Ben Kuzey Koreliyim.I am from North Korea.
Üç gün boyunca direnişten sonra, Kuzey Koreliler Seul'a ilerlediler.After three days of resistance, the North Koreans drove into Seoul.
Kuzey Korelilerin saldırı hedefleri üç çizgiden oluşuyordu.The objectives of the North Koreans' offensive was divided into three lines.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.But many die.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuI had no idea what life was going to be like as a North Korean refugee.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.And they let me go. It was a miracle.
Bu bir mucizeydi. Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.Some North Koreans in China seek asylum in foreign embassies.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.These North Koreans were not so lucky.
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Am I South Korean or North Korean?
Kuzey Koreliler özgürlük yolunda çok büyük mesafeler katetmek zorundaydılar.North Koreans have to travel incredible distances on the path to freedom.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler.So, he's guilty of that.
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.North Koreans are fighting hard to survive.
Kim Song-guk (김성국; d. 5 Ekim 1985) Kuzey Koreli atıcı.Kim Song-guk (김성국; born 5 October 1985) is a North Korean sports shooter.
Kim Chang-son (Korece: 김창선, d. 1944), Kuzey Koreli bir politikacı.Kim Chang-son (Korean: 김창선, born 1944) is a North Korean politician.
22 Mayıs 1982, Pyongyang, Kuzey Kore) Kuzey Koreli millî futbolcudur.홍영조, ur. 22 maja 1982 w Pjongjang) – piłkarz północnokoreański grający na pozycji napastnika.
Kuzey Korelilerin saldırı hedefleri üç çizgiden oluşuyordu.Norrlands storregemente bestod av tre fältregementen.
5 Ekim 1985) Kuzey Koreli atıcı.5. lokakuuta 1985) on pohjoiskorealainen ampuja.
2 Mart 1984, Nagoya, Aichi İli), Kuzey Koreli futbolcudur.2. maaliskuuta 1984 Nagoya, Aichi, Japani) on korealainen jalkapalloilija.
Kuzey Korelilerin saldırı hedefleri üç çizgiden oluşuyordu.Tujuan dari serangan Korea Utara dibagi menjadi tiga bagian.
25 Haziran 1950'de Kuzey Koreliler Güney Kore'yi istila edince başlamıştır.На 25 юни 1950 Северна Корея напада южна.
25 Haziran 1950'de Kuzey Koreliler Güney Kore'yi istila edince başlamıştır.Severná Kórea napadla 25. júna 1950 Južnú Kóreu.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.그는 저희 가족을 위해 필요한 나머지 돈과 두 명의 다른 북한 남자를 감옥에서 풀려나게 해 주었습니다.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ושילם את יתרת הכסף כדי שמשפחתי ועוד שני צפון קוריאנים ישוחררו מהכלא.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ودفع بقية المال لإخراج عائلتي وشخصين آخرين من كوريا الشمالية
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.保釈金を全て払ってくれたのです 私は心の底からお礼しながら尋ねました
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.Američania vstúpia do boja a závažne ho ovplyvnia veľmi skoro, ale to Severnú Kóreu nezastaví dosť dlho.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.A při ústupu dovolil zmasakrovat velké množství lidí, u kterých měl podezření, že by mohli být komunisté.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.No quê fazer com os prisioneiros de guerra, e em todo o restante.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.Америка вступає у великомасштабну боротьбу, але навіть це не змогло зупинити армію Північної Кореї.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.ولكن هذا لم يوقف الكوريين الشماليون حالاً ..بل استمروا لبعض الوقت
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.몇몇 북한 사람들 중에서는 외국 대사관에 망명을 요청하는 사람들도 있습니다.
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.Sommige Noord-Koreanen in China zoeken asiel in buitenlandse ambassades,
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.Някои севернокорейци търсят убежище в чуждестранните посолства в Китай.
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.יש בסין צפון קוריאנים שמבקשים מקלט בשגרירויות זרות,
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.يطلب بعض الكوريين الشماليين في الصين اللجوء السياسي لدى السفارات الأجنبية
Bazı Kuzey Koreliler Çin'de sığınak arıyorlardı- yabancı konsolosluklarda.外国の大使館に駆け込もうとします 多くは中国警察に拘束され
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Aj keď sa mi podarilo ujsť, mnoho Severokórejčanov nemalo to šťastie.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Aunque fui afortunada en escapar, muchos otros norcoreanos no han tenido tanta suerte.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Även om jag hade fantastisk tur som kom ut, har många nordkoreaner inte samma tur.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Čeprav sem imela srečo, da sem se izognila temu, mnogi drugi sodržavljani niso imeli te sreče.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Deși am fost foarte norocoasă să scap, mulți alți nord-coreeni nu au fost atât de norocoși.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Én nagyon szerencsés voltam, hogy sikerült elmenekülnöm, de sok észak-koreainak nem sikerült.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Ik had het geluk te ontsnappen, maar de meeste Noord-Koreanen zijn minder fortuinlijk.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Já měla obrovské štěstí, když se mi podařilo uprchnout, mnoho Severokorejců to štěstí ale nemělo.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Même si j'ai été eu la chance de sortir, beaucoup de nord-coréens n'ont pas eu cette chance.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Mimo że miałam dużo szczęścia i pozwolono mi odejść, wielu uchodźców nie ma tyle szczęścia.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Nonostante io sia stata molto fortunata ad andare via, molti altri nordcoreani non lo sono stati.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Obwohl ich bei meiner Flucht Glück hatte, geht es vielen anderen Nordkoreanern nicht so.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Selv om jeg var så heldig at undslippe, har mange nordkoreanere ikke været lige så heldige.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Trong khi tôi rất may mắn vì đã được thả ra thì rất nhiều đồng bào của tôi lại không được như vậy.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Εγώ μπορεί να είχα την τύχη να φύγω, δεν είναι όμως το ίδιο τυχεροί άλλοι Βορειοκορεάτες.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Въпреки че аз имах щастието да се измъкна, не всички сънародници имат този късмет.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.І хоча мені дуже пощастило звідти вибратися, багатьох інших північних корейців спіткала прикра доля.
Ben kaçtığım için gerçekten çok şanslıydım. Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.Самой мне фантастически повезло выбраться оттуда, многим моим соотечественникам удача не улыбнулась.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Nämä pohjoiskorealaiset eivät olleet yhtä onnekkaita.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Acești nord-coreeni nu au fost așa norocosi.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ces nord-coréens là n'ont pas eu la même chance.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.De här nordkoreanerna hade inte samma tur.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Deze Noord-Koreanen waren niet zo fortuinlijk.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Diese Nordkoreanerinnen hatten nicht so viel Glück.