kuzey kore ile cümle

kuzey kore kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Αυτή είναι μια δορυφορική φωτογραφία που δείχνει τη Β.Κορέα τη νύχτα σε σύγκριση με τους γείτονες.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Вот ночной спутниковый снимок Северной Кореи и соседних с ней стран.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Това е сателитна снимка, показваща Северна Корея през нощта, сравнена със съседите.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.Це світлина із супутника, так виглядає Північна Корея вночі у порівнянні із сусідніми державами.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.זאת תמונת לוויין שמראה את צפון קוריאה בלילה בהשוואה לשכנותיה.
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.هذه صورة من الأقمار الصناعية لكوريا الشمالية في الليل مقارنة بدول الجوار
Bu komşularımıza nazaran Kuzey Kore'yi geceleri gösteren bir uydu resmiydi.隣国と比較して見ることができます この川は鴨緑江(アムノッカン)です
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Acești nord-coreeni nu au fost așa norocosi.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ces nord-coréens là n'ont pas eu la même chance.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.De här nordkoreanerna hade inte samma tur.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Deze Noord-Koreanen waren niet zo fortuinlijk.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Diese Nordkoreanerinnen hatten nicht so viel Glück.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Disse nordkoreanere var ikke lige så heldige.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Estos norcoreanos no tuvieron tanta suerte.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ezek az észak-koreaiak nem voltak annyira szerencsések.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Jednak ci Północnokoreańczycy nie mieli tyle szczęścia.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.여기 있는 사람들은 그렇게 운이 좋지 못했습니다.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Nämä pohjoiskorealaiset eivät olleet yhtä onnekkaita.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Nhưng những người Bắc Triều Tiên này thì không được may mắn như vậy.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Orang-orang Korea Utara ini tidak begitu beruntung.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Queste nordcoreane non sono state così fortunate.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ti pa niso imeli take sreče.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Títo Severokórejčania však toľko šťastia nemali.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Tito Severokorejci takové štěstí neměli.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Αυτοί οι Βορειοκορεάτες δε στάθηκαν τόσο τυχεροί.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.А цим північним корейцям не пощастило.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Тези севернокорейци нямаха такъв късмет.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Этим северным корейцам повезло меньше.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.לצפון קוריאנים האלה לא היה מזל כזה.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.أمّا هؤلاء الكوريين الشماليين، فلم يكونو بمثل حظهن
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.毎年 中国では無数の北朝鮮人が拘束され
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Aceasta a fost luna în care Coreea de Nord a acceptat să-şi desfiinţeze facilităţile nucleare.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.A Coreia do Norte concordou nesse mês em fechar as suas centrais nucleares.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Alors, c'était un mois où la Corée du Nord a accepté de démanteler ses installations nucléaires.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Còn đây là tháng mà Bắc Triều Tiên đồng ý dỡ bỏ các cơ sở hạt nhân
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.(dane według krajów) W tym miesiącu Korea Północna zgodziła się na rozbrojenie swoich zasobów nuklearnych.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Det här var en månad när Nordkorea gick med på att avveckla sina nukleära anläggningar.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Dit was een maand waarin Noord-Korea toezegde zijn nucleaire installaties te ontmantelen.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Egyébként ebben a hónapban egyezett bele Észak-Korea az atomreaktorának leszerelésébe.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.En este mes, Corea del Norte acordó su desarme nuclear.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Ini adalah bulan ketika Korea Utara setuju untuk melucuti fasilitas nuklir mereka.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Jetzt sehen wir den Monat, in dem Nord Korea einwilligte seine nuklearen Einrichtungen zu schließen.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.자, 이 달은 북한이 핵무기 시설들을 해체하기로 동의했었습니다.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Tässä kuussa Pohjois-Korea päätti purkaa ydinlaitoksensa,
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.To je bil mesec, ko se je Severna Koreja strinjala z ukinitvijo jedrskega programa.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Toto bol mesiac, keď sa Severná Kórea rozhodla odstaviť svoje jadrové zariadenia.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Toto byl měsíc, kdy Severní Korea souhlasila s odstraněním svých jaderných zbraní.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Αυτός ήταν ο μήνας που η Βόρεια Κορέα συμφώνησε να σταματήσει τη λειτουργία των πυρηνικών εγκαταστάσεων της.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Месец, когато Северна Кореа се съгласи да демонтира атомните си съоръжения.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.У той місяць Південна Корея погодилася демонтувати свої ядерні об'єкти.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.Это был месяц, когда Северная Корея согласилась демонтировать ядерные объекты.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.זה היה בחודש שבו צפון קוריאה הסכימה לפרק את מתקני הגרעין שלה.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.هنا، الشهر الذى وافقت فيه كوريا الشمالية على تفكيك منشآتها النووية.
Bu, Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini devre dışı bırakmayı kabul ettiği aydı.インドネシアでは大洪水がありました
"bu sahte bir belgedir" dedi. "O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."ez téves riasztás volt, nem észak-koreai."
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.Dlatego chcę dać ambitnym Północnokoreańczykom dzięki międzynarodowemu wsparciu szansę na rozwój.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.그래서 저는 고군분투하고 있는 북한 사람들에게 국제적인 지원과 함께 도움을 주고자 합니다.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.Proto bych, s mezinárodní podporou, ráda pomohla dodat mladým nadějným Severokorejcům naději na lepší život.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.ולכן ברצוני להעניק תקווה לצפון קוריאנים הזדמנות לשגשג בעזרת תמיכה בינלאומית.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.لذا أريد أن أساعد في منح الطموحين من الكوريين الشماليين الفرصة للنجاح بمساعدة الدعم الدوليّ.

İlgili Sayfalar