Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.예를 들면, 램프, 의자, 자동차나 주택까지도 성장시킨다고 상상해볼 수 있습니다.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Lahko si, na primer, predstavljamo, kako si vzgojimo svetilko, stol, avtomobil ali morda celo hišo.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Moglibyśmy, na przykład, wyobrazić sobie hodowanie lampy, krzesła, samochodu albo nawet domu.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Mohli by sme si napríklad, predstaviť ako vypestujeme lampu, stoličku, auto alebo dokonca aj dom.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Podemos por exemplo imaginar cultivar uma lâmpada, uma cadeira um carro ou até talvez uma casa.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Podríamos, por ejemplo, imaginar el cultivo de una lámpara, una silla, un auto o hasta una casa.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Potremmo, per esempio, pensare di coltivare una lampada, una sedia, una macchina o perfino una casa.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Wir könnten uns zum Beispiel vorstellen, eine Lampe zu züchten, einen Stuhl, ein Auto, oder gar ein Haus.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Zkuste si třeba představit, že si vypěstujeme lampu, židli, auto, nebo třeba dům.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Бихме могли, например, да си представим, да отглеждаме лампа, стол, кола, или може би дори и къща.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Ми можемо наприклад уявити як вирощувати стілець, лампу, машину чи навіть будинок.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.Представьте, что мы можем вырастить лампу, стул, машину, или даже дом.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.אפשר למשל להעלות על הדעת שנגדל מנורה, כיסא, מכונית ואולי אפילו בית.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.نستطيع، مثلا، تخيل زراعة مصباح، كرسي، سيارة أو ربما حتى منزل.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.もしくは家でさえ つくりだすことを思い描けます 皆さんだったら 将来どんなものを
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Are postere cu neon, un bar, şi, bineînţeles, o lampă cu picior, care e foarte importantă.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Ci sono neon, poster di concerti, un bar, e, ovviamente, la lampada a forma di gamba, che è molto importante.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Có tranh hòa nhạc, quầy bar, và dĩ nhiên là đèn rất quan trọng.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Det har koncertafficher i neon, en bar och naturligtvis, benlampan, som är mycket viktig.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Di dalamnya ada neon, poster konser, sebuah bar dan tentunya, lampu kaki, yang tentunya sangat penting.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Het heeft neon concert posters, een bar, en, natuurlijk, de beenlamp, die erg belangrijk is.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Il y a des posters, un bar, et, évidemment, la "lampe à pied" qui est très importante.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Jsou tu neonové plakáty z koncertů, je tu bar, a samozřejmě nechybí nohatá lampa, která je velmi důležitá.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.네온이 달린 콘서트 포스터, 바, 그리고 물론 여자다리 램프도 있죠. 이건 매우 중요한 장식이죠.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Mamy neony, plakaty koncertów, bar, i oczywiście lampę w kształcie nogi; kluczowy element.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Neonfarbene Popkonzertposter, eine Bar, und natürlich die Bein-Lampe, ganz wichtig.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Neon fények, koncert poszterek, egy bár, és természetesen a láblámpa, ami nagyon fontos.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Siellä on neonvärisiä konserttijulisteita, baari, ja tietysti jalkalamppu, joka on hyvin tärkeä.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Sú tu neónové plagáty z koncertov, bar a, ako ináč, nohatá lampa, čo je veľmi dôležité.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Έχει νέον αφίσες από συναυλίες, μπαρ και, φυσικά, το λαμπατέρ-πόδι, που είναι πολύ σημαντικό.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Здесь неоновые вывески, плакаты концертов, бар, ну и конечно, лампа с ножками, что очень важно.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.То има неонови концертни плакати, бар, и, разбира се, лампа със стойка - женски крак, което е много важно.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.Тут неонові вивіски, плакати концертів, бар, ну і звісно, лампа з ніжками, що дуже важливо.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.יש בו פוסטרי נאון, באר, וכמובן, מנורת רגל, שהיא מאוד חשובה.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.فيها ملصقات نيون لحفلات الموسيقى٬ مِشرب٬ وطبعا مصباح الرِجل٬ الذي هو مهم جدا.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.そして勿論レッグランプがあり、 雰囲気を出しています のちに男の空間というのは内側だけに留まらないことに気がつきました
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir.""Naja, es ist sicherlich keine dieser Wunderlampen."
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir.""Nee, het kan toch niet één van die wonderlampen zijn?"
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir."Y él dice: "Oh, no puede ser uno de estos genios de la lámpara."
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir."" Оо, вряд ли это 'лампа Алладина... "
Ondan sonra ısı veren bir lambanın yanına, masaya koydu. Geri geldiğinde metal tekrar düzelmişti.Оставил я на масата до газова лампа и когато се върнал, формата на сплавта била отново права.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Az izzó egy viszonylag egyszerű feladat volt a szempontjukból.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Becul a fost o sarcina usoara din punctul lor de vedere.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Bolam ini sebenarnya tugas yang sederhana, dari pandangan mereka.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Die Glühbirne war, von ihrem Standpunkt aus gesehen, eine ziemlich einfache Aufgabe.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.큰 어려움 없이 전구를 밝힐 수 있었습니다.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.La ampolleta era una tarea bastante simple, desde su punto de vista.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.La lampadina era un compito facile, dal loro punto di vista.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.L'ampoule était une tâche plutôt simple, de leur point de vue.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Vanuit hun standpunt was de lamp een relatief eenvoudige taak.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Việc làm cháy sáng các bóng đèn theo quan niệm của họ đã là một công việc khá đơn giản.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Z obecnego punktu widzenia zasilenie żarówki było banalne.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Η λάμπα αποτελούσε ένα σχετικά απλό έργο για αυτούς.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Впрочем, лампочка была, с их точки зрения, довольно легкой задачей.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.Електрическата крушка била доста проста задача, от тяхна гледна точка.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.הנורה היתה משימה די פשוטה, מנקודת המבט שלהם.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.إضاءة اللمبة كانت تجربة سهلة ، من وجهه نظرهم
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.元々のきっかけは ある教授が
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetA fényerő az arcát lenne szégyen az csillagok, A napfény é egy lámpa, szeme az égben
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetDe helderheid van haar wang zou schande die sterren, als daglicht doet een lamp; haar ogen in de hemel