la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yerinde olsam Tom'la konuşmam.I wouldn't even talk to Tom if I were you.
Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.Tom put on some rubber gloves so he wouldn't leave fingerprints.
Tom'la konuşacağım.I'll talk to Tom.
O mesele hakkında zaten Tom'la görüştüm.I've already seen Tom about that matter.
Tom'la zaten o konu hakkında konuştum.I've already talked to Tom about that matter.
Tom'la bağlantı kurmak için bütün hafta çalışıyorum.I've been trying all week to get in touch with Tom.
Tom'la konuşmak istiyoruz.We want to talk to Tom.
Tom'la sorunları olan tek kişi sen değilsin.You're not the only one who has had problems with Tom.
Tom'la evlenmelisin.You should marry Tom.
Onlar Tom'la ilgilenecek.They'll take care of Tom.
Onunla geçinmek zor olduğu için insanlar Tom'la çalışmayı sevmiyor.People don't like working with Tom because he's hard to get along with.
Sen lanet bir dahisin.You're a fucking genius.
Bir restorana gittiğimizde, Tom'la aynı şeyi ısmarlamam.When we go to a restaurant, I never order the same thing Tom does.
Bu araba bir Lada'dan daha güvenilir.This car is more reliable than a Lada.
Tom'la biraz daha vakit geçirmeye çalışıyorum.I've been trying to spend a little more time with Tom.
Sadece gitmeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I'd just like to talk with Tom before we leave.
Ben sadece biz gitmeden önce Tom'la hızlı bir görüşme yapmak istiyorum.I'd just like to have a quick conversation with Tom before we leave.
Tom'la çalışmak istiyorum.I'd like to work with Tom.
Tom'la gitmek için gönüllü olmak istiyorum.I'd like to volunteer to go with Tom.
Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom.
Tom'la kendim konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom myself.
Tom'la yalnız konuşmak isterim.I'd like to talk to Tom alone.
Tom'la burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here with Tom.
Tom'la birkaç gün geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few days with Tom.
Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom in private.
Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom if I may.
Bir an için Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone for a moment.
Tom'la tekrar konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom again.
Tom'la tokalaşmak istiyorum.I'd like to shake Tom's hand.
Ben bir ara Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom sometime.
Bir gün Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom someday.
Yapabilirsem Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom if I could.
En kısa sürede Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom as soon as possible.
Ben Tom'la yalnız başına biraz zaman geçirmek isterim.I'd like to have some time alone with Tom.
Tom'la iki çift laflamak istiyorum.I'd like to have a word with Tom.
Tom'la gitmek istiyorum.I'd like to go with Tom.
Tanıdığım hiç kimse artık Tom'la konuşmuyor.No one I know talks to Tom anymore.
Artık hiç kimse Tom'la konuşmak istemiyor.No one wants to talk to Tom anymore.
Tom'la konuşmak zorundayım.I've got to speak to Tom.
Tom'la konuşmanın faydası yok.It's no use talking to Tom.
Bir kavgaya karışmadan Tom'la aynı odada olamam.I can't be in the same room as Tom without getting into a fight.
Tom'la evlendiğine inanamıyorum.I can't believe you married Tom.
Sen Tom'la rekabet edemezsin.You can't compete with Tom.
Sen Tom'la doğrudan irtibat kuramazsın.You can't contact Tom directly.
Tom'la iletişim kuramıyorum.I can't contact Tom.
Artık Tom'la ilgilenemem.I can't deal with Tom anymore.
Tom'la şimdi karşı karşıya gelemem.I can't face Tom now.
Tom'la alışverişe gidemezsin, değil mi?You can't go shopping with Tom, can you?
Tom'la gitmezsem oraya gidemem.I can't go there unless I go with Tom.
Tom'la vedalaşıncaya kadar gidemezsin.You can't leave until you've said goodbye to Tom.
Önce Tom'la konuşmadan o kararı veremem.I can't make that decision without talking to Tom first.
Tom'la evlenemem.I can't marry Tom.
Tom'la evlenemezsin.You can't marry Tom.
Tom tiz bir "La" tonunda şarkı söyleyemez.Tom can't sing a high A.
Tom'la konuşamam.I can't speak to Tom.
Yaşamımın geri kalanını Tom'la yaşayarak harcayamam.I can't spend the rest of my life living with Tom.
Tom'la herhangi bir şey hakkında konuşamam.I can't talk to Tom about anything.
Tom'la öyle konuşamazsın.You can't talk to Tom like that.
Şu anda Tom'la konuşamam.I can't talk to Tom right now.

İlgili Sayfalar