lök ile cümle
lök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Hatır gözetmek iyi değildir, Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler.הכר פנים לא טוב ועל פת לחם יפשע גבר׃
Hatır gözetmek iyi değildir, Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler.محاباة الوجوه ليست صالحة فيذنب الانسان لاجل كسرة خبز.
Hatır gözetmek iyi değildir, Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler.看 人 的 情 面 、 乃 為 不 好 . 人 因 一 塊 餅 枉 法 、 也 為 不 好
Hatır gözetmek iyi değildir, Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler.看人 的 情面 、 乃 為 不 好 . 人 因 一 塊餅 枉法 、 也為不好
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Broń Boże, żeby bawiły się w brudzie - kal albo nawet gorzej, w wodzie - lokvi, to je zabije.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Deus nos livre de brincarem na sujeira, no "kal", ou ainda pior, "lovki", na água, que vai matá-los.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Dios nos libre de jugar con tierra o con agua, que los va a matar.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Doamne ferește să se joace în murdărie, în praf, sau chiar în apă, care îi va ucide.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Hemel, laat ze niet in de modder spelen, de kal, of in het water, daar gaan ze van dood.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Isten őrizz, ha a piszokban játszanak, a por, vagy még rosszabb, a víz, majd megöli őket.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.하나님은 아이들이 더러운 곳에서 노는 것을 금지하셨습니다. 심지어 물에서도요, 물이 아이들을 죽일거라고 합니다.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Langit melarang mereka bermain di tanah, atau bahkan di air, yang akan membunuh mereka.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Nedej Bože ve špíně, bahnu, nebo ještě hůř, v loužích -- to je zabije.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Per carità, giocano in terra, o ancora peggio nel kal, nell'acqua, e i germi li uccideranno.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Θεέ μου, επειδή τα άφησα να παίξουν στη λάσπη ή να πλησιάσουν το νερό, θεωρούσαν ότι αυτά θα τα σκοτώσουν.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Боже упаси, вони граються в бруді, в "калі", чи навіть гірше, "локві", вода, це точно їх вб'є.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Боже упаси их играть в земле, с грязью. или с водой, это же убет их.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Не дай си Боже да играят в мърсотията, в праха и водата, които направо ще ги убият.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.בגלל שהנחתי לילדים שלי לשחק על החול. חס וחלילה שישחקו בחול ויתלכלכו,
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.معاذ الله أن يلعبوا في الطين، أو المياه القذرة ، والتي ستقتلهم.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.そんなことがあってたまるか 私は子供の遊び過ぎはいけないと
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.絕對唔畀佢哋喺泥(кал,保加利亚语)度玩, 更咪話玩水,咁會害死佢哋。
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Apenas três tragos de papa de milho para cada um de nós.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Chỉ có 3 miếng "nsima" cho mỗi người.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Csak három falat nsima jutott fejenként.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Doar trei înghiţituri de nsima pentru fiecare dintre noi.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Drie happen nsima maar voor elk van ons.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Endast tre munnar nsima för var och en av oss.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Hanya tiga suap nsima untuk tiap orang.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Iba tri hlty nsima pre každého z nás.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Jokainen meistä sai syödäkseen vain kolme haukkausta nsimaa [eräänlaista maissipuuroa].
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).그저 한 사람당 씨마(옥수수로 만든 음식) 세 입이 전부였습니다.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Kun tre bidder af nsima til hver og en af os.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Nur drei Schlücke Nsima für jeden von uns.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Po trzy garście nsimy na osobę.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Solo tre porzioni di nsima a testa.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Solo tres bocados de "nsima" (maíz) para cada uno.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Trois bouchées de nsima (NdT: bouillie de maïs) pour chacun.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Μονάχα τρεις σβώλους καλαμποκόπαστας για τον καθένα μας.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Само по три лъжици нсима за всеки от нас.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Тільки три кукурудзяні коржики для всіх нас.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).Только три кукурузные лепешки для всех нас.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).רק שלושה ביסים של נסימה לכל אחד מאיתנו.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).فقط ثلاث لقمات من نسيمة (وجبة) لكل واحد منا.
Her birimiz için sadece 3 lokma nsima (mısır yemeği).食べても体には何も残らず
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Čínské restaurace jsou všude, ale přitom neexistuje žádný řetězec čínských restaurací.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Čínske reštaurácie sú všade, ale neexistuje sieť čínskych reštaurácií.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Er zijn overal Chinese restaurants maar er is geen keten van Chinese restaurants.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Es gibt überall China-Restaurants, aber es gibt keine China-Restaurant-Kette.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Há restaurantes chineses em toda a parte, mas não há uma cadeia de restaurantes chineses.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Hay restaurantes chinos en todas partes, pero no hay ninguna cadena de restaurantes chinos.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Il y a des restaurants chinois partout, mais il n'y a pas de chaîne de restaurants chinois.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.I ristoranti cinesi si trovano ovunque, ma non ci sono catene di ristoranti cinesi.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.어디에나 중국음식점이 있지만, 중국음식점 체인망은 없죠.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Mindenütt vannak kínai éttermek, de nincs egyetlen kínai-étterem lánc.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Restoran China terdapat dimana-mana tapi tidak ada yang namanya jaringan waralaba restoran China
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Są wszędzie i choć nie istnieje sieć chińskich restauracji,
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Sunt restaurante chinezeşti peste tot, dar nu există lanţuri de restaurante chinezeşti.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Υπάρχουν κινέζικα εστιατόρια παντού, αλλά δεν υπάρχει καμία κινεζική αλυσίδα εστιατορίων.
Heryerde Çin Lokantalaları var, fakat bir Çin Lokantası zinciri yok.Има Китайски ресторанти навсякъде, но няма верига за Китайски ресторант.