lakin ile cümle
lakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, Amerika Birleşik Devletleri'nde büyüdü lâkin onun ana dili Japonca.He was raised in the States, but his mother tongue is Japanese.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Then they release him.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham then received the instructions for the covenant, of which circumcision was to be the sign.
Lâkin şeytanlar kâfir oldular.They are unbelievers.
Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi.But that He may try you by that which He hath given you (He hath made you as ye are).
Lâkin Ulmo hepsinden daha çok sevdi denizi.Pam eventually loved the ocean more.
Simon ve Jace iblisi öldürür, lakin Alec çok kötü yaralanır.Simon and Jace kill it, but Alec is critically wounded.
Lakin bu toplantı sadece ayrılığın körüklenmesidir.However, this discharge is only intermittent.
Lakin bunun çok pahalı olacağı varsayıldı.This was anticipated to be expensive.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.But the world where we are living has lost this skill, a skill they certainly once had.
Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz."And you will not see me wavering on that."
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.This village no longer exists.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.But they provided misleading information.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.She is an orphan and grew up in an orphanage.
Lâkin, işte o zaman Tasarinan'ın söğütlü çayırlarında bir bahar vakti tekrar buluşuruz.Then in the willow-meads of Tasarinan we may meet in the spring.
Lakin dizi düşük reytingler yüzünden yayından kaldırıldı.However, it was banned by nearly all radio stations due to its explicit lyrics.
Lakin Darla vampire dönüşmeden önce hastadır.Darla becomes pregnant, a unique occurrence for a vampire.
Ama ve lakin öyle değildi.In fact, it didn't and wasn't.
Lakin evin hanımı garip bir şekilde ölü bulunur.The man of the house felt strange.
Lakin, surlarının önemli bir kısmı halen ayaktadır.But all the real hardships still lay ahead of him.
Lakin 6 hafta sonra yine tıbbi sorunlardan dolayı taburcu oldu.Unfortunately, he was forced to retire six months later because of health problems.
Lakin uzun zamandır bir şey üretemiyordur.It has long been cultivated.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.They are quite wealthy, but they will not share their wealth with their family members.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Finally, he saw something out of the ordinary.
Lakin Sırabbas'ta şu an yerleşim yoktur.There are no permanent settlements in Kornati.
Ayrıca, Lady Gaga's 'Americano' şarkısı da filmde çalar lakin resmi film müziği albümünde yoktur.Lady Gaga's song "Americano" was also featured in the film.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.Afterwards, the pantograph is raised again.
Çocuk yerli halkça büyütülür;lakin çok da kendilerindenmiş gibi kabullenilemez.Many Korean adoptees grew up not knowing about other children like themselves.
Lakin mahallenin esas adı "Hewrê"dir.In the rest of the episodes, however, his name is Heathcliff.
Tuğtekin, Ertuğrul'un hain olmadığını anlar lakin iş işten geçmiştir.It is then revealed that Ranvir never stole the printing plates, and was conning Thapar.
Lakin H. A. Wilson tarafından 1923'te yapılan bir deneyde bulunmadığı keşfedildi.There seems to be no evidence that W. L. Tower was alive in 1923.
Vahdeti, "Volkan pek küçüktür lâkin faaldir.While that may not be true, Falkland is still pretty small.
Lakin bu metinler doğrudan Yunanca yerine Arapça'dan çevrildi.These texts, however, had been translated from Arabic, rather than directly from the Greek.
Lakin oturup zihni böyle izleyince farklı şablonlar görebilirsiniz.But when you sit down and you watch the mind in this way, you might see many different patterns.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.But when you shake it, you get Pakistan's perspective.
Lakin Lakin insana uşşa denilmez.It can be said for animals but can't be said for mankind.
Lakin Efendi sınıfı var.There is also the Effendi category.
Lakin maneviyata inanç kalmadı. Besmele'ye inanç kalmadı.But there is no faith in the spirituality anymore, no faith in the Bismillah.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.We know these international standards work because we've already got one.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.However, I have to say, the process of communication does not come naturally to me.
Lâkin, aslına bakılırsa mavimsi renkli ülkelerde hiç bir kölelik olayının bulunmadığı ülkelerdir.But in fact that kind of bluey color are the countries where we can't find any cases of slavery.
"Biliyorsunuz ki, biz burada hayatta kalamayabiliriz, lâkin lâkin ölemeyeceğimizde gözüküyor.""You know, we can't survive here, but we can't even seem to die either."
Lakin iki farklı şeyi kastediyorlar.The two words come from the Latin root "pater," which means "father."
Lakin O, şeylerin geçip gidişini gözlemleyen- Onun kendisi geçip gidiyor mu?But That which observes the passing of things - does that Itself pass?
Lakin, A anonim şirketi sadece BB seviyesinde.- -But Corporation A is only rated, I don't know, let's say it's rated BB.
Lakin, bunu yapmaları gerek yokBut they didn't have to do that.
Lakin iyi bir yazar, en temel fikirlerden bile çok zekice romanlar çıkarabilirHowever, a great writer can take the most basic ideas and make a brilliant novel out of it.
Lakin diyelim ki birkaç hafta sonra bütün bundan bıktım.But let's say after several weeks of this, I just get tired.
İyi bilin ki, asıl bozguncular kendileridir, lakin farkında değillerdir.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.But their hearts were hardened, and Satan made things they were doing look attractive to them.
"Evet geldi" derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.They will answer: "Yes;" but the sentence of punishment was justified against the unbelievers.
"Lâkin, o Allah benim Rabbimdir. Ve ben, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."And He is God, my Lord, and I do not associate any one with my Lord.
Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkardır. Lakin insanların çoğu şükretmez.Indeed God bestows His blessings on men; only most men are not grateful.
Lakin Allah bütün insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir.But gracious is God to the people of the world.
Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.But God does whatsoever He please.
Lakin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir.It is not for you to guide them: God guides whom He will.
Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lakin göğüsler içindeki kalpler kör olur.It is not the eyes alone that do not see, oblivious are the hearts within their breasts.
Lakin onlar bütün ayetlerimizi yalanladılar.They rejected each one of Our signs.
Onlar, bize zulmetmediler, lakin kendi nefislerine zulmediyorlardı.No harm was done to Us, they only harmed themselves.