Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Und es fördert Innovation auf Länderebene in diesen Laboren der Demokratie.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Y fomenta la innovación en el ámbito estatal en estos laboratorios de la democracia.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.К тому же это способствует развитию инноваций в штатах, в этих лабораториях демократии.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.Плюс това създаваме иновации на ниво щати в тези лаборатории за Демокрация.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.וזה מטפח חדשנות ברמת המדינה באותן מעבדות דמוקרטיה.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.وهذا يعزز الإبداع على مستوى الولاية في مختبرات الديمقراطية.
Bu da demokrasi laboratuvarlarında eyalet düzeyinde yenilikçiliği teşvik eder.イノベーションを促進させます 最近の政策を眺めている人たちは こう言うかもしれません
Bu deneylerden biri şuna benzer bir şey. Bu kayıt, laboratuvardaki bir başka Post-Doc olanUma dessas experiências tem este aspeto.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Anda bawa DNA itu kambali ke laboratorium lalu Anda klon DNA itu.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.A túto DNA odnesiete späť do laboratória a naklonujete ju.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.A tuto DNA si odnesete do laboratoře a naklonujete ji.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Depois, leva-se o ADN para o laboratório e faz-se a clonagem.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.그 DNA를 실험실로 가져가 복제 하는 것이죠.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.DNAクローン(複製)を行います ダチョウかなにかのタマゴに
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Du bringst die DNS ins Labor und klonst sie.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Je neemt dat DNA mee terug naar het laboratorium en je kloont het.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Och du tar ditt DNA tillbaka till laboratoriet och du klonar det.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Så tager man DNA'et til laboratoriet og kloner det.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Și duci ADN-ul la laborator și îl colonezi.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Tiếp theo, các bạn đưa DNA đó về phòng thí nghiệm và nhân nó lên.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Uno lleva el ADN al laboratorio y lo clona.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Vi portate il DNA in laboratorio, e lo clonate.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Visszaviszed a DNS-t a laborba, és klónozod.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Vous ramenez votre ADN dans un laboratoire et vous le clonez.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Zabierasz DNA do labolatorium i je klonujesz.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Και παίρνετε το DNA σας πίσω στο εργαστήριο και το κλωνοποιείτε.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.Затем приносишь эту ДНК в лабораторию и клонируешь ее.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.И занасяш това ДНК обратно в лабораторията и го клонираш.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.ואתה לוקח את הדנ"א חזרה למעבדה ואתה משכפל אותו.
Bu DNA'yı laboratuvara götürürsünüz ve klonlarsınız.ومن ثم تأخذ هذا " الدي ان ايه " الى المخبر وتستنسخه
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Dies ist eines der größten Untergrund-Laboratorien der Welt.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Dit is een van de grootste ondergrondse laboratoria in de wereld.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Este es uno de los laboratorios subterráneos más grande del mundo.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Este unul dintre cele mai mari laboratoare subterane din lume.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.É um dos maiores laboratórios subterrâneos do mundo.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Ez a földalatti bánya fele, a világ egyik legnagyobb föld-alatti laboratóriuma.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Inilah salah satu lab bawah tanah terbesar di dunia.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.세계에서 가장 큰 지하 실험실 중 하나입니다.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Một trong những phòng thí nghiệm dưới đất lớn nhất thế giới.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Questo è uno dei più grandi laboratori sotterranei del mondo.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.To jedno z największych podziemnych laboratoriów na świecie.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Vous avez là un des plus grands laboratoires souterrains du monde.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Αυτό είναι ένα από τα μεγαλύτερα υπόγεια εργαστήρια στον κόσμο.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Това е една от най-големите подземни лаборатории в света.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.Это одна из крупнейших подземных лабораторий в мире.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.זוהי אחת המעבדות התת-קרקעיות הגדולות בעולם.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.هذا هو واحد من أكبر المختبرات التحت أرضية في العالم.
Bu dünyadaki en büyük yeraltı laboratuvarlarından biri.第一の目的はダークマターを見つけることです
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Az elektródák mini-pacemakerekhez hasonlóan működnek, és összehúzódásra kényszerítik a sejteket a laborban.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Ces électrodes agissent comme de petits pacemakers pour contracter les cellules en laboratoire.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Dessa elektroder fungerar som små pacemakers för att få cellerna att dra sig samman i labbet.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Deze elektroden fungeren als mini-pacemakers om de cellen te doen samentrekken in het lab.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Diese Elektroden agieren wie kleine Schrittmacher, damit die Zellen im Labor kontrahieren.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Disse elektroder fungerer som mini-pacemakers for at få cellerne til at trække sig sammen i laboratoriet.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Electrozii se comportă asemenea unor stimulatori cardiaci și fac ca celulele să se contracte în laborator.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Elektroda ini berfungsi seperti alat pacu jantung mini agar sel berkontraksi di dalam lab.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Elektrody działają jak małe rozruszniki sprawiając, że komórki się kurczą.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Estes eléctrodos são semelhantes a pequenos pacemakers de modo a que as células contraiam no laboratório.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.Estos electrodos hacen las veces de mini marcapasos para que las células se contraigan en el laboratorio.
Bu elektrotlar minyatür bir kalp pili görevini görerek hücrelerin laboratuvar ortamında kasılmasını sağlıyor.이 전극들은 작은 심장 박동기의 역할을 해서 실험실 내의 세포들을 수축시킵니다.