Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.During his stay in London, he is going to visit his cousin.
Karısının ikinci kuzeni Yahudi yargı meclisinin üyesiydi.His wife's second cousin was a member of the Jewish ruling council.
Botta kürek çeken kız kuzenimdir.The girl rowing a boat is my cousin.
Helen, bu benim kuzenim.Helen, this is my cousin.
Havuzda yüzen kız kuzenimdir.The girl swimming in the pool is my cousin.
Smithsler bizim kuzenimizdir.The Smiths are our cousins.
John erkek kardeşim değil fakat benim kuzenim.John is not my brother, but my cousin.
George'un iki kuzeni var; biri Almanya'da ve diğeri İsviçre'de yaşıyor.George has two cousins; one lives in Germany and the other in Switzerland.
Sanırım Jack Mary'nin ikinci kuzeni.Jack is Mary's second cousin, I believe.
Bu benim kuzenim.This is my cousin.
Kuzenim gelecek ay bir çocuk sahibi oluyor.My cousin is having a baby next month.
Kuzenim bana kasabayı gezdirdi.My cousin took me around the town.
Kuzenim evimize yakın bir dükkânda çalışıyor.My cousin works in a shop near our home.
Bu sabah kuzenimi yolcu etmek için havaalanına gittim.This morning I went to the airport in order to see my cousin off.
Ben onu ziyaret ettiğimde kuzenim bir haftadır yatakta hastaydı.My cousin had been sick in bed for a week when I visited him.
Üç kuzenim var.I have three cousins.
Avukat olan bir kuzenim var.I have a cousin who is a lawyer.
Anne tarafında üç kuzenim var.I have three cousins on my mother's side.
Senin kuzenimle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my cousin.
Avukat kuzenim şu anda Fransa'da.My cousin, who is a lawyer, is in France at present.
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Kuzenim hokus pokusta iyidir.My cousin is good at doing magic tricks.
Kuzenimden 1,000 yen ödünç aldım.I borrowed 1,000 yen from my cousin.
Kuzenimi karşılamak için havaalanına gitmeliyim.I have to go to the airport to meet my cousin.
Kuzenimi planımı kabul etmeye ikna etmeyi başardım.I managed to persuade my cousin into accepting my plan.
Gerçeği söylemek gerekirse, o benim kuzenim.To tell the truth, she is my cousin.
Onun kuzeni, onun adını hep unuturum, bir hemşireydi.His cousin, whose name I forget, was a nurse.
O, kuzeni ile birlikte kalmak için gitti.He went to stay with his cousin.
O, benim kuzenim değil.He isn't my cousin.
O, benim kuzenimle evlendi.He married my cousin.
O, benim kuzenimle nişanlandı.He got engaged to my cousin.
Benim erkek kardeşim değildir. O benim kuzenimdir.He isn't my brother. He's my cousin.
Kuzeni için bir doğum günü yemeği planladı.She planned a birthday dinner for her cousin.
O, kuzeninin başarısını kıskanıyordu.She was envious of her cousin's success.
Editör ve yayıncı benim kuzenimdir.The editor and publisher is my cousin.
Hokkaido'daki kuzenim iyi bir kayakçıdır.My cousin in Hokkaido is a good skier.
O, trenden iner inmez kuzeni tarafından karşılandı.On getting off the train, he was met by his cousin.
İki kuzenim var.I have two cousins.
O benim bir kuzenimle evli.She's married to a cousin of mine.
Kuzenim benden biraz daha yaşlıdır.My cousin is a little older than I am.
O benim kuzenim değil.He's not my cousin.
Kuzenim beni düğününe davet etti.My cousin invited me to her wedding.
Bir doğum günü partisiyle kuzenimi şaşırttık.We surprised my cousin with a birthday party.
Luke, ben senin kuzeninim.Luke, I am your cousin.
Tom'un üç kuzeni var.Tom has three cousins.
Tom'un doktor olan bir kuzeni var.Tom has a cousin who is a doctor.
Tom Mary'nin kuzeni değildir.Tom isn't Mary's cousin.
Tom Mary'nin erkek kardeşi değildir. Onun kuzenidir.Tom isn't Mary's brother. He's her cousin.
Tom Mary'nin kuzeni.Tom is Mary's cousin.
Mary Tom'un kuzeni.Mary is Tom's cousin.
Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.Tom and his cousin went into business together.
Tom'un Mary adında bir kuzeni var.Tom has a cousin named Mary.
Kuzenim gibi inşaatçılar, sık sık şantiyeye ağır malzemeler taşımak zorundalar.Builders, like my cousin, often have to carry heavy materials to site.
Kuzenim Mısır'dan. O Mısırlıdır.My cousin is from Egypt. He is Egyptian.
Kuzenim dört yaşında ama o benim kadar çok yiyor.My cousin is four, but he eats as much as I do.
Kuzenim dört yaşında ama o benim yediğim kadar çok yiyor.My cousin is four years old, but she eats as much as I do.
Kuzenimin düğünü için nisan ayında New Orleans'ta olacağım.I will be in New Orleans in April for my cousin's wedding.
Kuzenim kuyrukta sondan ikinci kişi.My cousin is the second to the last person in the line.
Kuzenimin vaftizine gitmek zorundayım.I have to go to my cousin's baptism.
Kuzenim Tanrı'nın çağrısını kabul etti ve rahip oldu.My cousin received the call of God and became a priest.