Ana içeriğe geç
Sözlük

lak ile cümle

lak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"İtalya'nın Manchester'i" lakabını taşımaktaydı.«Ayer de Andorra a Manresa fue de color italiano».
Lakin dizi uzun sürmemiş ekrana veda etmiştir.Esta intervención supuso su adiós a la gran pantalla.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Sin embargo, Julius Kane tiene un secreto.
Lakap, normalde aileden birinin yahut bir arkadaşın taktığı isimdir.Por lo general, el nombre simplemente llega, de una revista o alguien diciendo algo.
Kariyerindeki 2 şampiyonluğu 1982 ve 1985 yıllarında Los Angeles Lakers ile kazandı.El cenit de su carrera lo alcanzó al vencer dos veces en los Masters de 1985 y 1993.
Marcelo Ríos, Şili tenisçi Marcelo isimli Marcelinho lakaplı Brezilyalı futbolcular.Marcelo Vieira, futbolista brasileño, conocido como Marcelo.
LaBelle sıklıkla "Godmother of Soul" (Soul Müziğin Vaftiz Annesi) lakabıyla anılır.El sufismo se refiere a menudo a ello como la religión del amor.
Bu dönemde Batılı medya mensupları ona "Devrimin Jan Dark'ı" lakabını takmıştır.Durante este periodo, los medios comunicativos la llamaban la "Juana de Arco de la Revolución Naranja".
Lakin yine bir çözüm bulunamamıştır.Todavía no han encontrado respuesta.
21 Ocak 2008 tarihinde, Los Angeles Lakers ile 10 günlük bir kontrat imzaladı.En la 2007-2008, concretamente el 1 de marzo de 2008, firmó un contrato de 10 días con Los Angeles Clippers.
Rezervasyona en son kapatılan Lakota kabilesidir.El molino de Abajo fue el último en permanecer habitado.
Lakabı Yung-ch’en’dir.Ella lo llama "Yō-chan".
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abramo era di carattere estroverso, e con facilità trovava chi l'ascoltasse.
Lakabı "Superman"dir.Tu è Superman...
Bu tarihten itibaren manastır ve kilise Mouchliōtissa (Yunanca "Moğolların") lakabını almıştır.Da quel momento, il convento e la chiesa ottennero la denominazione di Mouchliōtissa ("dei Mongoli" in greco).
Ocak 2018 – yükseklik Lakhta Center ulaşmıştır proje yüksekliği 462 metre.29 gennaio 2018 altezza Lakhta Center ha raggiunto l'altezza di 462 metri.
16 Ekim 2018 tarihinde Lakhta Center MFC JSC tesisin devreye alınması için yetki aldı.Il 16 ottobre, 2018 Lakhta Centro MFC JSC ha ricevuto l'autorizzazione per la messa in servizio dell'impianto.
Riley, 1976-1977 sezonunda NBA'e Lakers'ın yayıncısı olarak döndü.Riley tornò in NBA nella stagione 1976-77 come annunciatore radiofonico dei Lakers.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Ma il mondo in cui viviamo ha perduto quest'abilità, un'abilità che certamente aveva una volta.
Lakuna bazı detayları gizler.Sembra nascondere qualche segreto.
Lakabı Yılan'dır (Snake).The Snake (il serpente).
Lakabı "The Jet"tir.Ala destra, era soprannominato el Jet.
1981 NBA Seçmelerinde Los Angeles Lakers tarafından 179. sırada tercih edildiyse de hiç NBA Ligi'nde oynamadı.Selezionato al Draft NBA 1981 dai Los Angeles Lakers, non giocò tuttavia mai in NBA.
Ailesi ona İspanyolcada “Çinli” anlamına gelen “Chino” lakabını taktı.Il Siciliano è stato adattato come Chino che significa "cinese" in spagnolo.
"Böbrek Mustafa" lakabıyla da tanınmaktadır.Degno di nota è anche il cosiddetto mantello di Murat.
John "Dük" lakabını "Marion" ismine tercih etti ve bu ismi hayatının sonuna kadar taşıdı.Il soprannome Duke gli piaceva più del nome Marion e gli rimase per tutta la vita.
Lakabı Bad Boy'dur.Il bidello è Disastro Kid.
Lake Malawi, 2013 yılında Třinec'te kurulmuş Çek müzik grubu.I Lake Malawi sono un gruppo musicale indie pop ceco fondato nel 2013 a Třinec.
İkisi de sever lakin birleşemezlerse işte o zaman efsane olur" idi.Se le due proteine non sono tra loro associate, non è rilevabile alcun segnale FRET.
1986'nın Ocak ayında Dory ("Hoss" lakabını aldı.) kardeşi Terry ile WWF debut'unu yaptı.Nel gennaio 1986, Dory (con il soprannome "Hoss") debuttò nella WWF in tag team con Terry.
Lakin yine bir çözüm bulunamamıştır.Ma ancora una volta non fu possibile trovare un accordo.
Lakabı Whitey dir.Terzo è Whitfield.
Lakin kızı Leni (Hannelore Hoger), sirkte bu yeni projeyi geliştirmeyi planlamaktadır.Sua figlia Leni ne porta avanti il progetto con l'intenzione di fondare un nuovo circo.
Birleşik Krallık basını ondan bahsederken "İngiliz Schindler" lakabını kullanmaktadır.La stampa inglese lo ha denominato "lo Schindler britannico".
Şehir Interstate 80 yolu boyunca Salt Lake City ve Reno arasındaki en büyük şehirdir.Battle Mountain è lungo l'Interstate 80 più o meno a metà fra Reno e Salt Lake City.
Walter Scott "Göldeki Kadın-The Lady of the Lake, 1810" adlı tarihi romanıyla kendini kabul ettirmiştir.Il soggetto deriva dal poema La donna del lago (The Lady of the Lake) di Walter Scott, pubblicato nel 1810.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Latte artificiale senza o con bassi livelli di lattosio è solitamente necessario.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Minako ha un segreto.
Lakabı "The Answer"dır.S La risposta è "Mucca"?
Los Angeles Lakers takımının oyuncusu Magic Johnson maçın MVP ödülünü kazandı.Magic Johnson, dei Los Angeles Lakers, fu nominato MVP della partita.
Lakabı derbi kralı oldu.Volevo diventare il re dei mondani.
Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır.In quell'epoca ospitò i sovrani Borbone.
Kariyerindeki 2 şampiyonluğu 1982 ve 1985 yıllarında Los Angeles Lakers ile kazandı.Vincitore del campionato NBA nel 1982 e nel 1985 con i Los Angeles Lakers.
Bu sebeple de "Ziyancı" lakabını almıştır.Lei poi mangiava questa "sporcizia" (i peccati).
Pankreatit Laktik asidoz Genellikle iyi tolere edilir.Il vaccino per la febbre gialla è generalmente ben tollerato.
Bu lakabı sevmese de, isim üzerinde kaldı.Sebbene il libro non fosse suo, il nome gli rimase.
Daha sonra bu kez Lakers ile 2000'den 2002'ye kadar üç kez üst üste şampiyon olmuştur.Sarà l'ultima finale per i Lakers prima del 2000.
Tatil yöreleri olan Las Vegas, Reno, Lake Tahoe ve Laughlin yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezleridir.Aree Resort come Las Vegas, Reno, Lake Tahoe e Laughlin attirano visitatori da tutto il paese e oltre.
Bu yara izinden dolayı da lakabı "Scarface (Yaralı Yüz)"dür.Soprannominato Scarface ("faccia sfregiata") a causa di una evidente cicatrice sul volto.
Portekiz’deki lakabı ‘Ciganito’ yani ‘Küçük Çingene’dir.Gypsy in lingua inglese significa "gitano", "zingaro".
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.La ragazza grida aiuto ma non è sentita da nessuno.
Başarısının üzerine "Melek" lakaplı, taklidi birçok güreşçi peydah olmuştur.Di fronte all'angoscioso dilemma sul da farsi, molti sbandano.
"İmparator" lakabı kısa sürede yaygınlaştı.L'Impero si stava rapidamente smembrando.
Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi.Egli infatti lanciò, in aula, durante il processo, una scarpa contro D'Uva.
Los Angeles Lakers takımının oyun kurucu oyuncusu Jerry West maçın MVP ödülünün sahibi oldu.Jerry West, dei Los Angeles Lakers, fu nominato MVP della partita.
Bilindiği kadar yirmi üç ailenin lakaplarından söz edilmektedir.Sono più di 23.000 le famiglie italiane così cognomate.
Bu iki kardesin lakabi Çekiç oglu olarak geçmekte.Entrambi i fratelli erano affermati velisti.
Lakabı “Büyük Efendi, dünyanın ve cennetin efendisi” idi."Del mio signore e padrone, il re di Spagna".
Göl kıyısındaki en büyük şehir ise Lake City'dir.La più grande città sulle sponde del lago è Örebro.
Aveline, Varric'in lakap takmadıgı tek karakterdir.Apple, tuttavia è la licenziataria esclusiva della tecnologia Sorenson.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
lak ile cümle - Sayfa 17 - lak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App