Bana büyük bir su bardağı getirin lütfen!Please bring me a big glass of water!
Lütfen cümlelerimi düzeltin.Please correct my sentences.
Lütfen cümlelerimi düzelt.Please correct my sentences.
Terk et, lütfen!Leave, please!
Lütfen ipuçları için günlüğü tarayın.Please scan the diary for clues.
O kutudaki tutkal ve makası bana uzat lütfen.Hand me the glue and the scissors in that box, please.
Lütfen ışığı aç da göreyim.Please turn on the light so I can see.
Lütfen bana bir kitap ver.Please give me a book.
Lütfen bana bir kitap verin.Please give me a book.
Lütfen bana bir kitap veriniz.Please give me a book.
Lütfen kitabı bana ver.Please give me the book.
Lütfen kitabı bana verin.Please give me the book.
Lütfen kitabı bana veriniz.Please give me the book.
Daha yavaş git lütfen.Please go slower.
Lütfen ayağa kalkın.Please stand up.
Kalemini bana ödünç ver, lütfen.Lend me your pen, please.
Lütfen yüksek sesle konuş, böylece seni duyabilirim.Please speak loudly, so I can hear you.
Çocuk gibi davranma lütfen.Please don't behave like a child.
Lütfen saçımı kes.Please cut my hair.
Lütfen bana bir battaniye ver.Please give me a blanket.
Lütfen bana bir battaniye verin.Please give me a blanket.
Pencereyi kapa, lütfen.Close the window, please.
Lütfen sıranı bekle.Please wait your turn.
Lütfen bununla benim için ilgilenir misin?Would you please take care of this for me?
Lütfen faturamı alayım.Please let me have my bill.
Lütfen hemen eve gel.Please come home right away.
Lütfen hemen gel.Please come right away.
Lütfen hemen şimdi gel.Please come right now.
Lütfen bu gece beni ara.Please call me tonight.
Lütfen benim için bir koltuk ayır.Please save a seat for me.
Lütfen bana karşı sabırlı olun.Please be patient with me.
Lütfen az önce söylediğini tekrarla.Please repeat what you just said.
Lütfen bana iki fotoğraf makinesinden hangisinin daha iyi olduğunu söyle.Please tell me which of the two cameras is better.
Lütfen bana arabamı nereye park edebileciğimi söyle.Please tell me where I can park my car.
Lütfen şişeyi pencereden dışarı atmayın.Please don't throw the bottle out the window.
Lütfen odadan çıkarken ışıkları söndür.Please turn off the lights when you leave the room.
Lütfen cümlelere ek açıklamalar eklemeyin.Please do not add annotations in sentences.
Lütfen kendini utandırmayı kes.Please stop embarrassing yourself.
Bana sirke ve yağ getirin lütfen.Bring me vinegar and oil, please.
Sinyal sesinde, lütfen mesajınızı kaydedin.At the tone, please record your message.
Lütfen suyu israf etme.Please don't waste water.
Lütfen ihtiyacından daha fazla su kullanma.Please don't use more water than you need.
Lütfen bunu Tom'a bizzat teslim edin.Please deliver this to Tom in person.
Lütfen raporları topla.Please pick up the papers.
Lütfen ışıkları söndür.Please kill the lights.
Lütfen buna bak.Please look at this.
Lütfen o kitabı bana ödünç ver.Please lend me that book.
Lütfen parmak izinizi buraya bastırın.Please put your thumbprint here.
Lütfen iki ana cümlenin arasına virgül koyun.Please put a comma between the two main clauses.
Lütfen müziği biraz kıs.Please turn the music down a bit.
Lütfen trenin sol tarafından çıkın.Please exit on the left side of the train.
Lütfen trenin sağ tarafından çıkın.Please exit on the right side of the train.
Lütfen cep telefonunu kapat.Please turn off your cellphone.
Lütfen biraz daha yüksek sesle konuş.Please, speak a little louder.
Seni doğru dürüst duyamıyorum, lütfen daha yavaş konuş.I can't hear you properly, please speak more slowly.
Lütfen buyurun, afiyet olsun!Please help yourself, enjoy your meal!
Bir şeye ihtiyacın olursa lütfen bana bildir.Please let me know if you need anything.
Lütfen ekipmanıma göz kulak ol.Please keep an eye on my equipment.
Bırak beni lütfen.Let go of me, please.
Londra'ya iki yetişkin ve üç çocuk bileti, lütfen.Two adult tickets and three children's tickets to London, please.