Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar. O kadar güzel ki, artık güvenli."Jest pięknie, bezpiecznie".
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Sunt culori, becuri pe stradă, trotuar nou, fără gropi, copaci.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Všetko je farebné, máme pouličné lampy, nové chodníky bez jám, stromy.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Έχει χρώματα, φώτα στους δρόμους, καινούργια πεζοδρόμια χωρίς λακκούβες, δέντρα.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Здесь новые цвета, уличные фонари, новые тротуары без выбоин, деревья.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.עמודי תאורה, ריצוף חדש בלי בורות,
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.إضاءة بالشوارع، و رصيف جديد بلا حفر.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.それに植木 きれいになったら 安全なんだよ」
Ateşi kesin! Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Dasters prihaja,...Prekinite ogenj!
Ateşi kesin! Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Наземните сили ще обозначат целите с инфрачервени маркери.
Başlangıçta tek bir lambaydı.4つまで取り付けました
Başlangıçta tek bir lambaydı.Al principio fue sólo un foco.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Cela alimentait une ampoule au début.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Đầu tiên là một bóng đèn.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Era o singură lumină la început.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Es war zuerst nur ein Licht.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Først var der til et lys.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Först var det en glödlampa.
Başlangıçta tek bir lambaydı.처음엔 전등 하나뿐이었지만,
Başlangıçta tek bir lambaydı.Najpierw było jedno światełko.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Na začiatku to bolo jedno svetlo.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Pertamanya hanya sebuah lampu.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Primeiro foi uma lâmpada.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Στην αρχή άναβε μόνο μια λάμπα.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Отначало захранваше една крушка.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Сперва это была одна лампочка.
Başlangıçta tek bir lambaydı.Спершу це була одна лампочка.
Başlangıçta tek bir lambaydı.בהתחלה היה אור אחד.
Başlangıçta tek bir lambaydı.لقد كانت خطاً واحداً في البداية.
Bekçi taşıma lambaları yaktı ve Bayan Medlock kadar alkışladıAz őr meggyújtotta a lámpát a kocsiban, és Mrs.
Bekçi taşıma lambaları yaktı ve Bayan Medlock kadar alkışladı간수가 마차에 램프를 조명하고, 부인 Medlock 매우 기운이 나네요
Bekçi taşıma lambaları yaktı ve Bayan Medlock kadar alkışladıהשומר מואר במנורות בקרון, וגברת Medlock התעודד מאוד
Bekçi taşıma lambaları yaktı ve Bayan Medlock kadar alkışladıأضاءت الحرس المصابيح في النقل ، والسيدة Medlock إبتهجوا جدا
Bekçi taşıma lambaları yaktı ve Bayan Medlock kadar alkışladı彼女のお茶と鶏肉と牛肉をあまり。
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.아마도 냐는 미래에 할로겐 램프들로 비디오를 만들 것입니다.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Może przygotuję kiedyś film o lampach halogenowych.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Možná někdy příště udělám video o halogenových lampách.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Možno v budúcnosti pridám video na halogénové svietidlá.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Mungkin aku akan melakukan video pada lampu halogen di masa depan.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Tal vez algún día haga un video sobre las lámparas halógenas.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Talvez eu faça um vídeo sobre lâmpadas de halogênio no futuro.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Vielleicht werde ich eine Video auf Halogen-Lampen in der Zukunft tun.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Πιθανόν να κάνω ένα βίντεο για τις λάμπες αλογόνου στο μέλλον.
Belki ilerde halojen lambaları hakkında bir video yaparım.Можливо, колись зроблю відео про галогенні лампи.
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.J'espère que le néon dans la chambre est plus sympathique.
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Może światła na oddziale będą bardziej przyjazne.
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Ob die Lampen im Zimmer etwas freundlicher sind?
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Poate luminiþele din pavilion vor fi mai prietenoase.
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Ισως τα φώτα στους θαλάμους να είναι πιο φιλικά.
Ben buradayım. Size söylüyorum, floresan lambalar.Je suis là, mes amis les néons !
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.A lámpák már világít, de a vakok még nem állították, hogy láttam Holmes ahogy feküdt a kanapén.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.나는 홈즈를 볼 수 있도록 램프가 점등했다지만, 블라인드가 그려 없었 그는 소파에 누워.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lamperne var tændt, men blinds var ikke blevet trukket, så jeg kunne se Holmes da han lå på sofaen.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lamporna hade tänts, men blinds hade inte dragits, så att jag kunde se Holmes medan han låg på soffan.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lamput oli sytytetty, mutta blindit ei ollut laadittu, niin että saatoin nähdä Holmes Maatessaan kun sohvalla.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lampy boli osvetlené, ale žalúzie neboli vypracované, takže som mohol vidieť Holmes ako on ležal na gauči.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lampy byly osvětlené, ale žaluzie nebyly vypracovány, takže jsem mohl vidět Holmes jak on ležel na gauči.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Lampy były oświetlone, ale w ciemno nie został sporządzony, tak że nie widzę Holmes jak leżał na kanapie.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Лампи були освітлені, але жалюзі не були намальовані, так що я міг бачити Холмса , Коли він лежав на дивані.
Ben Holmes, öyle ki, Lambalar yanar olmuştu, ama Perdeler olmasaydı o kanepenin üzerinde yatıyordu.Лампите са свети, но щори не са били изготвени, така че можех да видя Холмс като той лежеше върху дивана.