la ile cümle
la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la mağaraya gitmedim.I didn't go into the cave with Tom.
Tom'la gitmedim.I didn't go with Tom.
Onun bir lakabı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had a nickname.
Tom'la akraba olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were related to Tom.
Tom'la haftalardır konuşmadım.I didn't speak to Tom for months.
Bunun hakkında Tom'la konuşmadım.I didn't talk to Tom about this.
Tom'la çok iş yaparım.I do a lot of business with Tom.
Tom'la karşılaştığımı hiç hatırlamıyorum.I don't ever remember meeting Tom.
Şimdi canım Tom'la ilgilenmek istemiyor.I don't feel like dealing with Tom right now.
Onun lazım olacağını sanmıyorum.I don't think that'll be necessary.
Senin hakkında bilmiyorum ama Tom'la aynı fikirdeyim.I don't know about you, but I agree with Tom.
Tom'la konuşmam gerekmiyor.I don't need to talk to Tom.
Tom'la sorunlarımı paylaşmam.I don't share my problems with Tom.
Şu ana kadar Tom'la kucaklaştığımı sanmıyorum.I don't think I've ever hugged Tom.
Şu ana kadar Tom'la karşılaştığımı sanmıyorum.I don't think I've ever met Tom.
Bunun Tom'la konuşmak için iyi bir zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is a good time to talk to Tom.
Bunun Tom'la konuşmak için en iyi zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is the best time to talk to Tom.
Şimdiye kadar Tom'la tanıştığını sanmıyorum.I don't think you've ever met Tom.
Tom'la daha fazla sorun istemiyorum.I don't want any more trouble with Tom.
Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my room with Tom.
Tom'la konuşmazsam daha iyi olabileceğini düşündüm.I figured it might be better if I didn't talk to Tom.
Sonunda Tom'la temas kurabildim.I finally was able to contact Tom.
Yaşlı adam biraz pirinç lapası yedi.The old man ate some rice porridge.
Okula Tom'la giderim.I go to school with Tom.
Tom'la birlikte büyüdüm.I grew up with Tom.
Sanırım Tom'la konuşmadın.I guess you didn't talk to Tom.
Tom'la bir konuşma yaptım.I had a conversation with Tom.
Tom'la uzun bir görüşme yaptım.I had a long talk with Tom.
Tom'la bir buluşmam vardı.I had a meeting with Tom.
Bugün Tom'la öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom today.
Şu ana kadar Tom'la tanıştığına dair bir fikrim yoktu.I had no idea you'd ever met Tom.
Tom'la ilgili bazı sorunlarım vardı.I had some problems dealing with Tom.
Bu öğleden sonra Tom'la görüşmek zorunda kaldım.I had to meet Tom this afternoon.
Tom'la özel olarak konuşabilmek için arkada kalmak zorundaydım.I had to stay behind so I could talk to Tom privately.
Dün gece Tom'la konuşmak zorunda kaldım.I had to talk to Tom last night.
Tom'la tesadüfen anlaşıyorum.I happen to agree with Tom.
O artık Tom'la zaman harcamak istemiyordu.He didn't want to spend any more time with Tom.
O, Tom'la daha fazla zaman harcamak istemiyordu.She didn't want to spend any more time with Tom.
Kılların lavaboyu tıkamasından nefret ediyorum.I hate it when hair clogs the drain.
Bugün Tom'la bir görüşmem var.I have a meeting with Tom today.
Tom'la bir görüşmem var.I have a meeting with Tom.
Aslında onu Tom'la tartıştım.I've actually discussed that with Tom.
Aslında Tom'la henüz görüşmedim.I haven't actually met Tom yet.
Onu Tom'la önceden tartıştım.I've already discussed it with Tom.
Tom'la onun hakkında zaten konuştum.I've already spoken to Tom about it.
Her zaman Tom'la gurur duydum.I've always been proud of Tom.
Tom'la her zaman iyi geçindim.I've always gotten along very well with Tom.
Her zaman Tom'la tanışmak istedim.I've always wanted to meet Tom.
Tom'la bir randevum var.I have an appointment with Tom.
Tom'la toplantını ayarladım.I've arranged your meeting with Tom.
Tom'la ilgili endişeliyim.I've been concerned about Tom.
Tom'la birlikte avlanıyorum.I've been hunting with Tom.
Tom'la sürekli temas halindeyim.I've been in constant contact with Tom.
Tom'la temas halindeyim.I've been in contact with Tom.
Tom'la birlikte alışveriş yapıyorum.I've been shopping with Tom.
Akşamları Tom'la geçiriyorum.I've been spending evenings with Tom.
Her sabahı Tom'la geçiriyorum.I've been spending every morning with Tom.
Tom'la çok fazla zaman geçiriyorum.I've been spending too much time with Tom.
Tom'la Fransızca çalışıyorum.I've been studying French with Tom.
Tom'la temas kuramadım.I've been unable to contact Tom.