Lütfen ağlama.Please don't cry.
Eğer bir yanlış görürsen sonra lütfen düzelt.If you see a mistake, then please correct it.
Eğer bir hata görürsen, öyleyse lütfen onu düzelt.If you see a mistake, then please correct it.
Yumurtalar nerede, lütfen?Where are the eggs, please?
"Evet, portakal suyu lütfen," diyor Mark."Yes, orange juice please," says Mike.
"Bana tuzu uzat, lütfen." "Buyrun.""Pass me the salt, please." "Here you are."
Hesap, lütfen.The check, please.
Daha sonra tekrar arar mısınız, lütfen?Could you call again later, please?
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Lütfen kes, yıka ve kurut.Cut, wash and dry, please.
Lütfen onu tekrarlar mısın?Could you please repeat that?
Lütfen dışarı çıkarken kapıyı kapatır mısın?Please will you close the door when you go out.
Lütfen ışığı açar mısınız?Could you turn on the light, please?
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Lütfen bana ne istediğinizi bildirin.Please let me know what you want.
Lütfen hikayene devam et.Please go on with your story.
Lütfen bana kalıcı adresinizi verin.Please give me your permanent address.
Lütfen babanıza selamlarımı iletin.Please give my regards to your father.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Lütfen senin fikrini toparla.Please sum up your idea.
Çoraplarını çıkar, lütfen.Take off your socks, please.
Lütfen ayakkabılarını giy.Please put on your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Lütfen bana havalanına nasıl gideceğimi söyle.Please tell me how to get to the airport.
Lütfen beni 5'te havaalanından al.Please pick me up at the airport at five.
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.Please tell me which railway line to use from the airport to downtown.
Lütfen bankaya git.Please go to the bank.
Lütfen parayı bir bankaya yatır.Please deposit the money in a bank.
Lütfen,bankadan 100.000 yen çek.Please draw a hundred thousand yen from the bank.
Tesadüfen mahallede olursanız lütfen uğrayın.Please drop in when you happen to be in the neighborhood.
Ah! Onu bana göster lütfen.Oh! Show it to me please.
Lütfen pencereyi açar mısın?Would you please open the window?
Lütfen sıkıca ısır.Bite down tightly, please.
Lütfen yabanmersini kavanozunu Takako'nun göremeyeceği bir yere sakla.Please hide the blueberry jam where Takako can't see it.
Balık, lütfen.Fish, please.
Lütfen izinsiz konuşmaktan sakının.Please refrain from speaking without permission.
Sığır, lütfen.Beef, please.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Lütfen acele edin ve prospektüsü bitirin.Please hurry and finish the prospectus.
Lütfen acele et.Please hurry.
Lütfen tatilinizi kısa kesin ve geri dönün.Please cut short your vacation and return.
Lütfen tatil sırasında bazen bizi görmeye gel.Please come and see us sometime during the vacation.
Uzun bir süre yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written for a long time.
Lütfen sayfayı çevirin.Please turn over.
Lütfen sigara içmekten kaçının.Please refrain from smoking.
Lütfen başkana hitap et!Please address the chair!
Benim için eşyalarıma gözkulak olur musun, lütfen?Will you keep my valuables for me, please?
Lütfen resepsiyonda değerli eşyalarınızı kontrol edin.Please check your valuables at the front desk.
Lütfen evinde gibi davran.Please make yourself at home.
Lütfen onunla ilgili bir şey düşünmeyin.Please think nothing of it.
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.Please drink the beer before it goes flat.
Lütfen gittiğinizde ışıkları kapatınız.Please turn out the lights when you leave.
Lütfen eve giderken benim eve uğra.Please drop in at my house on your way home.
Lütfen eve giderken uğra.Please drop in on your way home.
Lütfen hemşirenin emirlerine uyun.Please follow the nurse's directions.
Lütfen hemşirenin dediklerini yapın.Please follow the nurse's directions.
Lütfen bana biraz kanji öğret.Teach me some kanji, please.
Lütfen fatura ekleyiniz.Please add up the bill.