Ana içeriğe geç
Sözlük

laboratuvar ile cümle

laboratuvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Yeni ilaç, Vaxgen'in laboratuvarında test edilecek.The new drug will be tested in Vaxgen's laboratory.
Laboratuvar en güncel ekipmana sahip.The laboratory has the most up-to-date equipment.
Ben, bir gün laboratuvarda çalışmak istiyorum.I wish to work in the laboratory some day.
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?May we use the language lab?
15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim.I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.
O, laboratuvarında deneyler gerçekleştiriyor.He is carrying out experiments in his laboratory.
İlk olarak, laboratuvarlarda yapılan deneylerden bahsedelim.First, let us talk about the experiments conducted in laboratories.
O, laboratuvarda çalışır.He works in the lab.
Laboratuvara girin ve acil durum düğmesine basın.Enter the laboratory and press the emergency button.
O, o laboratuvarda çalışmaktadır.He works in that lab.
Onlar bilim laboratuvarında.They're in the science lab.
Tom tek başına laboratuvarda çalışıyordu.Tom was working alone in the lab.
Bir laboratuvarımız yok.We don't have a lab.
Bu laboratuvar en yeni bilgisayarlarla donatılmıştır.This laboratory is equipped with the latest computers.
Laboratuvarda bir patlama vardı.There was an explosion in the lab.
Laboratuvara gidiyorum.I'm going to the lab.
Laboratuvarda olacağım.I'll be in the lab.
Laboratuvarımda olacağım.I'll be in my lab.
Laboratuvar yeni bir kimyasal deniyor.The laboratory is experimenting with a new chemical.
Laboratuvarda ilaç üretebilir misin?Can you produce medicines from the laboratory?
Laboratuvarın içinde yemek yeme.Don't eat inside the laboratory.
Laboratuvara herhangi bir yiyecek getirmeyin.Don't bring any food inside the laboratory.
Laboratuvara gidin.Go into the lab.
Bu öğleden sonra Tom'la birlikte laboratuvarda üç saat geçirdim.I spent three hours in the lab with Tom this afternoon.
Tom laboratuvar önlüğünü çıkardı ve onu sandalyeye astı.Tom took off his lab coat and hung it over the chair.
Tom eski bir laboratuvar önlüğü giyiyordu.Tom was wearing an old lab coat.
Laboratuvar şimdi yeni bir bilimsel deneyle meşgul.The laboratory is busy now on a new scientific experiment.
Tom beyaz bir laboratuvar önlüğü giyiyordu.Tom was wearing a white lab coat.
Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.Broken test tubes, cracked beakers - the work of careless students in the laboratory.
Laboratuvara geri dönmek zorundayız.We've got to get back to the lab.
Benimle laboratuvarda buluşabilir misin?Can you meet me in the lab?
Laboratuvar boş.The lab is empty.
Senin laboratuvar asistanın değilim.I'm not your lab assistant.
Laboratuvara geri gidin.Go back to the laboratory.
Bu virüs bir laboratuvarda tasarlandı.This virus was engineered in a lab.
Tom zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.Tom broke into a research laboratory.
Tom laboratuvarında kuduz bir köpek besledi.Tom kept a rabid dog at his laboratory.
Tom alarmın laboratuvardan geldiğini söyledi.Tom said that the alarm was coming from the lab.
Bu laboratuvar saygın ilaç şirketine aittir.This laboratory belongs to a respected pharmaceutical company.
Teğmen Dan Anderson örneği test için FBI laboratuvarına gönderdi.Lieutenant Dan Anderson sent the sample to the FBI lab for testing.
Dedektif Dan Anderson suç laboratuvarı sonuçları için endişeyle bekledi.Detective Dan Anderson waited anxiously for the crime lab results.
Laboratuvar önlüğündeki leke gümüş nitrat yüzünden.The stain on the lab coat is due to silver nitrate.
Laboratuvarlar bugün kapalı.The labs are closed today.
Ben laboratuvar asistanı görevi için okula başvurdum.I applied to the school for the lab assistant position.
İlk durak laboratuvar. Öyleyse görüşürüz.First stop, the laboratory. Then we'll see.
Bir hastane laboratuvarında çalışıyorum.I work in a hospital laboratory.
Tom laboratuvarda çalışıyor.Tom works in the laboratory.
Tom bir laboratuvar önlüğü giyiyor.Tom is wearing a lab coat.
Mikrobiyoloji laboratuvarında çalışıyorum.I work at the laboratory of microbiology.
Tom'un neden laboratuvar önlüğü giymediğini merak ediyorum.I wonder why Tom isn't wearing a lab coat.
Tom şu an laboratuvarda.Tom is in the laboratory now.
Tom'a laboratuvarda izin verilmiyor.Tom isn't allowed in the lab.
Tom bunu kendi laboratuvarında inceledi.Tom examined it in his own laboratory.
Robert laboratuvara döndü.Robert returned to the lab.
Elektro-emissive QD-LED TV'ler sadece laboratuvarlarda mevcuttur.Electro-emissive QD-LED TVs exist in laboratories only.
Birçok laboratuvar tedarik şirketi LPA'yı bu kullanım amacıyla satar.Many laboratory supply companies sell LPA for this use.
Hamster - Ayrıca Dr. Bigby laboratuvarında yaşayan bir akıllı bir hamster.Hamster – A clever hamster who also lives in the laboratory of Dr. Bigby.
Ponder'ın tasarımı 6 ana binadan ve 3 daha küçük bilimsel laboratuvardan oluşuyordu.Ponder's design consisted of six main buildings and three smaller scientific labs.
Daha sonra, ilk Çin uzay laboratuvarında iki mürettebatlı görev planlandı.Then, two crewed missions were planned to the first Chinese space laboratory.
Teknik Rapor RL 915, Radyasyon Laboratuvarı, University of Michigan.Technical Report RL 915, Radiation Laboratory, University of Michigan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod