Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue et du thé Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Funghi e riso con foglie di loto sopra, insalata di cavolo e tè omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Pilze und Lotus Blätter auf den Reis,Kohl gesalzt und Omija Tee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ryż z grzybami i liśćmi lotosu, sałatka z kapusty, i herbata omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Svamp coh lotus blad över ris, vitkåls sallad och omija te
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο και τσάι όμιτζα.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ггрибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.مشروم ولوتس فوق الارز..سلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.グリルチキンに緑茶 トッポッキと野菜を
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipAllí compran esos bocadillos a base de algas
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipHọ mua những bữa ăn nhẹ với rong biển được gọi là Veggie Booty với súp lơ,
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelip엄마들은 거기서 케일이 들어있는 '베지 부티'라는 해초를 기본으로 하는 스낵을 구입합니다.
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipKupują tam te przekąski z wodorostów z kapustą włoską, Warzywne Tyłeczki.
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipNakoupí krekry z mořských řas značky Veggie Booty, pro děti, které přijdou domů a řeknou:
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipהן קונות שם את חטיפי האצות האלה בשם "וג'י בוטי" עם קייל,
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipفيشترين هذه المقرمشات المصنوعة من الطحالب التي تدعى "فيجي بوتي" مع نبات الكيل،
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelip「ケール入りべジー・ブーティー」 子供たちは言います
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Dia tahu setiap tunggul kubis di th 'kebun, apalagi th' orang.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Egli conosce ogni ceppo di cavolo in th 'giardini, per non parlare di Th' persone.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Él conoce cada tronco de col en th 'jardines, por no hablar de th' la gente.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ele conhece cada toco de repolho no th 'jardins, muito menos th' pessoas.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."El stie fiecare butuc varză în data de" grădini, să nu mai vorbim-lea "de oameni.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Er kennt jedes Kraut Stumpf in th 'Gärten, geschweige denn th' Menschen.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Han kender hver kål stub i th 'haver, endsige th' mennesker.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Hän tuntee jokaisen kaali kanto th" puutarhoissa, puhumattakaan th "ihmisiä.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Han vet var vitkål stubbe i th trädgårdar, än mindre th" människor.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Hij kent elke kool stomp in th 'tuinen, laat staan dat th' mensen.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Il connaît chaque trognon de chou dans les e 'jardins, sans parler de e' les gens.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."그는 일의 모든 배추 그루터기 사람들의 정원, 일 커녕 '알아.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ông ấy biết mỗi gốc bắp cải trong vườn thứ ', hãy để một mình lần thứ' người.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On pozná každý kapusta peň th 'záhrady, nieto th' ľudí.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On ve vse zelje štor v th" vrtove, kaj šele th "ljudi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On wie, co kikut kapusty w th" ogrodów, nie mówiąc już th "ludzi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."On zná každý zelí pařez th 'zahrady, natož th' lidi.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Tudja, minden káposzta csonkja a th" kertekben, nemhogy én "az embereket.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Ξέρει κάθε κούτσουρο λάχανο σε χιλ." κήπους, πόσο μάλλον Θ 'τους ανθρώπους.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Він знає кожен пень в капусту й 'садів, не кажучи вже про-го" людей.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Он знает каждый пень в капусту й 'садов, не говоря уже о-го" людей.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."Той знае, че всеки зеле пън ти" градини, камо ли да ти "хора.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir."הוא יודע כל גדם כרוב ה 'גנים, שלא לדבר על ה' אנשים.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir.واضاف "انه يعرف كل جذع الملفوف في ال' الحدائق ، ناهيك عن ال 'الناس.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir.彼は前にここで少し田舎娘を見たことがないだ、すべて知った"と彼はfindinに曲がっている"
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Ak si deti dopestujú kel, jedia kel.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Copiii cultivă varză creață, copiii mănâncă varză creață.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Dzieci, które hodują jarmuż, będą go też jadły.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer. (Gülüşmeler)אם ילדים מגדלים כרוב, ילדים אוכלים כרוב.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Ha a gyerekek káposztát ültetnek, akkor káposztát fognak enni.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Jika anak-anak menanam kale, mereka akan memakan kale.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Kinderen die boerenkool verbouwen, eten ook boerenkool.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.스스로 케일을 기르면, 아이들은 케일을 먹습니다.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Nếu bọn trẻ trồng cải xoăn, chúng sẽ ăn cải xoăn.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Om ungar odlar grönkål, så äter ungar grönkål.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Pokud si děti vypěstují kapustu, budou jíst kapustu.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Se as crianças plantarem couves, comem couves.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Se i bambini coltivano i cavoli verdi, i bambini mangiano i cavoli verdi.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Si les gamins font pousser du chou, les gamins mangent du chou.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Si los chicos cultivan col, los chicos comerán col.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Wenn Kinder Kohl züchten, essen Kinder Kohl.