lânetlenmiş ile cümle
lânetlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Oyun boyunca kahraman, Lanetlenmiş Kişi (Damned One) Damian ile birkaç kez karşılaşır.Throughout the game, the hero has several encounters with Damian, the Damned One.
Bir kısmımız nasıl yanmış, nasıl lanetlenmiş olmalı ki, Böyle bir tohum toprağında solmuş...How burned, how blasted must our portion be, If seed like this is withered in its soil. ...
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.If the spirit that comes is evil, it will eat away her soul.
Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz. Çünkü özgür irade sahibiyiz.We've been blessed, or cursed, with free will.
Benim atletik yeteneklerimle lanetlenmis olmasina ragmen futbol oynuyor.And, despite being cursed with my athletic inability, he plays soccer.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.'Cause I don't care if I lose my mind. I'm already cursed.
lanetlenmiş olduklarını söylemesinden bir farkı yoktur. Bu çok yaygın bir tıbbi lanetlemedir.It's a form of medical hexing that's so prevalent.
Anlaşılan bu ada lanetlenmiş.It would seem that this island were cursed.
Lanetlenmiş olarak, nerede bulunurlarsa yakalanır ve hem de öldürülürler.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
Lanetlenmiş hale gelirler. Rastlandıkları yerde enselenirler, öldürülür de öldürülürler.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
Hepsi de lanetlenmiş olarak nerede ele geçirilirlerse, yakalanır ve mutlaka öldürülürler.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.This is not the utterance of an accursed devil.
İsrailoğullarından inkar edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdi.The faithless among the Children of Israel were cursed on the tongue of David and Jesus son of Mary.
İsrailoğullarından kafir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir.The faithless among the Children of Israel were cursed on the tongue of David and Jesus son of Mary.
İsrailoğulları'ndan küfredenler, Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir.The faithless among the Children of Israel were cursed on the tongue of David and Jesus son of Mary.
İsrail oğullarının inkarcıları, hem Davud'un hem Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişti.The faithless among the Children of Israel were cursed on the tongue of David and Jesus son of Mary.
İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.Truly, those who accuse chaste, unwary, believing women are cursed in this world and the Hereafter.
Balkanlar Avrupa'nın sonsuza kadar lanetlenmiş bir bölümü değil."The Balkans are not a fatally condemned part of Europe."
Kaulder, Orta Çağda Kraliçe Cadı tarafından ölümsüzlükle lanetlenmiş bir cadı avcısıdır.Kaulder is a witch-hunter who was cursed with eternal life in the Middle Ages by the Witch Queen.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Die reitenden Geister der Toten.
Dyrwood, Boş Doğum Vebası (Hollowborn Plague) ile lanetlenmiştir: çocuklar ruhsuz olarak doğarlar.Dyrwood es maldecido con la plaga Hollowborn: los niños nacen sin alma, lo que los deja en estado vegetal.
Bir kısmımız nasıl yanmış, nasıl lanetlenmiş olmalı ki, Böyle bir tohum toprağında solmuş...Cómo quemado, ¿cómo debe esta arruinada nuestra parte, Si semilla como esta se secará en su suelo. ...
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Espíritus de los muertos.
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.Quando il fantasma si carica di emozioni negative si trasforma in un mostro spietato.
Allah Yahudileri 'maymun ve domuz' yapmıştır; dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir" demiştir.Среди помощников Чи Ю — бог дождя Юй Ши и бог ветра Фэн Бо.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.São espíritos vagantes de pessoas falecidas.
Efsaneye göre lanetlenmiş olan kişi tam dolunay zamanında bir Kurt Adam'a dönüşür.De weerwolf is een mens die bij tijd en wijle in een wolf verandert.
Efsaneye göre lanetlenmiş olan kişi tam dolunay zamanında bir Kurt Adam'a dönüşür.Nie wiedzą, że ciąży na nim klątwa i że w każdą pełnię księżyca zmienia się on w wilkołaka.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Nebo jsou to jen prokletí lidé.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Răpeau sufletele morților.
Daphne: Bloom'un lanetlenmiş kız kardeşidir.Kohaku on Sangon pikkuveli.
Bir kısmımız nasıl yanmış, nasıl lanetlenmiş olmalı ki, Böyle bir tohum toprağında solmuş...Minä kiroon sen jonka takia minä jouduin tähän ammuttavaksi.
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.For den der tilsluttede sig en falsk lære, var sjælen fortabt.
"Türk" tezine göre ise bu kelimenin aslı, Osmanlıca'da melun can, yani ‘lanetlenmiş can’dır.På gresk kan imidlertid Polyaretos også bli forstått i den motsatte mening: «mye forbannet».
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.Segala sesuatu yang keluar dari Sifat Manusia yang rusak menjadi terkutuk.
Daphne: Bloom'un lanetlenmiş kız kardeşidir.Kohaku (琥珀) adalah adik dari Sango.
İnsanlar lanetlenmiş veya kutsanmış olduklarını iş yaşamındaki başarılarına göre anlıyorlardı.神は人間それぞれの行いに応じて、祝福か罰で報いる。
Daphne: Bloom'un lanetlenmiş kız kardeşidir.힐다 블러드의 딸이다.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Душите на мъртвите.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Duhom Božjim ispunjeni ljudi.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Bo nie obchodzi mnie, jeśli stracę głowę. Już jestem przeklęty.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Es ist mir egal wenn ich den Verstand verlier. Bin bereits verflucht.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Es ist mir egal wenn ich den Verstand verlier. Bin doch schon verdammt.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.För jag bryr mig inte om jag mister förståndet Jag är redan förhäxad
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.For Jeg er ligeglad med, om jeg mister min forstand. Jeg er allerede forhekset.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Het maakt mij niet uit als ik mijn verstand verlies, ik ben toch al vervloekt
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Je me moque de perdre la tête je suis déjà maudit.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Je me moque de perdre la tête. Je suis déjà maudit.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Mert nem érdekel, ha elveszítem a fejem Átkozott vagyok.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Mert nem érdekel, ha elvesztem a fejem. Átkozott vagyok.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Nem érdekel, ha elvesztem a fejem átkozott vagyok.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.'Netrápi ma, že prídem o rozum, už som aj tak začarovaný
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.On ihan sama vaikka seikoan kirous jo päälleni asettuu.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.On ihan sama, vaikka seikoan kirous jo päälleni asettuu.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.On ihan sama vaikka sekoan kirous jo päälleni asettuu.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Perchè non m'importa se perdo la testa Sono già dannato.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Perchè non m'importa se perdo la testa. Sono già dannato.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Şi dacă-mi pierd minţile, nu-mi pasă Sunt deja blestemat.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Οὐ γὰρ φείσομαι τοῦ ἐμοῦ νοὸς. Ἀπολωλὼς ἤδη ἐγὼ.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.Біль та сльози забуваю тільки в серці щось щемить.