Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Biliyorum! Keiko'nun benim ikinci kuzenim olduğunu söylememe izin ver.I know! Let me just say that Keiko is my SECOND cousin!
O ve ben kuzeniz.She and I are cousins.
"Senin kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "He just left."
"Kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "She's just left."
Mary, Tom'un kuzeni ile seks yaptığını öğrendiğinde şok oldu.Mary was shocked when she learned that Tom had had sex with his cousin.
Kuzenim bir esrarkeştir.My cousin is a junkie.
O, trenden iner inmez, kuzeni tarafından karşılandı.As soon as he got off the train, he was met by his cousin.
Kuzenim halen dört yaşında.My cousin is already four years old.
Biz kuzeniz.We're cousins.
Tom'un kuzeniyim.I'm Tom's cousin.
Tom benim kuzenim.Tom is my cousin.
Son zamanlarda kuzenimi gördün mü?Have you seen my cousin lately?
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.I had a cousin who lived in Boston.
Sadece birkaç gün önce kuzenin Tom'u gördüm.I saw your cousin Tom just a few days ago.
Tom benim ikinci kuzenim.Tom is my second cousin.
Mary benim kuzenimdir.Mary is my cousin.
Tom, benim kuzenimdir.Tom's my cousin.
Tom kuzenim.Tom's my cousin.
Bütün dünya tek bir ülkedir, her insan kuzenindir.The whole world is one country, every person is your cousin.
Kuzenim beni onun büyük doğum günü partisine davet etti.My cousin invited me to her big birthday party.
Kuzenimizin ikizleri vardı.Our cousin had twins.
Tom kuzenimi öptü.Tom kissed my cousin.
Tom kuzenini öptü.Tom kissed his cousin.
Kuzenim bir gazeteci.My cousin is a journalist.
Bu Tom'un kuzeniydi.That was Tom's cousin.
Tom ve ben kuzeniz.Tom and I are cousins.
Kuzenine ne dersin?What about your cousin?
Kuzenimin okulu benimkinden çok daha kolaydır.My cousin's school is much easier than mine.
Kuzenimin evi küçüktür.My cousin's house is small.
Adam ikinci kuzeni ile evlendi.Adam married his second cousin.
Tom'a benim Mary'nin kuzeni olduğumu söyledim.I told Tom I was Mary's cousin.
Kuzeni Amerika'da yaşıyor.Her cousin lives in America.
Kuzenim kemik erimesinden muzdarip.My cousin suffers from osteoporosis.
O benim kuzenimle evli.He's married to my cousin.
Tom senin kuzenin, değil mi?Tom is your cousin, isn't he?
Tom kuzenim değil.Tom is not my cousin.
Tom benim erkek arkadaşım değil. O benim kuzenim.Tom isn't my boyfriend. He's my cousin.
Tom erkek arkadaşım değil. O benim kuzenim.Tom isn't my boyfriend. He's my cousin.
Tom benim bir kuzenimle evli.Tom is married to a cousin of mine.
Boston'dan kuzenim olan Tom bugün burada.My cousin from Boston, Tom, is here today.
O benim kuzenimdir.He's my cousin.
O ev, kuzenim tarafından yaptırıldı.That house was built by my cousin.
Tom Mary'nin ikinci kuzeni.Tom is Mary's second cousin.
Tom benim kuzenim değil.Tom isn't my cousin.
Tom benim kardeşim değil. O benim kuzenim.Tom isn't my brother. He's my cousin.
O sarhoşken kuzenim, İsa'nın her gece onunla konuştuğunu söyledi.My cousin, who was a drunk, said that Jesus talked to him every night.
Kuzenim yarın evleniyor.My cousin is getting married tomorrow.
Dün öğleden sonrayı kuzenim Gian ile geçirdim.I spent yesterday afternoon with my cousin Gian.
İki yıl önce kuzenim İspanya'ya gitti, ancak teyzem henüz ondan haber almadı.My cousin traveled to Spain two years ago, however my aunt has not yet heard from him.
Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.Mordecai the Jew was a cousin of Queen Esther.
Sen benim kuzenim değilsin.You are not my cousin.
Tom Mary'nin ilk kuzenidirTom is Mary's first cousin.
Ben Thomas'ın kuzeniyim.I am Thomas's cousin.
Onun kuzeni ABD'de yaşıyor.Her cousin lives in the U.S.
Tom, bu benim kuzenim.Tom, this is my cousin.
Tom, Mary'nin erkek arkadaşının babasının kuzeni.Tom is Mary's boyfriend's father's cousin.
Tom kuzenimle nişanlandı.Tom got engaged to my cousin.
Sen benim kuzenim misin?Are you my cousin?
Kuzenimin büyük aksiyon figürleri koleksiyonu var.My cousin has a large collection of action figures.