lakin ile cümle
lakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.La ragazza grida aiuto ma non è sentita da nessuno.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi.Saruman non si mostra affatto pentito.
Lakin; altıncı sezonun kötüleri arasında olan Warren, Tara'yı öldürür.Damon, nell'ottava stagione, sotto il controllo di Sybil, lo uccide.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Al contrario, un comportamento che causa solo accidentalmente un danno non è da considerarsi aggressione.
Lakin dizi uzun sürmemiş ekrana veda etmiştir.Questo è il motivo per cui ho messo il cappello arrivederci.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.L'album verrà rivalutato solo successivamente.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.La sua famiglia non è ricca, ma fanno tutto il possibile per lei.
Lâkin Ulmo hepsinden daha çok sevdi denizi.E Totò amava Steno.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Inutili furono i tentativi di salvargli la vita.
Lâkin, renk katalogda göründüğünden farklıydı.Однако, цвет отличался от того, который был на образце в каталоге.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Но из-за потери крови не удалось спасти его жизнь.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Он принёс Ибрахиму камень, стоя на котором, он мог подниматься на любую высоту.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.Он заставляет Вас мыслить способами, которыми Вы никогда не пользовались прежде».
Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz."Отныне вы не увидите меня!»
Lakin uzun zamandır bir şey üretemiyordur.Впрочем, они и давно не производятся.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Но у Мисы есть одна тайна.
Lakin neticede Charles de Gaulle tekrar rahat bir şekilde cumhurbaşkanı seçildi.Шарль де Голль был переизбран президентом.
Lakin bu kitap Türkiye'de yayınlanmamıştır.До этого книга в России не издавалась.
Yeniden yola çıkarlar lakin kısa bir süre sonra araba iyice bozulur.Ребята снова отправляются в путь, но у них ломается машина.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.Без личной свободы для людей не будет мира и счастья .
Lakin Elrom'u öldürenin hangi THKC militanı olduğu belli değildir.До сих пор не ясно, кто убил Ольгу.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.Надя — сирота и живет в приюте.
Lakin bu savaş onun son savaşı oldu, o bu savaşta hayatını kaybetti.Но это был его последний бой, он героически погиб в этого боя.
Lakin dizi düşük reytingler yüzünden yayından kaldırıldı.Из-за его появления сократился выпуск на остальные маршруты.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Это место давно утратило своё истинное предназначение.
Lâkin ekseriya dizide karışık hareket eder.На земле их передвижение, однако, несколько неуклюжее.
Saldırılara daha fazla dayanamayan Beyazsakal hayata gözlerini yumar, lakin yine de düşmez, ayakta ölür.Даже самые продолжительные и кровавые батальные сцены не утомляют, а приковывают взгляд.
Mezopotamya kültürü etkindir lakin Kafkas kültürünün az da olsa etkisi vardır.Также кроуновская культура имела промышленность, пусть и малоразвитую.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.«Либо такой страны уже не существует.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.Полагаем, что вследствие недоразумения.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.Однако подкрепления всё не было, а боеприпасы были на исходе.
Lakin işler yolunda gitmedi.Но всё пошло не так.
"Lakin hem Gölge'yi hem Yüzük'ü reddikten sonra son sınavda yıkılmayalım.Примечательно, что последнее напутствие Полоза Костьке и Пантелею — Не жадничайте.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Очень боится сделать что-то ненормально.
Lakin annemle olan akrabalık derecelerini ve isimlerini hatırlayamıyorum.لكني لا أتذكر أسماءهم وكيفية علاقاتهم الاسرية مع أمي.
Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz."وفي أنفسكم أفلا تبصرون.
Bu fikir binlerce yıl süregelmiştir lakin 17. yüzyılın sonuna doğru yaygın olarak kabul görmüştür.هذا المفهوم كان يتخمر لآلاف السنين ولكنه لم يصبح مقبولا على نطاق واسع إلا بحلول نهاية القرن السابع عشر.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.ثم قال: «الذين لا يؤمنون» وذلك بيان للذنب الذي أوجب العقوبة.
Lakin kendisi doğumdan kısa süre sonra vefat eder.توفيت بعد ولادته بوقت قصير.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.حصل الديمقراطييون الاشتراكييون على الأغلبية المطلقة.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.هي وسيلة سهلة من دون الكثير من الرياضيات.
Köy yolu engebelidir lakin yerleşim alanında bu durum pek fazla söz konusu değildir.الطريق من الأسفلت لكن حالته سيئة في عدة أماكن.
Simon ve Jace iblisi öldürür, lakin Alec çok kötü yaralanır.Simon e Jace matam ele, mas Alec fica gravemente ferido.
Lakin bu iki bölgenin yönetimi üzerine çıkan anlaşmazlıklar Prusya-Avusturya Savaşı'nı başlattı.As subsequentes disputas sobre a administração das duas províncias daria origem à Guerra Austro-Prussiana.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Mas o mundo em que estamos vivendo perdeu esta habilidade, uma habilidade que certamente uma vez teve.
Lakin bu artık pek kabul gören bir yaklaşım değildir.No entanto, ele não é mais o compatível de Judgment.
Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi.Mas Cosby simplesmente não era engraçado.
Yeniden yola çıkarlar lakin kısa bir süre sonra araba iyice bozulur.Conseguiu voltar, mas com o carro praticamente arruinado.
Lakin 6 hafta sonra yine tıbbi sorunlardan dolayı taburcu oldu.Mas, seis meses depois, eles já estavam causando tumultos.
Lâkin finale kalamadı.Não havia final.
Lakin bu sınıflandırma her zaman tutarlı veya sistematik bir yol izlememiştir.Apesar disso, seu poema nunca ficou numa forma completa ou definida.
Lakin aradığı sevgiyi yine bulamaz.Ele não quer sofrer novamente por amor.
Başta önemsemez lakin kendine Bay Smith diyen biri onun fotoğraflarını çekmiştir.Um dos amigos de Smith como a autor mas que permitiu a Smith ficar com o crédito.
Lakin bu süreç çok yavaş işliyordu.Este processo, contudo, era lento.
Başta önemsemez lakin kendine Bay Smith diyen biri onun fotoğraflarını çekmiştir.Na het vertrek van het koppel meldt een man die zichzelf Smith noemt zich aan de balie.
Lakin uzun zamandır bir şey üretemiyordur.Daardoor werd het lange tijd niet bebouwd.
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.Hun nieuwe verenpak is het winterkleed.
Lakin durumda bir gariplik vardır.Er zijn echter toch wat eigenaardigheden.
Lakin bu savaş onun son savaşı oldu, o bu savaşta hayatını kaybetti.De dokters waren verbaasd over zijn gevecht voor zijn leven, maar uiteindelijk verloor hij deze strijd.