lale ile cümle
lale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
I am Lale Gözal.Soy Lale Gozal.
I am Lale Gözal.Sunt lucian alexandru Gözal.
I am Lale Gözal.Είμαι δίπλα του Resat Μπέη.
I am Lale Gözal.. אני Lale Gözal...
I feel so lucky to have met Lale Hanım.Me siento muy afortunado de haber conocido a Lale Hanım.
I feel so lucky to have met Lale Hanım.Νιώθω τόσο τυχερός, να συναντήσει Lale Hanım.
I feel so lucky to have met Lale Hanım.אני מרגיש כל כך ברת מזל שפגשתי Lale Hanım.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ahogy a nélkülözés hetei hónapokká dagadtak, néhányan tulipánhagymák evésére fanyalodtak.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ako sa z týždňov strádania stávali mesiace, niektorí ľudia sa uchýlili k jedeniu tulipánových cibuliek.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.A medida que las semanas de privación se hicieron meses algunos optaron por comer bulbos de tulipán.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Aus Wochen der Entbehrung wurden Monate, und manche begannen, Tulpenzwiebeln zu essen.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.De weken van ontbering werden maanden. Sommigen namen hun toevlucht tot het eten van tulpenbollen.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Gdy tygodnie nędzy przerodziły się w miesiące, niektórzy ratowali się jedzeniem cebulek tulipanów.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Jak se týdny hladovění natáhly na měsíce, někteří z nouze jedli tulipánové cibule.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Kekurangan ini berlangsung hingga berbulan-bulan, beberapa mencoba memakan kuncup bunga tulip.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Khi việc thiếu lương thực kéo dài hàng tháng liền, một vài người đã phải ăn củ của hoa tulip.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.궁핍한 기간이 수주주에서 몇 달로 이어졌고 어떤 사람들은 튤립 구근을 먹기도 했습니다
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ko so se tedni pomanjkanja razširili na mesece, so nekateri začeli jesti tulipanove cvetove.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Mentre le settimane di privazioni diventavano mesi, alcuni ricorsero a cibarsi di bulbi di tulipani.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Pe mǎsurǎ ce sǎptǎmânile de lipsuri deveneau luni, unii au recurs la a mânca bulbi de lalea.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Quando as semanas de privação se estenderam a meses, alguns, como último recurso, comiam bolbos de túlipa.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Som ugerne med berøvelse blev til måneder, begyndte nogle at spise tulipan løg.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Καθώς οι εβδομάδες στέρησης έγιναν μήνες, κάποιοι κατέληξαν να τρώνε βολβούς τουλίπας.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Докато седмиците на лишения се превърнали в месеци, някои прибягнали до яденето на луковиците на лалета.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Коли тижні нестачі розтягнулися на місяці, деякі почали їсти цибулини тюльпанів.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Недели лишений растягивались на месяцы, некоторые даже начали есть луковицы тюльпанов.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.שבועות של מחסור הפכו לחודשים, היו שמצאו מפלט באכילת בצלי צבעונים.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.امتدت أسابيع من الحرمان لتتحوّل إلى أشهر، لجأت البعض لأكل بصيلات الخُزَامى.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.チューリップの球根を食べるほかありませんでした 5月初旬の頃までには
Lale finalized the deal, sealing it today.Lale finalizado el acuerdo, sellado hoy.
Lale finalized the deal, sealing it today.Lale οριστικοποιηθεί η συμφωνία, τη σφράγιση σήμερα.
Lale finalized the deal, sealing it today.Lale סופית את העסקה, איטום זה היום.
lale-kökleri yerine soğan. '튤립 - 뿌리 대신 양파.
lale-kökleri yerine soğan. 'lalea-rădăcini în loc de ceapă. "
lale-kökleri yerine soğan. 'Tulip-juuret sijaan sipulia. "
lale-kökleri yerine soğan. 'Tulip-korene miesto cibule. "
lale-kökleri yerine soğan. 'Tulip-kořeny místo cibule. "
lale-kökleri yerine soğan. 'Tulpe-Wurzeln anstelle von Zwiebeln. "
lale-kökleri yerine soğan. 'צבעוני, שורשים במקום בצל. "
lale-kökleri yerine soğan. 'الخزامى الشعبية بدلا من البصل ".
lale-kökleri yerine soğan. '七は彼の筆を投げたと、ちょうど始まった"すべての不当なものを、きちんとした - "
Me and Lale Hanım.Lale Hanım και.
Me and Lale Hanım.Yo y Lale Hanım.
Oh, Lale Hanım is here, too. Good morning, afiyet olsun.. הו, Lale Hanım כבר כאן, . בוקר טוב, afiyet olsun.
Oh, Lale Hanım is here, too.Oh, Lale Hanım es, también.
Oh, Lale Hanım is here, too.Ω, Lale Hanım είναι εδώ, πάρα πολύ.
We are very impressed by Lale Hanim's PresentationEstamos muy impresionados por la presentación de Lale Hanim
We are very impressed by Lale Hanim's PresentationSuntem foarte impresionat de prezentarea Lale Hanim
We are very impressed by Lale Hanim's PresentationΈργο μόνος είναι πολύ εντυπωσιακό.
We are very impressed by Lale Hanim's Presentationאנו מתרשמים מאוד על ידי הצגת של Lale האנם
We had a morning walk together. Me and Lale Hanım.. היה לנו בוקר ללכת יחד ואני Lale Hanım.
We were planning to attend a meeting with Lale Hanim today.Am fost de planificare pentru a participa la o întâlnire cu Lale Hanim astăzi.
We were planning to attend a meeting with Lale Hanim today.Estábamos planeando asistir a una reunión con Lale Hanim hoy.
We were planning to attend a meeting with Lale Hanim today.Νόμιζα ότι έχετε ξεχάσει.
We were planning to attend a meeting with Lale Hanim today.אנחנו מתכננים ללכת לפגישה עם Lale האנם היום.