la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Land Rover'lar dünyada en az güvenilir arabalardır.Land Rovers are the least reliable cars in the world.
Lambayı kapatmayı unuttu.She forgot to turn off the light.
Bu gemiye yeni bir kaptan lazım.This ship needs a new captain.
Bu akşam Jackson'larda yemek yiyeceğiz.We're going to eat dinner at the Jacksons' tonight.
Tom'la sen nasıl tanıştın?How did you and Tom meet?
Tom'la konuştun mu?Did you talk to Tom?
Tom'la takılmanı istemiyorum.I don't want you hanging out with Tom.
Bir süredir Tom'la konuşmadım.I haven't spoken to Tom in a while.
Tom'la çalışmayı seviyorum.I like working with Tom.
Seninle gerçekten konuşmam lâzım.I really need to talk to you.
Tom'la tanışmak ister misin?Would you like to meet Tom?
Latifeleri severim.I love jokes.
Sana ne lâzım ben çok iyi biliyorum.I know just what you need.
Laurie bir kızdır.Laurie is a girl.
Leigh ve Laurie makyaj yapacak.Leigh and Laurie will do makeup.
Tom'la toplantından önce bir şey yemek ister misin?Do you want something to eat before your meeting with Tom?
Bu akşam Tom'la birlikte yemek yemem gerekiyor.I'm supposed to eat with Tom this evening.
Tom'la yemek yemek zorunda değilsin ama keşke yesen.You don't have to eat with Tom, but I wish you would.
LAPD Los Angeles Polis Departmanıdır.The LAPD is the Los Angeles Police Department.
Laura Brezilyalıdır.Laura is Brazillian.
Tom'la konuşmama izin ver.Let me talk to Tom.
Tom'la konuşayım.Let me talk to Tom.
"Az önce ne yapıyordun?" "Tom'la konuşuyordum.""What were you just doing?" "I was talking to Tom."
Tom'la ilgilen.Take care of Tom.
Tom'la birlikte burada kal.Stay here with Tom.
Seni Tom'la tanıştırayım.Let me introduce you to Tom.
Linux'la ilgili hiçbir şey bilmem.I know nothing about Linux.
Tom; Mary ve John'la takılırdı.Tom used to hang out with Mary and John.
Tom kızının John'la çıktığını önemsiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to mind that his daughter is dating John.
Tom ikinci bir şansa layık değil.Tom doesn't deserve a second chance.
Bana biraz süt lazım.I need some milk.
Gerçekten Tom'la partiye gitmek istiyor musun?Do you really want to go to the party with Tom?
Tom ve Mary şimdi orada John'la birlikteler.Tom and Mary are there with John now.
Zezo benim adım değil. O sadece bir lakap.Zezo is not my name. It's only a nick.
Herhangi biri Tom'la konuştu mu?Has anyone talked to Tom?
Bunun hakkında Tom'la konuşmak için hala biraz çok erken olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's still a little too early to talk to Tom about this?
Bu sabah Tom'la konuşmayı unuttun mu?Did you forget to talk to Tom this morning?
Kim Tom'la konuşuyor?Who's been talking to Tom?
Boston'la ilgili ne biliyorsun?What do you know about Boston?
Tom'la konuşabilir miyim?May I talk to Tom?
Tom'la bir şey yapmadım.I didn't do anything with Tom.
Henüz Tom'la konuşmadım.I haven't talked to Tom yet.
Tom'la olan sorunların hakkında duydum.I heard about your problems with Tom.
Çılgınca geldiğini biliyorum, ama Tom'la Mary'i randevuda gördüm.I know it sounds crazy, but I did see Tom and Mary out on a date.
Ben Tom'la bir şarap açık artırmasında birkaç yıl önce buluştum.I met Tom at a wine auction a few years ago.
Tom'la birkaç yıl önce bir müzayedede tanıştım.I met Tom at an auction a few years ago.
Tom'la konuşabilirim.I might talk to Tom.
Bir şey hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about something.
Ne olduğu hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about what happened.
Ben yapacağını söylediği şey hakkında Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about what he said he would do.
Bugün bir ara gerçekten Tom'la konuşmam gerekiyor.I really need to talk to Tom sometime today.
Seni Tom'la konuşurken gördüm.I saw you talking to Tom.
Bütün akşamı Tom'la konuşarak geçirdim.I spent the whole evening talking to Tom.
Bütün sabahı Tom'la geçirdim.I spent the whole morning with Tom.
Dün gece Tom'la konuştum.I talked to Tom last night.
Tom'la konuştum.I talked to Tom.
Tom'la buluşmak istiyorum.I want to meet Tom.
Tom'la görüşmek istiyorum.I want to see Tom.
Tom'la tanışmanı istiyorum.I want you to meet Tom.
Tom'la bir konsere gittim.I went to a concert with Tom.

İlgili Sayfalar