la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
3
ORT. KELİME
Tom'la yüz yüze gelmedim.I didn't confront Tom.
Buna layık değilsin.You don't deserve this.
Buna layık değilsiniz.You don't deserve this.
Hiç lafını bile etme!Don't give it another thought.
Tom'la flört etme.Don't go out with Tom.
Tom'la takılma.Don't hang out with Tom.
Tom'la konuşmadın mı?Didn't you talk to Tom?
Tom'la gelmedim.I didn't come with Tom.
Tom'la konuşmadım.I didn't speak with Tom.
Tom'la birlikte yaşamıyorum.I don't live with Tom.
Bana doktor lazım değil.I don't need a doctor.
Bana silah lazım değil.I don't need a gun.
Bana avukat lazım değil.I don't need a lawyer.
Tom'la konuşmuyorum.I don't speak to Tom.
Tom'la görüşmeliyim.I've got to meet Tom.
Onlar Tom'la konuşmayacak.They won't speak to Tom.
Tom'la çıkıyor musun?Are you dating Tom?
Tom'la karşılaştım.I bumped into Tom.
Bu lambaları satıyor musun?Are you selling these lamps?
Tom laftan anlamaz.Tom won't listen to reason.
Bir laboratuvarımız yok.We don't have a lab.
Biz Jackson'ları tanımıyoruz.We don't know the Jacksons.
Bir laf söylemeyeceğiz.We won't say a word.
Uzun lafın kısası, başaramadık.Long story short, we failed.
Hiç lafını bile etme.Don't give it a second thought.
Lafları ağzıma tıkama.Don't put words in my mouth.
Tom'la çıktığını bana söyleme.Don't tell me you dated Tom.
Üzülme. Tom'la konuşacağım.Don't worry. I'll talk to Tom.
Onu Tom'la yapmadım.I didn't do that with Tom.
Tom'la direkt olarak konuşmadım.I didn't speak with Tom directly.
Bu konuda Tom'la aynı fikirdeyim.I agree with Tom on this.
İşten sonra Tom'la bir içki içmeyi kabul ettim.I agreed to have a drink with Tom after work.
Faturayı Tom'la paylaşmayı kabul ettim.I agreed to split the bill with Tom.
Parayı Tom'la paylaşmayı kabul ettim.I agreed to split the money with Tom.
Tom'la zaten konuştum.I already spoke to Tom.
Tom'la tartıştım.I argued with Tom.
Sanırım bunun Tom'la ilgisi yok.I assume this has something to do with Tom.
Sanırım Tom'la tanışmak istiyorsun.I assume you would like to meet Tom.
Sanırım Tom'la birlikte dansa gideceksin.I assume you'll be going to the dance with Tom.
Neredeyse Tom'la hiç konuşmam.I barely ever talk to Tom.
Tom'la tanıştığına inanıyorum.I believe you've met Tom.
Geçen gece tesadüfen Tom'la karşılaştım.I bumped into Tom the other night.
Buraya Tom'la geldim.I came here with Tom.
Tom'la Mary hakkında konuşmaya geldim.I came to talk to Tom about Mary.
Tom'la konuşmaya geldim.I came to talk to Tom.
Tom'la ilgilenebilirim.I can deal with Tom.
Tom'la başa çıkabilirim.I can deal with Tom.
Şimdi Tom'la ilgilenemem.I can't deal with Tom right now.
Şimdi Tom'la konuşamam.I can't talk to Tom now.
Tom'la aynı arabayı paylaşıyoruz.I carpool with Tom.
Kesinlikle Tom'la görülmeyi istemedim.I certainly wouldn't want to be seen with Tom.
Dün öğleden sonra Tom'la temas ettim.I contacted Tom yesterday afternoon.
Tom'la gidebildim.I could go with Tom.
Tom'la evlenebilirdim.I could've married Tom.
Tom'la uğraşamadım.I couldn't fight Tom.
Tom'la akşam yemeği yiyemedim.I couldn't have dinner with Tom.
Dün süpermarkette Tom'la karşılaştım.I bumped into Tom in the supermarket yesterday.
Ödüllendirilmeye layığım.I deserve to be rewarded.
Senden Tom'la konuşmanı istemedim.I didn't ask you to talk to Tom.
Buraya Tom'la tartışmaya gelmedim.I didn't come here to discuss Tom.

İlgili Sayfalar