Ana içeriğe geç
Sözlük

lamba ile cümle

lamba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetDie Helligkeit der Wange wäre schade, diese Sterne, Wie Tageslicht doth eine Lampe, die Augen in den Himmel
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetJas její tváře by škoda těch hvězd, jako denní světlo Zdali lampy, oči v nebi
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetJas jej tváre by škoda tých hviezd, ako denné svetlo Či lampy, oči v nebi
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetJasność jej policzek to wstyd te gwiazdy, jak światło dzienne doth lampy, oczy w niebie
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetKecerahan pipinya akan membuat malu bintang-bintang, Sebagai siang Adakah lampu, matanya di surga
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennet그녀의 뺨의 밝기는 일광이 램프 비롯되는으로 그 운명을 부끄러워 것이다, 그녀의 눈은 하늘에
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetLa luminosité de sa joue ferait honte ces étoiles, Comme le jour doth une lampe, les yeux au ciel
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetLjusstyrkan på hennes kind skulle hänga ut de stjärnor, som dagsljus doth en lampa, hennes ögon i himlen
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetLuminozitatea de obrazul ei ar fi ruşine aceste stele, ca lumina zilei bărbat, o lampă, ochii ei, în cer
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetLysstyrken af hendes kind ville skam disse stjerner, Som dagslys fortærer en lampe, hendes øjne i himlen
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetO brilho de seu rosto teria vergonha dessas estrelas, como o dia doth uma lâmpada, seus olhos no céu
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetSvetlost lica bi osramotiti zvezde, kot je dnevna svetloba doth svetilka, njene oči v nebesih
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetЯркостта на бузата си срам тези звезди, като бял ден изяжда лампа, очи в небето
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetЯркость щеке бы позором тех звезд, как дневной свет Станет ли лампа, глаза в небо
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetהבהירות של לחיה היה מבייש אותם כוכבים, כמו אור תצמח מנורה; עיניה בגן עדן
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetوسطوع خدها العار تلك النجوم ، وكما وضح النهار أدارك مصباح ؛ عينيها في السماء
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennet鳥が歌うと、それが夜ではなかったと思うだろうように明るく風通しの良い地域のストリームを介してか.--
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Avevo la patente da poco, ero in autostrada e ho visto accendersi gli stop della macchina davanti a me.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Bila sem mladi voznik na avtocesti in pri avtu pred mano sem videla, da so se prižgale zavorne luči.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byla jsem mladá řidička na dálnici a uviděla jsem, jak se brzdová světla auta přede mnou rozsvítila.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byłam jeszcze młodym kierowcą. Jechałam autostradą gdy gość przede mną włączył światła stopu.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Eram o tînără şoferiţă pe autostradă, şi am văzut că maşina din faţa mea frânează,
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Era uma jovem condutora na autoestrada, e vi as luzes do travão do carro da frente acenderem.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Hồi tôi còn là tay lái non trên đại lộ, tôi thấy chiếc xe đằng trước đã bật đèn phanh.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ich war jung. Ich fuhr auf der Autobahn, als das Auto vor mir plötzlich bremste.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ik had net mijn rijbewijs en reed op de snelweg. Ik zag dat de auto voor me remde.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Kezdő sofőrként autópályán vezettem, és láttam, ahogy az előttem lévő autónak kigyullad a féklámpája.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.저는 어린 편에 속하는 운전자였고, 고속도로를 운전하고 있었습니다. 그때, 자동차 한대가 제 앞에 있었고 저는 그차의 후미등이 켜지는 것을 봤죠.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Saya adalah pengemudi muda di jalan tol, dan saya melihat lampu rem mobil di depan saya menyala.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ήμουν νέα οδηγός σε εθνική οδό και στο προπορευόμενο αυτοκίνητο είδα να ανάβουν τα φώτα των φρένων.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Бях млада шофьорка на магистралата и видях, че на колата пред мен ѝ светнаха стоповете.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Я тогда ещё была неопытным водителем и ехала по шоссе, и у машины впереди меня включились тормозные фонари.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.הייתי נהגת צעירה, בכביש המהיר, והרכב שנסע מולי - ראיתי את אורות הבלמים שלו נדלקים.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.كنت سائقة شابة على الطريق السريع رأيت ضوء المكابح على السيارة التي كانت أمامي
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.前の車のブレーキランプが 光ったのが見えたので こんなことを思いました 「減速するのね
-Öyleyse lamba bende kalır.- Allora mi porto via il lume.
-Öyleyse lamba bende kalır.Berte nebo nechte být.
-Öyleyse lamba bende kalır.-Då tar jag det här...
-Öyleyse lamba bende kalır. Hayatın boyunca değerli gördüğün tek şey bu sanki!¡En toda tu vida, es lo único que has visto de valor!
-Öyleyse lamba bende kalır.- Wenn es so ist, nehme ich das hier.
-Öyleyse lamba bende kalır.Weź ją albo zostaw
-Öyleyse lamba bende kalır.Θα κάνουμε τη δουλειά, ή όχι;
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Alors ils sortent et font leurs devoirs à la lumière des lampadaires de la rue.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.그래서 밖으로 나가 가로등 아래에서 숙제를 합니다.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ולקרוא את שיעורי הבית שלהם תחת תאורת הרחוב.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ويقرأون الواجبات المدرسية تحت إضاءة الطرقات .
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.次に効率(efficiency)Eはサービス当たりのエネルギー量です
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBolo to už za súmraku, a lampy boli
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBylo to už za soumraku, a lampy byly
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu그것은, 이미 땅거미 있던 램프였다 마찬가지로 조명되고 우리가 위아래로 진행
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluזה היה כבר ערב, ואת המנורות היו פשוט להיות מואר כמו שאנחנו פסע הלוך ושוב
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluوكان بالفعل الغسق ، وكانت مصابيح فقط يجري أضاءت ونحن الخطى صعودا وهبوطا
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu同じようにライトアップされて我々を上下にペース ブライオニ荘の前で待って
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNameAz ablakok minimalizálása varázslámpás animáció kíséretében történikName
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNameHoạt ảnh việc thu nhỏ cửa sổName
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırName창을 최소화할 때 요술 램프에 빨려들어가는 애니메이션을 보여줍니다Name
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNamePomanjševanje oken je animirano in podobno čarobni svetilkiName
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNameSimular uma lâmpada mágica ao minimizar as janelasName
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNameSimulasikan sebuah lampu ajaib ketika meminimalkan jendelaName
Pencerelerin panele küçültülüşünü sihirli lamba efekti ile canlandırNameSimula una lampada magica nella minimizzazione delle finestreName
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod