Ana içeriğe geç
Sözlük

lük ile cümle

lük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Dalai Lama'nın bir cümlesi var... Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir. Lüks değildir."Láska a soucit jsou nezbytnosti, nejsou luxusem.
Demişti ki, "Sevgi ve merhamet gerekliliktir. Lüks değildir."Cinta dan kasih sayang adalah kebutuhan pokok, bukan barang mewah.
Dört ülkede (Estonya, Lüksemburg, Macaristan, Hollanda), buDen Schätzungen der Sachverständigen zufolge ist die Verfügbarkeit von opioidgestützten
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Afdingen op luxe artikelen en vastgoed.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Dispute sofisticate pentru lux si imobiliare.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Du marchandage haut de gamme pour le luxe et l'immobilier.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Edelfeilschen um Luxusartikel und Immobilien.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.고가품과 부동산 시장에서도 고급 흥정이 벌어지고 있습니다.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Mercanteggiare per il lusso e nell'immobiliare.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Regateo sofisticado del lujo y propiedades inmobiliarias.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Targowanie o ceny luksusowych przedmiotów i nieruchomości.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Παζάρια επιπέδου για πολυτέλεια και ακίνητα.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Начали торговаться при покупке предметов роскоши и недвижимости.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.Пазарене от висока класа за лукс и недвижими имоти.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.התמקחויות בקצה הסולם הכלכלי סביב מותרות ונדל"ן
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.و مساومة راقية في الأمور الكماليه و العقارات.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.エゴや 狡賢さを 減らす例も
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseBaiklah, warna kuning dan seperti lemon akan mengangkat pemakainya menjadi lebih glamor.
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseJa, tukaj imamo rumeno obleko, barva limone z črnim šalom... Posebnost obleke so zlati našitki in dodatki...
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseכן גוון הצהוב הבהיר ולימון מראה של יוקרה וקסם שמלה מאוד מרשימה עם וולנים מזהב מפוזרת באנים לכל אורך השמלה
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbise金のスパンコールとビーズで ドレスの贅沢さを強調します このベラ・ソンのドレスは 1000万からのスタートです
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Aber die meisten von uns haben keine begeisterte Leserschaft hinter sich.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Dar majoritatea nu dispunem de luxul unei audiențe captivate.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.De meesten van ons missen de luxe van een geboeid publiek.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Jednak większość z nas nie urzeka czytelników.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.그런데 우리들 대부분은 우리에게 매료된 청중이 있는 것도 아니에요.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Mais la plupart d'entre nous n'ont pas le luxe d'avoir un public captif.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Ma la maggior parte di noi non si può permettere un pubblico involontario.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Mas a maior parte de nós não tem a sorte duma audiência atenta.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Sin embargo, la mayoría de nosotros no se da el lujo de una audiencia sin más remedio que escuchar.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Tuy nhiên, hầu hết chúng ta không có sự xa xỉ của một độc giả bất đắc dĩ.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Väčšina z nás však nemá takto zaujaté publikum.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Όμως, οι περισσότεροι από εμάς δεν έχουν την πολυτέλεια ενός δέσμιου κοινού.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Но повечето от нас не разполагат с лукса на отдадени читатели.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.Однако у большинства из нас нет роскоши аудитории, которая волей-неволей выслушает нас до конца.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.אבל לרובנו אין את הלוקסוס של קהל שבוי.
Fakat bağlanmış okuyucular bir lükstür.その他無数にある娯楽だけでなく
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.이달 초에 발표된 자료입니다-- 우리는 모두 호화 경제에 집중하고 있어요.
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.Tờ Financial Times của đầu tháng này Tất cả chúng ta đang tập trung vào nền kinh tế xa hoa.
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.Όλοι μας εστιάζουμε στην πολυτελή οικονομία.
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.ממוקדם יותר החודש בפיננשיאל טיימס -- כולנו מרוכזים בכלכלת המותרות.
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.وقت سابق من هذا الشهر في صحيفة فاينانشال تايمز - نحن جميعا نركز على الاقتصاد الفاخر
Financial Times dan alınan bir istatistiktir-- biz hepimiz lüks ekonomisine odaklanmış durumdayız.誰もがぜい沢品の経済に注目します その価値は 毎年1.5兆ドルに上ります
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Am fost de curând la o conferinţă pe tema luxului, organizată de Herald Tribune, în Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Byłam ostatnio na konferencji o luksusie, organizowanej przez Herald Tribune w Istambule.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Es war wirklich interessant, weil ich die letzte Rednerin war. Meine Vorredner sprachen wirklich über Luxus.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ik was onlangs op een conferentie over luxe in Istanboel, georganiseerd door de Herald Tribune.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.J'étais récemment à une conférence sur le luxe, organisée par le Herald Tribune, à Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.얼마전 이스탄불에서 헤럴드 트리뷴이 주최한 럭셔리에 관한 컨퍼런스에 참석했죠
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Recientemente estuve en una conferencia sobre el lujo, organizada por el Herald Tribune, en Estambul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Tôi mới dự một hội nghị về mặt hàng cao cấp tổ chức bởi Herald Tribune ở Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ultimamente sono stata ad un conferenza sul lusso, organizzata da Herald Tribune, ad Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ήμουν πρόσφατα σε ένα συνέδριο για την πολυτέλεια, που οργανώθηκε από την Χέραλντ Τρίμπιουν, στην Ιστανμπούλ.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Наскоро бях на конференция за лукса, организирана от "Хералд Трибюн", в Истанбул.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Я была недавно на конференции о роскоши, организованной "Геральд Трибюн" в Стамбуле.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.הייתי לאחרונה בועידה בנושא מותרות שאורגנה על ידי ההראלד טריביון באיסטנבול.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.كنت مؤخراً في مؤتمر عن الرفاهية ، التي نظمتها صحيفة هيرالد تريبيون ، في اسطنبول.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.私は 最後のスピーカーだったのですが
Geçen yüzyılın en zengin soyguncu baronları, gezengendeki imparatorlar böylesi lüksleri hayal bile edemezdi.A múlt század legjómódúbb rabló bárói, a bolygónk császárai, még álmodni sem mertek ilyen luxuscikkekről!
Geçen yüzyılın en zengin soyguncu baronları, gezengendeki imparatorlar böylesi lüksleri hayal bile edemezdi.지난 세기에 황제같이 살았던 가장 부유했던 갑부들도 이와같은 사치품은 상상도 하지 못했지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod