Ana içeriğe geç
Sözlük

lak ile cümle

lak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Lakabı "altın sesli adam"dır.Alla fine, è lui "l'uomo dalle scarpe gialle".
Candice, Lake Highland Preparatory School'da okurken ailesiyle beraber Los Angeles'a taşındı.Successivamente, dalla Highland Preparatory School, si trasferisce a Los Angeles.
Ülkesinin takımlarından Real Salt Lake'de oynamaktadır.Toia si forma calcisticamente nel Real Salt Lake.
Daha sonra sırasıyla New York Red Bulls ve Real Salt Lake kulüplerinde oynadı.Ha giocato nella massima serie statunitense con il Real Salt Lake.
Bu isim, takımın lakabı olan The Gunners adından türetilmiştir.È lei che ha suggerito il nome Squadra Fantasma.
Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi.Saruman non si mostra affatto pentito.
Pat Riley takımın başına tam yetki ile geçmesiyle Lakers'i dört kez üst üste NBA Finalleri'ne taşıdı.Riley guidò i Lakers a 4 Finali NBA consecutive.
Lakin; altıncı sezonun kötüleri arasında olan Warren, Tara'yı öldürür.Damon, nell'ottava stagione, sotto il controllo di Sybil, lo uccide.
Lakabı "The Dynasty" dir.Voce principale: Dynasty.
Arkadaşları ona Spielbug lakabını takmışlardı.I suoi ballerini indossavano abiti ispirati al sadomaso.
Şili medyası festivalin seyircisine El Monstruo (Canavar) lakabını verdi.Don allora lo porta al cinema a vedere "Il pianeta delle scimmie".
Kulübün lakabı Çotanaklar'dır.Il capo dei duri del saloon si impietrisce.
Lake of Tears, İsveçli progressive/gothic/doom metal topluluğudur.I Lake of Tears sono una band svedese, generalmente considerata una band gothic/doom metal.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Al contrario, un comportamento che causa solo accidentalmente un danno non è da considerarsi aggressione.
Lakin dizi uzun sürmemiş ekrana veda etmiştir.Questo è il motivo per cui ho messo il cappello arrivederci.
Lakabı "Buz Adam"dır.L'uomo dei ghiacci.
Aynı gün yeniden Los Angeles Lakers'ın Sacramento Kings maçı kadrosuna alındı.Lo stesso giorno viene richiamato dai Raptors per la partita contro i Sacramento Kings.
Halk kendisine Mes'ûd-ı Kerîm lakabıyla hitap etmekteydi.Apparteneva alla gens plebea Porcia.
Lakers'tan istifasının ardından, Riley NBC televizyonu için yorumculuk teklifini kabul etti.Riley dopo aver abbandonato la panchina accettò un lavoro in televisione come commentatore per la NBC.
Abbasov Mehdi gösterdiği yiğitliye göre "Mikhaylo" lakabını almıştır.Mehdi Abbasov ha meritato il soprannome di "Mikhaylo" per il coraggio dimostrato.
Lakabı "efsanevi enayi".Insomma, «l'aspetto di un religioso senza fede».
"Küçük Sipahi" lakabı ile de anılır.Viene citato anche in "Fortunato Bastardo".
Lakabı ise "The Nature Boy" yani "Doğal Oğlan"dır.L’arte (la poesia) è l’uomo Natura Naturans”.
Minneapolis Lakers takımının oyuncusu George Mikan maçın MVP ödülünün sahibi oldu.George Mikan, dei Minneapolis Lakers, fu nominato MVP della partita.
Oyunlar 2002 yılında Salt Lake City'de (ABD) yapılmıştır.Si giocava annualmente a Salt Lake City negli Stati Uniti.
Fenerbahçe taraftarı yüksek tekniği nedeniyle ona “Puşkaş Ergun” lakabını taktı.Si deve a lui lo studio del poliedro detto icosaedro rombico.
En etkin ve tek tedavi şekli dietten laktoz içeren ürünleri çıkarmaktır.La versione più rustica e povera prevede l'uso della cipolla.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.L'album verrà rivalutato solo successivamente.
Mezarı, Minnesota'daki Lakewood anıtındadır.È sepolto al Lakewood Cemetery di Minneapolis.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.La sua famiglia non è ricca, ma fanno tutto il possibile per lei.
Sene başında herkes Lakers'ın rekor bir galibiyet-mağlubiyet rakamıyla şampiyon olacağını öngörüyordu.Quell'anno, tutti si aspettavano che la Ferrari vincesse a mani basse.
Bu nedenle lakabı "Merdane" olarak kalmıştır.In questi casi il mazzo si 'ferma'.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Inutili furono i tentativi di salvargli la vita.
Lakapları "Esperanças"'dır.Heroes of Hope ("Eroi della speranza").
Grylls'e "Ayı" lakabını kendisinden büyük kız kardeşi Lara Fawcett vermiştir.Cominciò vendendo lei stessa il suo "Madam Walker's Wonderful Hair Grower" porta a porta.
The Diamonds (Elmaslar) lakabına sahip olan takım maçlarını Nene Park'ta oynamıştır.Giocava le partite casalinghe al Nene Park.
Emerson, Lake & Palmer ya da ELP, İngiliz Progresif rock grubu.Then & Now è un doppio album Live degli Emerson, Lake & Palmer, gruppo di rock progressivo britannico.
25 Haziran 2015'teki NBA Seçmeleri'nde Los Angeles Lakers tarafından 27. sırada seçilmiştir.Il 25 Giugno 2015 viene selezionato come ventisettesima scelta nel draft 2015 dai Los Angeles Lakers.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Но из-за потери крови не удалось спасти его жизнь.
Lakabı "Demir Mike"tır.Прозвище — «Железный Майк».
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Он принёс Ибрахиму камень, стоя на котором, он мог подниматься на любую высоту.
22 Ocak 2006 tarihinde, Los Angeles Lakers oyuncusu Kobe Bryant Toronto Raptors'a karşı 81 sayı attı.22 января 2006 года игрок «Лос-Анджелес Лейкерс» Коби Брайант в игре против «Торонто Рэпторс» набрал 81 очко.
Daha sonra Salt Lake City'ye taşınmıştır ve Utah Üniversitesi'ne 1992 yılında girmiştir.Позже он переехал в Солт-Лейк-Сити в 1992 году для поступления в Университет Юты.
Halk kendisine Mes'ûd-ı Kerîm lakabıyla hitap etmekteydi.К нему стали обращаться люди со своими скорбями бедами.
The Salt Lake Tribune (İngilizce).The Salt Lake Tribune (англ.)русск..
Yeni Sahtu adı Büyük Ayı Gölünün (Great Bear Lake) yerlice karşılığından (Sahtú) gelir.По новому ГОСТу жёсткость выражается в градусах жесткости (°Ж).
Bunlardan biri Lakota (Teton) Siyularında rastlanmıştır.В числе оставшихся на кораблях был и Олав.
Bu dizide Scott, basketbol yerine lakros oynar.В новой версии Скотт играет в лакросс, а не в баскетбол.
John "Dük" lakabını "Marion" ismine tercih etti ve bu ismi hayatının sonuna kadar taşıdı.Он предпочитал кличку «Герцог» «Мэриону» и оно укрепилось за ним на всю жизнь.
Küçükken okulda futbol oynamayı severmiş ve arkadaşları ona "Odacchi" lakabını takmış.Когда он вырос, он полюбил играть в футбол возле школы и получил прозвище «Одатти» у его друзей.
Laktaši'de yaşadı ve orada ilköğretim okuluna gitti.Он жил в Лакташи, где посещал начальную школу.
Lakabı The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) dur.«Волшебник страны Оз»/The Wizard Of Oz, США (реж.
Lakin uzun zamandır bir şey üretemiyordur.Впрочем, они и давно не производятся.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Но у Мисы есть одна тайна.
Real Salt Lake, Salt Lake City merkezli Amerikan futbol kulübüdür.Реал Солт-Лейк — американский футбольный клуб.
Yukarı Lakadamya'da sadece Kıbrıslı Rumlar yaşamaktaydı, 1960 nüfusu 929'du.Остальные навсегда остались на высоте 992.
Bu işleme laktik fermentasyon da denir.Мы обсуждали, как же назвать фермент.
30 Eylül gecesinde Anette Salt Lake City'de yapılan konserde son kez Nighwish solisti olarak sahneye çıktı.На следующий день в Солт-Лейк-Сити Анетт Ользон выступила с Nightwish в последний раз.
O zaman yapım bedeli 10 lakh (1 milyon) Rupi’dir.Стоимость, строительства в те времена, была 10 лах (1 миллион) рупий.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod