 1742 os candeeiros de rua de Galway, Dublin e Waterford funcionavam com óleo de peixe-sol.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.En fait, en 1742, l'éclairage des rues de Galway, Dublin et Waterford, était à base d'huile de poisson-soleil.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Infatti, nel 1742, i lampioni di Galway, Dublino e Waterford, funzionavano con l'olio del pesce sole.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Światła uliczne w 1742 roku w Galway, Dublinie i Waterford działały na olej z wątroby rekina słonecznego.
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Το 1742, τα φανάρια στους δρόμους του Γκάλγουεϊ, του Δουβλίνου και του Γουότερφορντ έκαιγαν λάδι "ηλιόψαρου".
Gerçekten de 1742 yılında Galway, Dublin ve Waterford'daki sokak lambaları güneşbalığı yağıyla donatılıyordu.Надо сказать, в 1742 уличные фонари в Голуэе, Дублине и Уотерфорде были заправлены маслом гигантских акул.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Conto gli scalini e i lampioni e tutte quelle cose con cui spesso le persone ipovedenti si incontrano.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Jag räknar stegen och lyktstolparna och alla sådana saker som synskadade har en tendens att träffa.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.발자국 수, 가로등 그리고 시각장애인들이 많이 마주하는 것들을 계산하면서요.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Liczę schody i latarnie. Wszystkie te rzeczy, które niedowidzący ludzie mają skłonność napotkać na drodze.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Počítám schody a sloupy lamp a podobné věci, se kterýma se nevidomí tak často nechtěně setkávají.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Tôi đếm số bước và những cột đèn và mọi thứ mà những người thị lực kém thường đụng phải.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Я рахую сходи, ліхтарі і таке інше, з чим незрячі люди мають часті зустрічі.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.Я считаю ступеньки и фонари и все то, с чем слепые имеют тенденцию часто встречаться.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.אני סופרת את הצעדים ואת עמודי התאורה ואת כל הדברים שאנשים עם ראייה מוגבלת נוטים להתקל בהם.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.أعد الخطوات، وأعمدة الإنارة و كل هذه الأشياء و التي يتصادف معها الأشخاص ذوي الضعف البصري كثيرا.
Görme engellilerin sıkça rastladığı, sokak lambaları gibi şeyleri, adımlarımı sayardım.階段や街灯のような障害物を 数えるようにしていて いつも避けていた石がありました
Halojen lambalar demekte bir hata yok.A to není vůbec zavádějící označení pro halogenové lampy.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Das ist kein Fehler, es zu nennen, Halogen-Glühlampen.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Itu tidak ada kesalahan di sana untuk menyebut mereka lampu halogen.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.할로겐 램프라고 부르는 것은 잘못된 것이 아닙니다.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Não está errado chamá-las de lâmpadas de halogênio.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Nie je to žiadna chyba volať ich tak.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.No es por nada que se llaman así.
Halojen lambalar demekte bir hata yok. Öylesine seçilmiş bir kelime değil.To nie jest jakiś przypadek ani błąd, że je tak nazwano.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Δεν είναι καθόλου λάθος να τις λέμε λάμπες αλογόνου.
Halojen lambalar demekte bir hata yok.Назва справедлива.
Halojen lambalar.Halogen-Glühlampen.
Halojen lambalar.Halogen lampu.
Halojen lambalar.Halogenové lampy.
Halojen lambalar.Halogénové svietidlá.
Halojen lambalar.할로겐 램프들
Halojen lambalar."Lámparas halógenas."
Halojen lambalar.Są np. lampy halogenowe.
Halojen lambalar.Λάμπες αλογόνου.
Halojen lambalar.Галогенні лампи.
Hastanelerden lambalar var.Anda pasti setuju dengan saya, kita punya lampu bahkan di rumah sakit.
Hastanelerden lambalar var.Budete se mnou souhlasit, že máme světla v nemocnici.
Hastanelerden lambalar var.Budete so mnou súhlasiť, že v nemocniciach máme svetlá.
Hastanelerden lambalar var.Các bạn sẽ đồng ý với tôi rằng chúng ta có ánh sáng trong bệnh viện.
Hastanelerden lambalar var.Concordarão comigo de que há luzes no hospital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod