Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzenin ile cümle

kuzenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.During his stay in London, he is going to visit his cousin.
O, kuzeninin başarısını kıskanıyordu.She was envious of her cousin's success.
Luke, ben senin kuzeninim.Luke, I am your cousin.
"Senin kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "He just left."
"Kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "She's just left."
Sadece birkaç gün önce kuzenin Tom'u gördüm.I saw your cousin Tom just a few days ago.
Bütün dünya tek bir ülkedir, her insan kuzenindir.The whole world is one country, every person is your cousin.
Tom kuzenini öptü.Tom kissed his cousin.
Kuzenine ne dersin?What about your cousin?
Tom senin kuzenin, değil mi?Tom is your cousin, isn't he?
Tom, Mary'nin kuzeninin oğludur.Tom is the son of Mary's cousin.
Kuzeninin adı ne?What's your cousin's name?
Mary, kuzeninin sorularını cevaplamaktan kaçınmak için başı ağrıyormuş numarası yaptı.Mary pretended to have a headache to avoid answering her cousin's questions.
Tom senin kuzenin mi?Is Tom your cousin?
Tom'un kuzenin olduğunu unutmuşum.I forgot that Tom was your cousin.
Tom'un senin kuzenin olduğunu unuttum.I forgot that Tom was your cousin.
Gavril'in müdahalesi en azından kuzeninin canını kurtardı.Gavril's intervention saved at least his cousin.
II. Justinus kuzenini Konstantinopolis'e çağırdığında, nedeni bu gibi görünüyordu.When Justin II recalled his cousin to Constantinople, it seemed that this was the reason.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.Within his family, Hooke took both a niece and a cousin into his home, teaching them mathematics.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh surprised everyone by declaring his love to her and proposing marriage.
Film, genç bir hemşirenin, kuzeninin intiharı sonrasında, bununla mücadele etmesini anlatmaktadır.A young nurse struggles after her cousin's suicide.
Anne tarafından futbolcu kuzeninin izinden gitti.She followed the footsteps of her maternal cousin, who is a footballer.
1934-35'te, Meak, iki küçük kuzenini yanına aldırdı.Around 1934-1935, two of her young cousins came to live with her, a common Cambodian custom.
Kardeşin ya da kuzenin yok mu?Do you not have any siblings?
Peki neden Antarktika kuzeydeki kuzeninden daha soğuk?But why is Antarctica colder than its northern cousin?
Uzak bir kuzenine!Distant cousin!
Ve kuzeniniz diyor ki "Hey kuzen, şu websitesine bi bak.And then your cousin says, "Hey cuz, check out this website.
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Would you be willing to meet your third cousin?"
Sara, ben kuzenin Isak.Sara, it's your cousin Isak.
Ben senin kuzeninim ve sen bana aşıksın.I'm your cousin, and you're in love with me.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.In fact, he's selling exactly the same type of ice cream as you are.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.leaving your cousin to sell to the 25% of customers to the north.
She-Hulk olarak Jennifer daha düşük bir seviyede olsa da kuzenininkine benzer güçlere sahipti.As She-Hulk, Jennifer possessed powers similar to those of her cousin, though at a reduced level.
Kuzenini seviyordu ama babası komşu köyden zengin bir adamla evlenmesini istiyordu.She loved her cousin but her father wanted her to marry a rich man from neighbor village.
Programın DVD özel yorumuna göre, bu kuzenin Formula 1 yarışlarında tecrübesi varmış.According to the special's DVD commentary, this cousin did have experience in Formula 1 racing.
Gong-chan'ın arama çabaları sonuçsuz kalır ve kuzenini bulamaz.Offering a monthly salary plus a bonus, he asks her to do what she does best—to put on an act.
Tüzün, kör Halife'nin kuzenini El-Müstakfi unvanıyla halefi olarak atadı.Tuzun installed the blinded Caliph's cousin as successor, with the title of Al-Mustakfi.
Anne tarafından futbolcu kuzeninin izinden gitti.Er ist der Cousin des Fußballspielers Erkan Taşkıran.
Abruzzi bu durumu bozmak için dışarıdaki arkadaşına T-Bag'in kuzenini ortadan kaldırmasını söyler.Abruzzi prend l'affaire en main en éliminant le cousin et en mettant au point l'élimination de T-Bag.
Luke, ben senin kuzeninim.Luke, yo soy tu primo.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.Dentro de su familia, Hooke tuvo una sobrina y un primo en su casa, a los que enseñó matemáticas.
Kendisi ablası Makbule'ye çok önem vermekte ve sık sık kuzeninin kocası Cem'le uğraşmayı çok sevmektedir.Él admira a su hermana mayor Wendy ya veces riñe con John, su hermano mayor.
Suçluluk duygusuna kapılan Bobby, bir gün annesinin kendisini kabul edeceğini umarak kuzenine taşınır.Colpito dal senso di colpa, Bobby si allontana con sua cugina, sperando che un giorno sua madre lo accetterà.
O kuzeninin başarılarına imreniyordu.Она завидовала успеху своего двоюродного брата.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.وداخل أسرته، استضاف هوك ابنة أخيه وابن عمه في منزله لتعليمهم الرياضيات.
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.الحفيد: هو أحد أولاد الابن أو الابنة لشخص ما.
II. Justinus kuzenini Konstantinopolis'e çağırdığında, nedeni bu gibi görünüyordu.Quando Justino II chamou seu primo para Constantinopla, parecia que esta era a razão.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh surpreendeu todos ao declarar seu amor e pedi-la em casamento.
Kraliçenin, iki çocuğunun kraldan değil, kuzeninden olduğu söylenir.Królewna ucieszyła się, że ma męża królewicza, a nie żebraka.
Anne tarafından futbolcu kuzeninin izinden gitti.Z inicjatywy matki został piłkarzem.
Gavril'in müdahalesi en azından kuzeninin canını kurtardı.Василь Сліпак ціною власного життя врятував побратимів.
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.Tom unokaöccse, vagy legalább is valamilyen ifjabb rokona.
Suçluluk duygusuna kapılan Bobby, bir gün annesinin kendisini kabul edeceğini umarak kuzenine taşınır.Syyllisyyden kalvama Bobby muuttaa serkkunsa luokse toivoen, että joku päivä hänen äitinsä hyväksyisi hänet.
Suçluluk duygusuna kapılan Bobby, bir gün annesinin kendisini kabul edeceğini umarak kuzenine taşınır.Bobby får likevel stor skyldfølelse og håper at at Mary en dag vil ta imot ham.
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.Nevø er en slektsbenevning for sønnen til noens bror eller søster.
Gavril'in müdahalesi en azından kuzeninin canını kurtardı.Nygaards oilskinfrakk reddet trolig livet hans.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh mengejutkan semua orang dengan menyatakan cintanya kepadanya dan mengusulkan pernikahan.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.ハントの姪やいとこを自宅に招いて数学を教えてもいる。
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.必人の大家の娘で、従姉弟。
Anne tarafından futbolcu kuzeninin izinden gitti.母の従兄弟にサッカーボーイがいる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kuzenin ile cümle - kuzenin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App