Ana içeriğe geç
Sözlük

laflar ile cümle

laflar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erkekler tam da laflarının üstüne gülüyorlar.The men are smiling on cue.
Mary kız kardeşine köpek gibi kötü laflar söylüyor.Mary is calling her sister names.
Lafları ağzıma tıkama.Don't put words in my mouth.
Laflarına dikkat et, Tom.Watch your mouth, Tom.
Tom'un ettiği laflar kendi ayağına dolandı.Tom's words came back to bite him.
Laflarına dikkat et Tom!Tom, watch your mouth!
Neyse ki bu laflara karnım tok.Fortunately, I'm not buying into it.
Donald Trump ırkçı laflar etti.Donald Trump made racist comments.
Bana net rakamlar lazım, tahmin ve afaki laflar değil.I need exact figures, not hand-waving and guesses.
Tom laflarımı eğip büktü.Tom completely distorted all that I had said.
En bomba laflar bende.I have the best words.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham then received the instructions for the covenant, of which circumcision was to be the sign.
Değersiz laflarım seni incitiyor mu?That hurts?
Ortalıkta bazı laflar dolaşıyor.There's a rumor going around.
Bu ağız dolusu lafları alın ve Google'da aratın.Well, you take that mouthful and you put it into Google.
Laflara bak!Look at that words!
Tanrım, bu laflardan bıktım artık!God, how weary I am of this talk!
Neden böyle soğuk laflar ediyorsun?Why do you speak such chilling words?
Ağdalı laflar etmekte Duk-chun'un üstüne yoktur.Duk-chun is an expert at saying redundant things.
Boş laflarla uyutuyorsun.Dream about bullshit.
Bu tür laflar.Blah, blah, blah and all that stuff.
‹‹Boş laflarla beni nasıl avutursunuz? Yanıtlarınızdan çıkan tek sonuç yalandır.››So how can you comfort me with nonsense, because in your answers there remains only falsehood?"
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.They close up their callous hearts. With their mouth they speak proudly.
Eğer o, (Muhammed), bazı laflar uydurup bize iftira etseydi,Had he attributed falsely any words to Us,
Ve eğer bize isnad ederek bazı laflar etseydi.Had he attributed falsely any words to Us,
Ve şüphe yok ki aklı olmayanımız, Allah hakkında saçma ve boş laflar ediyormuş.Certainly the foolish among us say preposterous things of God.
Ve boş laflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.And plunged into useless things with those who were obstinate,
Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,Had he attributed falsely any words to Us,
(Onlara karşı sen) "Allah" de. Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.Say: "God," and leave them to the sport of engaging in vain discourse.
Habibim, onların lafları seni üzmesin.You should not be grieved by what they say.
Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.Say, “Allah” – then leave them playing in their indecency.
İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı. Allah, o zalimleri iyi bilir.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
Habibim, onların lafları seni üzmesin. Çünkü şan ve şeref bütünüyle Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı.Some of you are avid listeners to them.
Sosyal medya kullanıcıları eleştirilerinde laflarını sakınmadı.Users of social media networks were vocal in their criticism.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham erhält die Verheissung der Nachkommenschaft (mittig und oben) und Sarah lacht hierzu (oben).
Çok ağır laflar eden bir öğretmendir.Er war ein umstrittener Lehrer.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Cependant Abraham les vit assurément, pendant qu'ils descendaient sur Terre sous la forme d'hommes.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abramo era di carattere estroverso, e con facilità trovava chi l'ascoltasse.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Он принёс Ибрахиму камень, стоя на котором, он мог подниматься на любую высоту.
Lafları duymuyorlardı.Вы не слушали.
Konuyla ilgili olarak şu ifadelerde bulundu: "Beni gerçekten üzen filmi sevenlere ağır laflar atanlar.E um cara na frente disse, 'Pergunte quem gostou muito do filme'.
Bu laflar Herman'ın hayal gücüne sanki bir kıvılcım tesiri yapar.Os dois tipos mais comuns são a ilusão da grelha de Hermann e a ilusão da grelha cintilante.
Lafları duymuyorlardı.Niemand luisterde.
2. Böbürlenmelerde çoğul olur: -Biz bu lafları çok duyduk. gibi.Wtedy padły znamienne słowa: „Obie straciłyśmy tak wiele”.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham satte då igång att pruta på siffran, och fick steg för steg ned den till tio rättfärdiga.
Lafları duymuyorlardı.Jag hörde inte röster.
Bade ise yardım etmek isterken Yeliz'e ağzından Cansu ile ilgili laflar kaçarınca ortalık fena karışır.Om något går fel så skyller han alltid på Heloise.
Dizide İngilizce argo ve kaba laflar ile züppe sözcükler kullanılmaktadır.På engelska finns Sexy Voice and Robo.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Když ji Ibrahím zapudil do pouště, dostal po nějakém čase Ismá'íl žízeň.
Lafları duymuyorlardı.Ei nu auzeau nimic.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Mens Abraham stod på denne steinen sank og hevet den seg mirakuløst etter behov.
Lafları duymuyorlardı.Ngu không nghe.
Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlânâ’ya ileri geri laflar etmişlerdir.所謂人們所說的東西,不是相同,就是相異。
Lafları duymuyorlardı.皆不聽。
Çok ağır laflar eden bir öğretmendir.차별이 매우 심한 교사다.
Lafları duymuyorlardı.나는 엿듣지 않았다.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Ibrahim je tada, prema predaji, bacao kamenčiće na vraga kako bi ga otjerao od sebe.
Lafları duymuyorlardı.Nisu glazirane.
Kızı Asteria'ya veda eder ve Tamerlano'ya ağır tenkit edici laflar atıp onu azarlar.Lúči sa s dcérou a Andronico a Asteria ho vynášajú von z miestnosti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod