Ana içeriğe geç
Sözlük

laboratuvar ile cümle

laboratuvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Her ikisi de Edison Laboratuvarlarında işçi idiler.Обидва «актори» — це працівники лабораторії в компанії Едісона.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.Це були перші вакцини, розроблені в лабораторії, які набули широкого використання.
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Працював в хімічній лабораторії.
17 laboratuvar ve bir kütüphaneye ev sahipliği yapar.На судні знаходиться 17 лабораторій та бібліотека.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Taramalı Elektron Mikroskopu Laboratuvarı İstatistiksel İletişim ^Лабораторія електронної мікроскопії.
Çalışmalarını Bell Laboratuvarları'nda yürütmüştür.Обидві концепції були розроблені в Bell Laboratories.
Laboratuvarda bakteriler çoğu zaman katı veya sıvı ortamda büyütülürler.У лабораторних умовах бактерії зазвичай вирощують, використовуючи тверде або рідке середовище.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.У той час Геттінген був одним з провідних центрів теоретичної фізики у світі.
1967’de Bell laboratuvarları Bilgisayar Bilimleri Araştırmaları merkezinde çalışmaya başladı..У 1967 році почав працювати в Науково-дослідному центрі обчислювальних технологій Bell Labs.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Він взяв участь в роботі над «Установчим маніфестом Міжнародного товариства працівників».
Yaklaşım laboratuvar deneylerine ağırlık vermektedir.Лаборанти виконують лабораторні аналізи.
ChemCam ekipmanı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı ve Fransız CESR Laboratuvarı tarafından geliştirildi.Інструмент був розроблений Лос-Аламоською національною лабораторією спільно з французькою лабораторією CSR.
Mars Bilim Laboratuvarı projesinin bütçesi yaklaşık 2.5 milyar dolardır.Попередня місія, the Mars Science Laboratory, коштувала 2,5 мільярда доларів США в цілому.
Babası elektrik mühendisi, annesi ise laboratuvar teknisyenidir.Батько Страховскі — електронний інженер, а мати працює лабораторним техніком.
Laboratuvarda araştırma çalışmaları yapar.Роблять це в лабораторії.
BOS tıbbî laboratuvarda incelenir.СМР досліджують у медичній лабораторії.
Böylece tüm laboratuvar serbest düşüşte olur.Усе програмне забезпечення ноутбука має бути вільним.
Gram boyama, bakteriyoloji laboratuvarındaki en faydalı boyama tekniklerinden biridir.Фарбування за Грамом — одна з найкорисніших фарбувальних процедур у лабораторних дослідженнях в мікробіології.
1913 yılında Groningen Üniversitesi astronomik laboratuvarında, Jacobus Cornelius Kapteyn'in asistanı oldu.У 1913 році він став помічником Якоба Корнеліуса Каптейна в астрономічній лабораторії Університету Гронінгена.
İçeceklerin parametrelerinin sürekli izlenmesi için bir laboratuvar var.Також є лабораторія для постійного спостереження та аналізу характеристик напою.
Özel laboratuvar testleri genelde yoktur.Зазвичай особливої спеціалізації вони не мають.
Ak sokumlu kumkuşu - Cornell Ornitoloji LaboratuvarıІнформація про крижня — Орнітологічна лабораторія Корнела (англ.)
Laboratuvarlar en son araştırma sonuçlarını genel olarak toplumun gereksinimlerine uygulamak istemektedirler.Laboratoře se snaží využít nejnovější výsledky výzkumu pro potřeby společnosti jako celku.
Laboratuvara gittiler.V laboratoři.
Kesin teşhis için laboratuvar muayeneleri gereklidir.Pro přesnou identifikaci je nezbytný laboratorní test.
NaClO4 laboratuvarda çeşitli kullanım alanlarına sahiptir( çoğunlukla reaktif olmayan elektrolit olarak).NaClO4 má řadu různých aplikací v laboratoři, často jako nereaktivní elektrolyt.
Kendisini A.J'in laboratuvarında bulur.Tam se dostal do laboratoře L.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.Vývoj jazyka C začal v Bellových laboratořích AT&T mezi léty 1969 a 1973.
Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir.Lze je rovněž připravit v laboratoři.
Oak Ridge'deki laboratuvarlar, her ikisinin geliştirilmesinin merkezi oldu.Obě metody byly použity v laboratořích v Oak Ridge.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Turniketový test je vhodný, když nelze provést žádný laboratorní test.
Lee, 16 Kasım 2009 tarihinde Cornell Texas A & M Üniversitesi'nde yaptığı laboratuvar taşındı.Na konci září 2009 Lee oznámil, že přestěhuje laboratoř z Cornell University do texaské A&M University.
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Jeho manželka pracovala jako chemická laborantka ve vodárně.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Přístroje Haighovy konstrukce byly používány v řadě laboratoří po celém světě.
1954 yılında Londra'daki Royal Institution'a bağlı Davy-Faraday Laboratuvarı'nda Reader oldu. ^ Kendrew.V roce 1954 se stal profesorem Davy-Faradayových laboratoří při Royal Institution v Londýně.
Kimya laboratuvarlarının kurulması için büyük çaba sarf etti.Zde se zasloužil o vznik chemické laboratoře.
Hastalık teşhisi için herhangi bir laboratuvar testi yoktur.Neexistují žádné laboratorní testy, které by diagnózu potvrdily.
Dolby Digital, Dolby Laboratuvarları tarafından geliştirilen veri ve ses sıkıştırma teknolojilerinin ismidir.Dolby Stereo je označení pro vícekanálový analogový zvukový formát vyvinutý společností Dolby Laboratories.
Örgüt 1964 yılındda Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'na taşındı.1944 – Jaderná havárie v Národní laboratoři Oak Ridge.
1945 yılında Cambridge'deki Cavendish Laboratuvarında çalışan Max Perutz ile yakınlık kurdu.V roce 1945 začal spolupracovat s Dr. Maxem Perutzem v Cavendishově laboratoři v Cambridge.
Araştırma ve Yenilikler Yardım Merkezi yeni Laboratuvar binasında da kurulmuştur.Výzkumné a inovační poradenské centrum bylo zřízeno i v nové budově, která se nazývá zkráceně Lab.
1940 yılında Urbana Üniversite Laboratuvarı Lisesi (Yüksek Okulu)'nden mezun oldu.V roce 1940 vystudoval University Laboratory High School v Urbaně.
Laboratuvar içinde cep telefonu patladı.V sále pro přepravu v laboratořích praskla potrubí.
Laboratuvar hayvanlarının beslendiği yerler.Chov čmeláků v laboratoři.
Öğrenciliğinden sonra Emil Fischer'in laboratuvarında ve Berlin Humboldt Üniversitesi çalıştı.Dále studoval v laboratořích s Emilem Fisherem a pracoval na veterinární fakultě berlínské univerzity.
Birçok laboratuvar işlevini yalnızca bir çip üzerinde entegre eden cihazlar mevcuttur.Neboli zařízení, které integruje několik laboratorních funkcí na jednom čipu.
Kütleçekiminden kızılaya kayma laboratuvarlarda ölçülmekledir ve astronomik gözlemler kullanılmaktadır.Gravitační červený posun byl změřen v laboratoři a pomocí astronomických pozorování.
In-Vivo, Abbott Laboratuvarları'nın tedarikçilerinden biriydi.Tabern, pracující v Abbott Laboratories.
İkinci dünya savaşı sırasında, oradaki laboratuvar Manhattan Projesinin bir parçası olmuştu.Během druhé světové války se podílel na projektu Manhattan v laboratoři v Montrealu.
Laboratuvar hayvanı olarak kullanılırlar.Bývají proto používáni jako laboratorní zvířata.
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Povahu světla se pokoušeli vědci vystihnout dlouhou dobu.
Özel laboratuvar testleri genelde yoktur.Nebyly provedeny dostatečné laboratorní zkoušky.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.Extractorul Soxhlet este un echipament de laborator inventat de către Franz von Soxhlet în anul 1879.
Daha doğrusu ilgili bilgiler genelde laboratuvarda tavşanlar üzerine yapılan çalışmalardan elde edilmiştir.Date pertinente au fost obținute în cea mai mare parte în urma studiilor de laborator efectuate pe iepuri.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.Acestea au fost primele vaccinuri concepute în laborator ce au fost utilizate la scară largă.
Dang hastalığı, mikrobiyoloji ve mikrobiyolojik laboratuvar testleriyle teşhis edilebilir.Febra denga poate fi diagnosticată prin teste de laborator microbiologice.
Kütleçekiminden kızılaya kayma laboratuvarlarda ölçülmekledir ve astronomik gözlemler kullanılmaktadır.Deplasarea gravitațională spre roșu a fost măsurată în laborator și cu ajutorul observațiilor astronomice.
Sol gözünü laboratuvarda gerçekleşen bir patlama sonucu kaybetti.Parintii lui au murit intr-o explozie la laborator.
Yapılan bazı araştırmalar laboratuvar hata oranlarının göreli olarak yüksek bulmuştur.Există cazuri de rezultate eronate de laborator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod