Ana içeriğe geç
Sözlük

lütfen ile cümle

lütfen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen doğum gününün bittiğini söyleme.Please don't say your birthday is over.
Lütfen bir metro haritası alabilir miyim?Please could I have a subway map.
Bana bu haritada gösterirmisiniz, lütfen?Will you show me on this map, please?
Sen onun için nerede oda bulabilirsen kutuyu koy, lütfen.Put the box wherever you can find room for it, please.
Lütfen en geç sekize kadar burada olun.Please be here by eight at the latest.
Lütfen geç geldiğimden dolayı beni affet.Please pardon me for coming late.
Lütfen geç kalışımı bağışlayın.Please excuse my being late.
Geç kaldığım için lütfen beni affedin.Please forgive me for being late.
Lütfen geç geldiğim için beni bağışlayın.Please excuse me for coming late.
Lütfen dikkatle dinleyin.Please listen carefully.
Lütfen siparişimi iptal edin ve parayı iade edin.Please cancel my order and refund the money.
Lütfen beni kahvaltı için uyandırın.Please wake me for breakfast.
Lütfen kasabadayken beni ziyaret et.Please look in on me when you're in town.
Lütfen nazik olun.Please be gentle.
Lütfen bana ağrı kesecek bir şey ver.Please give me something to kill the pain.
Lütfen bana bir ağrı kesici verin.Please give me a painkiller.
Koridorda bir koltuk istiyorum, lütfen.I'd like an aisle seat, please.
Üstü kalsın, lütfen.Keep the change, please.
Lütfen sergileri elleme.Please do not handle the exhibits.
Lütfen sergileri ellemeyin.Please do not handle the exhibits.
Ayrı hesaplar istiyoruz, lütfen.We'd like separate checks, please.
Lütfen ışığı açın.Please turn on the light.
Lütfen seni aramayı unuttuğum için beni affet.Please forgive me for forgetting to call you.
Telefona cevap ver lütfen.Answer the phone, please.
Telefona cevap ver, lütfen?Answer the telephone, will you?
Sen gelmeden önce lütfen bana telefon et.Please phone me before you come.
Lütfen telefonu kapatın ve operatör sizi arayacaktır.Please hang up and the operator will call you back.
Lütfen hatta kalın.Please hold the line.
Lütfen biraz bekleyin.Please hold on a moment.
Lütfen okula gönderirken bu mektubu postalamayı unutmayın.Please remember to mail this letter on your way to school.
Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.Please call me at your earliest convenience.
Senin için uygun olduğunda lütfen beni görmeye gel.Please come and see me whenever it is convenient for you.
Lütfen bu otelde kalmanın keyfini çıkarın.Please enjoy your stay at this hotel.
Hareket etmeyin, lütfen.Don't move, please.
Kenara çekin, lütfen.Pull over to the side, please.
İlerleyin, lütfen!Move along, please!
Yoldan uzak durun, lütfen.Keep out of the way, please.
Çocuklara yol verin lütfen.Make way for the children, please.
Lütfen bana yolu gösterir misin?Will you please show me the way?
Yol açın, lütfen.Make way, please.
45 numarayı bağlar mısınız, lütfen?Extension 45, please.
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.Please review the contents and provide any appropriate feedback.
Lütfen birkaç adım geriye gidin.Please walk back a few steps.
Çift yataklı bir oda istiyorum lütfen.I'd like a twin room, please.
Lütfen bir daha asla yalan söylemeyeceğinize dair bana söz verin.Please promise me that you will never tell a lie again.
Et, lütfen.Meat, please.
Lütfen bu Japon yenini Amerikan dolarına çevirin.Please change this Japanese yen to U.S. dollars.
Lütfen girişte evrakları teslim edin.Please hand in the papers at the entrance.
Lütfen girmeden önce kapıyı çalın.Please knock on the door before you enter.
Lütfen sırtımı yıkayın.Please wash my back.
Lütfen sunumunuzu 30 dakika ile sınırlayın.Please limit your presentation to 30 minutes.
Lütfen bana şehir merkezine gitmek için hangi otobüse bineceğimi söyle.Please tell me which bus to take to go downtown.
Lütfen bana onun buraya ne zaman varacağını söyle.Please tell me when he'll arrive here.
Lütfen onun ne zaman döneceğini kontrol et.Please check on when he will return.
Lütfen bana onun ne zaman döneceğini söyle.Please tell me when he'll be back.
Lütfen o dönünceye kadar bekle.Please wait till he comes back.
Onunla konuşurken lütfen sözümü kesmeyin.Please don't cut in while I'm talking with him.
Lütfen ona bir bardak bira doldur.Please pour him a glass of beer.
Lütfen ona birasını getir.Please bring him his beer.
Lütfen bana ona ne olduğunu söyle.Please tell me what happened to him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod