Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzen ile cümle

kuzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Так, Грамотный Паучок еще и брат грамотной пчелы.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Таким чином, Грамотний Павук є ще й братом грамотної бджоли.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.ובכן "עכביש האיות" הינו בן הדוד של "דבורת האיות" (תחרות איות לילדים)
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.وعنكبوت الهجاء هو ابن عم نحلة الهجاء
"Spelling Spider". Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Et l'Araignée Orthographe est une cousine de l'abeille orthographe [compétition scolaire d'orthographe].
"Spelling Spider". Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni."Spelling Spider" je bratranec "spelling bee" /hláskování/.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.그러면 그 자리의 남쪽에 있는 75% 손님을 상대할 수 있을고라 생각한거죠. 테디에게는 복쪽에 있는 손님들중 25%만 남겨진거죠.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.lăsându-l pe Teddy să vândă celor 25% din nord.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.בהנחה שאתם משרתים 75% מהאנשים לדרומכם, ומשאירים לבן דודכם למכור ל25% מהלקוחות בצפון.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.مفترضاً أنك سوف تحصل على (75% من الزبائن) الواقعين جنوب عربتك لكي تترك لإبن عمك (25% من الزبائن) في الشمال
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.テッド君のお客さんは 北の25%だけになると思った でも後から来たテッド君が 君のすぐ南にカートを置いたので
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Apakah Anda bersedia bertemu dengan sepupu ketiga Anda?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Bạn có sẵn lòng muốn gặp người anh em họ thế hệ thứ ba của mình không?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Boli by ste ochotný stretnúť bratranca z tretieho kolena?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Chcete se setkat se svým bratrancem ze třetího kolena?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Czy chciałbyś poznać swojego kuzyna trzeciego stopnia?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Deseja encontrar-se com o seu terceiro primo?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Doriţi să vă cunoaşteţi vărul de gradul trei?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""¿Estaría dispuesto a conocer a su primo tercero?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""당신의 팔촌을 만나시겠습니까?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Skulle du vilja möta din brylling?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Szeretne találkozni a harmad-unokatestvérével?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Vorresti conoscere tuo cugino di terzo grado?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Voudriez-vous rencontrer votre cousin germain?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Wären Sie bereit, Ihre Cousine dritten Grades zu treffen?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Zou je je verre neef willen ontmoeten?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Θα ήθελες να συναντήσεις τον τρίτο σου εξάδελφο;"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Бихте ли искали да се запознаете с третия си братовчед?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Не хотите ли вы познакомиться с троюродным братом?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Чи не хотіли б ви познайомитись зі своїм троюрідним братом?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""האם תרצו להכיר את בן הדוד השלישי שלכם?"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""هل توافق على لقاء قريبك الثالث؟"
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?"両者が「はい」と言えば
Uzak bir kuzenine!팔촌!
Uzak bir kuzenine!Prima distante!
Uzak bir kuzenine!¡Prima lejana!
Uzak bir kuzenine!Sepupu jauh !
Uzak bir kuzenine!У дальню!
Uzak bir kuzenine!عم غير شقيق
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Az a feltevés, hogy úgy viszonyulnak egymáshoz, mint az unokatestvérek.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Domněnka je, že jsou příbuzní asi jako bratranci.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Domnievame sa, že sú príbuzní asi ako bratranci.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.E a suposição é que eles são aparentados, como primos ou qualquer coisa.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.E il presupposto è che sono imparentati come cugini o giù di lì.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Et on assume qu'ils sont apparentés comme des cousins ou un truc comme ça.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.그리고 이것들이 사촌 간이거나 아니면 그런 친척 간으로 연결되어있다고 가정해왔습니다.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.La suposición es que están emparentados como primos o algo así.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Och antagandet är att de är besläktade som kusiner eller något sådant.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Şi presupunerea este că ei sunt înrudiţi, ca verii, sau aşa ceva.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Und die Annahme ist, dass sie zueinander wie Cousins sind oder so ähnlich.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Và giả thuyết của chúng ta là chúng có quan hệ với nhau như là anh em họ hay tương tự như vậy.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.We veronderstelden een beetje als neven of zoiets van elkaar.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Założenie jest więc takie, że są one spokrewnione jak kuzyni czy coś podobnego.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Предполагается, что их родство подобно двоюродному или чему-то такому.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Приема се, че те са свързани като братовчеди.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.וההנחה היא שהם קרובי משפחה בדרגת בני דודים או משהו כזה.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.والإفتراض هو ان لديها صلة قربى مثل ابناء العمومة او ما شابه
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.いとこの様な関係にあると 思われています しかしもっと近い関係にあるとは
Ve ayrıca onların en yakın kuzeniyiz.Et nous sommes également leur cousin le plus proche.
Ve ayrıca onların en yakın kuzeniyiz.I my też jesteśmy ich najbliższym kuzynem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod