kuzey kore ile cümle

kuzey kore kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.国際社会の支援を受けながら 励まし続けたいと思います さらに多くの北朝鮮の人々が 世界中で活躍することを
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.A kínai katonák elkapják és visszatoloncolják őket Észak-Koreába ahol súlyos büntetést szabnak ki rájuk.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Chinesische Soldaten fangen Nordkoreaner wieder ein und schicken sie zurück, wo sie schwere Strafen erwarten.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Chińscy żołnierze ich łapią i odsyłają do Korei Północnej, gdzie grożą im surowe kary.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Čínští vojáci chytají Severní Korejce a posílají je zpět, kde čelí krutému potrestání.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.중국 공안은 탈북자들을 잡아 송환하고, 그런 탈북자들은 무거운 처벌을 받습니다.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Los soldados chinos atrapan y envían de vuelta a los norcoreanos, donde enfrentan castigos severos.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Os soldados chineses irão capturar e enviar de volta os norte-coreanos, onde enfrentarão punições severas.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Soldati cinesi catturavano i nordcoreani e li rimandavano indietro, dove ricevevano una punizione severa.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Vojaci v Číne zadržia a pošlú ľudí späť do Severnej Kórei, kde čelia niekoľkým trestom.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Китайские солдаты ловили и отправляли северокорейцев обратно, где их ждало суровое наказание.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Китайські солдати зловлять і відішлють назад жителів Північної Кореї, де вони зустрінуть суворе покарання.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.חיילים סיניים יתפסו וישלחו חזרה את הצפון קוריאנים, שם הם יעמדו בפני ענישה חמורה.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.و سوف يقوم الجنود الصينيون بالقبض و اعادة ارسال الكوريين الشماليين حيث يواجهون العقاب الشديد
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.中國士兵會逮捕 同埋送返脫北者畀北韓當局 佢哋返到去北韓會受到嚴厲嘅懲罰
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.捕まえて送還します 送還者には厳しい罰が待っています 僕は 日中に動くことにしました
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Denn nordkoreanische Flüchtlinge werden in China als illegale Immigranten gesehen.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Isto porque os refugiados norte-coreanos são considerados migrantes ilegais.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.중국에서 북한 출신 망명자들은 불법 체류자로 간주되었기 때문이죠.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Severokorejští uprchlíci jsou totiž v Číně považováni za ilegální přistěhovalce.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.כי הפליטים הצפון קוריאניים נחשבים בסין כמהגרים לא-חוקיים.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.بما أن اللاجئين من كوريا الشماليةيُعدون في الصين كمهاجرين غير شرعيين
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.不法移民として扱われるからです 常に恐怖と隣り合わせの生活でした
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.저는 바깥 세상에 대해서 자주 의문을 가지긴 했지만, 저는 북한에서 제 일생을 보낼 것이라고 생각했습니다.
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.Αν και αναρωτιόμουν συχνά για τον έξω κόσμο, πίστευα ότι θα περνούσα όλη μου τη ζωή στη Β.
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.למרות שלעתים קרובות תהיתי לגבי העולם שבחוץ, חשבתי שוודאי אחיה כל חיי בצפון קוריאה
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.ورغم أنني كنت أتساءل عادة عن العالم الخارجي إلا أنني إعتقدت بأنني سأمضي بقية حياتي في كوريا الشمالية
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.この国に一生住むと思っていました しかし ある日を境に全てが変わりました
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.Jika Anda memperbesar daerah ini,
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.여기를 확대하면 북한의 윤곽이 보이죠.
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.Si nos acercamos a Asia pueden ver aquí el borde de Corea del Norte.
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.Si vous zoomez ici, Vous pouvez voir la Corée du Nord, la partie entourée,
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.Если вы увеличите вот здесь, вы сможете увидеть Северную Корею, по очертаниям вот тут.
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.אם תתקרבו לכאן, תוכלו לראות את קוריאה הצפונית, בקווי המתאר כאן,
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.إذا كبرت هنا ، يمكنك ان ترى كوريا الشمالية ، هنا ،
Eğer buraya zum yaparsak, burada sınırda Kuzey Kore'yi görebiliriz.ここに北朝鮮の国境線があります 周りの国々と比べるとブラックホールのようです
Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.다른 많은 북한 사람들은 결코 저처럼 운이 좋지 못했습니다.
Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.צפון קוריאנים רבים לא היו כה ברי-מזל.
Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.إلا أن العديد من الكوريين الشماليين لم يحالفهم الحظ
Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.悲しいことに北朝鮮人の身元をひた隠しながら
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.A minha família não era pobre e eu nunca tinha passado fome.
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Kljub temu sem mislila, da je moje življenje v državi normalno.
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.그럼에도 불구하고 북한에서의 제 삶은 평범하다고 생각했죠.
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Toch zag ik mijn leven in Noord-Korea als normaal.
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.אבל חשבתי שחיי בצפון קוריאה הם נורמליים.
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.لكن إعتقدت بأن حياتي في كوريا الشمالية كانت طبيعية
Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.当時 私の家族は貧しくなく
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.매년마다 수많은 북한 사람들이 중국에서 잡혀서 북한으로 추방당합니다.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.Vsako leto je veliko Severnih Korejcev ujetih na Kitajskem, ki jih nato deportirajo nazaj v Severno Korejo.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.Всяка година безброй много севернокорейци са залавяни в Китай и екстрадирани в Северна Корея.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.בכל שנה נתפסים אינספור צפון קוריאנים בסין ומוחזרים לצפון קוריאה,
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.في كل سنة، يتم القبض على عدد لا يحصى من الكوريين الشماليين في الصين ويتم ترحيلهم إلى كوريا الشمالية
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.強制送還されています 送還後には拷問 投獄 さらには
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım. Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Când aveam șapte ani, am văzut prima execuție publică, dar credeam că viața mea în Coreea de Nord era normală.
İlk halka açık infazı gördüğümde 7 yaşındaydım. Fakat Kuzey Kore'deki hayatımın normal olduğunu sanmıştım.Seitsenvuotiaana näin ensimmäisen julkisen teloituksen, mutta pidin elämääni Pohjois-Koreassa normaalina.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Acum, nu veţi fi surprinși să aflați că normele din Coreea de Nord țin oamenii în întuneric.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Asi nebudete překvapeni, že v Severní Korei jsou pravidla, aby tam byli lidé ve tmě.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Certo non sareste sorpresi di apprendere che le regole nella Corea del Nord tengono la gente al buio.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Du vil ikke blive overrasket over at finde ud af at de regler de har i Nord Korea holder folk fanget i mørket.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Het zal je niet verbazen dat de regels in Noord-Korea de mensen daar in het donker houden.

İlgili Sayfalar