Ana içeriğe geç
Sözlük

lak ile cümle

lak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dizide Scott, basketbol yerine lakros oynar.At college, Rajsich played basketball, rather than racquetball.
LaBelle sıklıkla "Godmother of Soul" (Soul Müziğin Vaftiz Annesi) lakabıyla anılır.LaBelle is commonly identified as the "Godmother of Soul".
1895) 1973 - Veronica Lake, Amerikalı aktris (d.1895) 1973 – Veronica Lake, American actress (b.
Bu ad New York'un devletinin lakabı "İmparatorluk Devleti" referans alınarak koyulmuştur.Plans were submitted to New York's Empire State Development Corporation.
Bu işleme laktik fermentasyon da denir.This process is called fermentation.
Lakabı "Linsanity"dir.The suture is lineai'.
Birleşik Krallık basını ondan bahsederken "İngiliz Schindler" lakabını kullanmaktadır.The British press dubbed him the "British Schindler".
Lakin mahallenin esas adı "Hewrê"dir.In the rest of the episodes, however, his name is Heathcliff.
Lakabını da (The Wall) bu takımda aldı.He also captained the team in this match.
Şehir Interstate 80 yolu boyunca Salt Lake City ve Reno arasındaki en büyük şehirdir.Interstate 80 is the longest Interstate Highway in Iowa.
Tuğtekin, Ertuğrul'un hain olmadığını anlar lakin iş işten geçmiştir.It is then revealed that Ranvir never stole the printing plates, and was conning Thapar.
Soy adı kanunu olmadığından dolayı lakapla anılmaktadır.His nickname is derived from the fact that he is homeless.
Kahramanlıklarından dolayı birçok lakap kazanmıştır: Argetlam, Shade Katili, Ateş Kılıcı.Due to his popularity he even has his own special chapter, Kerberos: The Detective From Hell.
Great Lakes ve Finger Gölleri buzulların derinleştirerek oyduğu eski vadilerdi.The Great Lakes and the Finger Lakes were carved by ice deepening old valleys.
Lakin H. A. Wilson tarafından 1923'te yapılan bir deneyde bulunmadığı keşfedildi.There seems to be no evidence that W. L. Tower was alive in 1923.
Daha sonra Los Angeles Lakers'a takas oldu.Bir sezon da burada geçirdikten kariyerini noktaladı.The Los Angeles Chamber Orchestra performs part of its season there.
Eski kaynaklar, sayıları bir eksik ya da bir fazla verebilirler ancak lakapları aynıdır.Older sources may give a number one higher or lower, but the same epithet.
Red Deer Lakes, bir göl sırası (Alberta, Kanada).Barreyre Lake is a lake in Alberta, Canada.
Bu nedenle kendisine "ebülmeyamin" lakabı verildi.As a result, they sent him home for 'indiscipline'.
Lacus (okunuşu laku:s), bir "göl" veya küçük bir düzlüktür.Due to their tiny size, they would either be eaten or harassed.
The Diamonds (Elmaslar) lakabına sahip olan takım maçlarını Nene Park'ta oynamıştır.Nicknamed "The Diamonds", the club played at Nene Park.
Lake Powell beş aktif marinaya (yat limanı) sahiptir.Essex Court Chambers now occupy five buildings, nos.
Aynı şehirdeki Lake Stevens High School’dan mezun oldu."Lake Stevens Sr High School".
Lakabı Quick Nick.Soooooo quick.
Gazza lakabını da bu dönemlerde kazandı.He cooks goose on this day.
1972'ye kadar Laksevåg ayrı bir şehir idi.Until 1979, it was a separate municipality.
Lakabı "Jesus" dur.The "son" is Jesus.
Lakin bu metinler doğrudan Yunanca yerine Arapça'dan çevrildi.These texts, however, had been translated from Arabic, rather than directly from the Greek.
Whitehorse ve Lake Laberge yöresinde.It serves Sambhar Lake Town.
Benim laktoza alerjim var ve süt içemiyorum.I personally don't drink milk.
Lakin oturup zihni böyle izleyince farklı şablonlar görebilirsiniz.But when you sit down and you watch the mind in this way, you might see many different patterns.
Fermantasyon ve insanlar üzerine gidin laktik asit üretir.Go over to fermentation and in humans it produces lactic acid.
Aslında benim lakabım "Damat".My nickname is Park seobang.
Chuck lakabını uyarladım. Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.And so I, I adopted the nickname, Dr. Chuck.
Bu bir lakh, 100bin rupe, ve siz arabayı bu maliyetle yapacaksınız."It is one lakh, 100,000 rupees, and you are to make it within that."
Lakshmi Pratury:Lakshmi Pratury:
Ama sonra onu bir süre eliyle tuttu, Lakshmi.But then he held it for a little while, Lakshmi.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.But when you shake it, you get Pakistan's perspective.
Lakabım, "Bay N'nin Sadık Hindi bası"ydı.My nickname is Devoted Dandelion to Mr. N. Who's Mr. N?
Lakabım "Çöpçü" olacaktı.I had it all figured out. I was going to be The Garbage Man.
Bugün de çocuklara lakaplar takılıyor.To this day, kids are still being called names.
Görünen o ki, bütün okullar her sene yenilenen lakap cephaneliklerine sahip.Seems like every school has an arsenal of names getting updated every year.
Biz bu işlerle uğraşırken tabi sonradan bize küçük adalarda iş yapan adamlar lakabı verildi.We then were sort of coined as the guys who run only in small islands.
laktoz, nişasta, maya, glüten veya hayvansal ürün yoktur.lactose, starch, yeast, gluten, or animal products.
There's a lake, too.There's a lake, too.
Lakin Lakin insana uşşa denilmez.It can be said for animals but can't be said for mankind.
Lakin Efendi sınıfı var.There is also the Effendi category.
Lakin maneviyata inanç kalmadı. Besmele'ye inanç kalmadı.But there is no faith in the spirituality anymore, no faith in the Bismillah.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.We know these international standards work because we've already got one.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.However, I have to say, the process of communication does not come naturally to me.
Yalnız BP değil BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.BP operated very sloppily and very recklessly because they could.
Salt Lake City ve San Francisco'nun farklı yerler olduğunu öğrendim.I found out that Salt Lake City and San Francisco were different.
Senin lakabın "porsuk" idi.You were nicknamed "badger"
Yıllar önce bana "porsuk" lakabını takmıştınız.Years ago you dubbed me "badger"
Aslında Magnezyum Sütü'nü araştırdım, ki bir laksatiftir (bağırsak hareketlerini hızlandırıcı).And I actually looked up Milk of Magnesia, which is a laxative.
Alkol yerine laktik asit üretilir.They produce lactic acid.
Bu işleme laktik asit fermantasyonu denir. -So we do lactic acid fermentation. Let me write that down. Lactic acid.
Sumitra'nın oğlu Laksman'dı.Sumitra's son was Laxman
Sanırım Şatrugan Laksman'ın erkek kardeşiydi, bu da onuShatrughan I think was Laxman's brother which means he had to be, uh
Laksman Kardeşim, karımın şüpheli namusu, benimkini de gölgeliyor.Brother Laxman, my wife's dubious reputation casts doubt upon my own.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
lak ile cümle - Sayfa 5 - lak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App