lök ile cümle

lök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.Vier Lokomotiven sind erhalten geblieben.
İlaveten sekiz adet de küçük lokanta bulunur.Acht Sitzplätze sind im Kleinkindabteil zu finden.
Buzul dili 1560 m yükseklikte, lokal orman sınırının epey altında yer alır.Die Gletscherzunge liegt derzeit auf rund 1'560 Meter Höhe, weit unterhalb der lokalen Waldgrenze.
Makaralı düzenekleri bulunan modern lokomotiflerde bu değer daha az kabul edilebilir.Durch Verdrängung durch modernere Lokomotiven sinkt diese Leistung.
BRCA2, Rad51'in hem hücre içindeki lokalizasyonunu, hem de onun DNA'ya bağlanma yeteneğini düzenler.BRCA2 reguliert die intrazelluläre Position und DNA-Bindefähigkeit des RAD51.
Eski bir lokomotif.Lokomotive gefeiert.
Mermercilik, Bucak sanayisinin lokomotifi olmuştur.Lieferfirma war die eigene Lokomotivfabrik der StEG.
Birde mümkün olduğunca her yıl Abdal Musa lokması yaparız.Die Flächen zur Mahd sind möglichst jährlich zu wechseln.
Böyle yemekleri yapan lokantalara kebapçı denir.Auch die Gaststätten, die diese Art Essen anbieten, werden so genannt.
Lokanta, Restaurant dergisinin 2009 yılı Dünyadaki en iyi 50 lokanta sıralamasında 21. sırayı almıştır.2013 wurde es auf The World’s 50 Best Restaurants als bestes Restaurant der Welt geführt.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.D.h. der Smith-Waterman-Algorithmus berechnet das lokale „sequence alignment“.
Lokmacı da bu Cemde Kurbancıya yardım eder.Der Schlepper verhilft Menschen dazu.
İki lokomotif daha da 1908'de geldi.Zwei Lokomotiven blieben nach 1918 in Deutschland.
Laufey ya da Nál İskandinav mitolojisinde Loki'nin annesi olarak geçen dev kadını.Laufey oder auch Nál ist in der nordischen Mythologie die Frau des Riesen Fárbauti und die Mutter von Loki.
Loki’nin Planladığı gibi olur.Und wie Katharina es geplant hat, geschieht es auch.
Şu an 22 tane lokomotiften sadece geriye 20 tane kalmıştır.Daneben sind 22 weitere Lokomotiven ausgestellt.
Profesyonel kariyerine 2007 yılında Lokomotiv Moscow kulübünde başladı.Djakow begann seine Profikarriere 2007 bei Lokomotive Moskau.
İlçede tekstil lokomotif sektördür.Ein Kapitel internationalen Lokomotivbaues.
1812 tarihinde ilk kez buharlı makine lokomotiflerde kullanılmaya başlandı.1846 wurde erstmals eine Lokomotive in eigener Regie gebaut.
Pansiyon veya lokanta gibi turistlere hizmet eden bir bina yoktur.Eine touristische Infrastruktur mit Hotels und Restaurants gibt es nicht.
Şu anda bu alan bir turistik lokantaya çevrilmiştir.Dieser Ort ist mittlerweile touristisch entwickelt.
Bununla birlikte belirli bir müzeyi gezdirmek üzere çalışan lokal rehberler de mevcuttur.Außerdem lädt ein Heimatmuseum zum Besuch ein.
Eve çoğu gün tek lokma yiyecek girmez.Zeitweilig gab es im Hause tagelang nichts zu essen.
1885'de bir lokomotif çarpışması sonucu ölmüştür.Jumbo starb 1885 infolge einer Kollision mit einer Lokomotive.
Sıcak lokaliteleri tercih eden bir türdür.Warme Lokalitäten werden bevorzugt.
Bir lokus dizisi de benzer şekilde belirtilir.Er wird wie ein Logo stets in der gleichen Art und Weise gemalt.
Günümüzde bazı dizel motorlu lokomotiflerde de APU sistemi kullanılmaktadır.Im Ausland wurden dieselelektrische Lokomotiven nachgefragt.
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.Er kehrte nach dem Ende des Lockouts zurück in die NBA.
Invest in Bavaria dünya çapında Bavyera lokasyonunun avantajlarının reklamını yapar.Invest in Bavaria wirbt weltweit für die Standortvorteile Bayerns.
Bir lokanta işletmektedir.Dort betreibt er ein Restaurant.
Hemen sonra Rusya'nın BC Lokomotiv Mineralnye Vody takımı ile anlaştı.Kurz darauf wechselte er zu Lokomotive aus Mineralnyje Wody in Russland.
Balık lokantaları.Flughafenfische.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.Auf dem Gutsgelände gibt es außerdem noch zwei Kötterhäuser und einen Friedhof.
Roma'nın kuzeydoğusuna lokalize edilir.Nordöstlichste römische Militäranlage entdeckt.
Lokavt, greve çıkan işçileri işverenin topluca işten uzaklaştırması.Der bestreikte Arbeitgeber darf deshalb dem streikenden Arbeitnehmer nicht kündigen.
Therese oradan ayrılır ve Carol'ı bir lokantada bulur.In der Schlusssequenz eilt Therese weg von der Party und sucht Carol in dem Restaurant.
Düzenlediği gösterilerle lokomotifini tanıtmak istedi.Bekannt wurde er für die von ihm entworfenen Lokomotiven und Züge.
İlk dizel lokomotif 1913te yapılmıştır.Die ersten Diesellokomotiven wurden 1941 beschafft.
Eski lokomotif barakasında sanat galerisi.Galerie in der Alten Wassermühle.
En son 2007'den 2011 yazına kadar Belçika'nın Lokeren kulübünde oynamıştır.Sie stand bis 2011 in der Bonner Schlosskirche.
Profesyonel kariyerine 1987 yılında 1. FC Lokomotive Leipzig kulübünde başladı.Rösler begann seine Karriere im Erwachsenenbereich 1987 beim 1. FC Lokomotive Leipzig in der DDR-Oberliga.
Altı tekerlekli lokomotifler 6 ton, dört tekerlekli lokomotifler is 4,5 ton iağırlık ile sınırlandırılmıştı.Der maximale Achsdruck betrug sechs Tonnen für Wagen und 5,8 Tonnen für Lokomotiven.
Loki gider.Gödel geht.
Birçok demiryolu ve lokomotif tasarımı da yapmıştır.Er veröffentlichte mehrere Bücher über Eisenbahnen und Lokomotivbau.
Kan sayımında %0-2 gibi küçük yüzdeleri vardır, normal şartlar altında en az bulunan lökosit türüdür.Menschen mit der Blutgruppe 0 erscheinen besonders gefährdet, solche mit der Blutgruppe AB am wenigsten.
Lokmaları eşit olarak dağıtmaya özen gösterir.Die Präparate sollen ausgleichend wirken.
Fring, lokanta işletmecisidir.Franken ist als Diplom-Kaufmann tätig.
Karşıyaka Lisesinde her yıl mayıs ayının ilk pazar gününde okulda lokma günü şenlikleri yapılmaktadır.Jeweils am 1. Sonntag des Monats wird in der alten Schule ein Gottesdienst angeboten.
Bu lokomotif 1851–1860 tarihlerinde Caldera ile şehir arasında çalışmıştır.Zwischen 1851 und 1860 verkehrte die Lokomotora Copiapó in Chile zwischen den Städten Copiapó und Caldera.
Lokomotif korunmuş olup bugün Londra'daki Science Museum'da gösterilmektedir.Die Maschine ist erhalten und steht im Londoner Science Museum.
1848'de lokomotiv üretimine başlandı.Im April 1893 wurde die Lokomotive fertiggestellt.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.Auf der Höhe befindet sich ein Restaurant.
1954 : Lokomotiv Almata olarak kuruldu.1956 wurde die Bedienung mit Lokomotiven eingestellt.
Onların hepsi lokantaya gitti.Ils sont tous allés au restaurant.
Eski bir lokomotif.Une autre locomotive.
1814 - George Stephenson’ın yaptığı lokomotif çalıştı.1814 : première locomotive à vapeur de George Stephenson.
Lokman koyunun yüreğini ve dilini getirir.Luqman s'exécuta et rapporta le cœur ainsi que la langue du mouton.
Babası lokomotif sürücüsüydü.Son père est conducteur de locomotive.
1999 yılında lokavt olduğu için All-Star Haftasonu etkinlikleri düzenlenmemiştir.1999 Le All-Star Weekend ne s'est pas tenu pour cause de lockout.
İki lokomotif daha da 1908'de geldi.Les deux locomotives sont réceptionnées à l'automne 1907.

İlgili Sayfalar