Kim bu kuzenler?Kim są nasi kuzyni?
Kim bu kuzenler?과연 이들은 누구일까요?
Kim bu kuzenler?Những họ hàng này là ai?
Kim bu kuzenler?Quem são estes primos?
Kim bu kuzenler?¿Quiénes son estos primos?
Kim bu kuzenler?Qui sont ces cousins ?
Kim bu kuzenler?Siapa saudara sepupu kita ini?
Kim bu kuzenler?Vilka är dessa kusiner?
Kim bu kuzenler?Wer sind diese Verwandten?
Kim bu kuzenler?Wie zijn deze neven?
Kim bu kuzenler?Ποια είναι αυτά τα ξαδέρφια;
Kim bu kuzenler?Кои са тези братовчеди?
Kim bu kuzenler?Кто же они, эти родственники?
Kim bu kuzenler?Хто ж ці родичі?
Kim bu kuzenler?מיהם בני הדודים האלה?
Kim bu kuzenler?من هم اولاد العمومة هؤلاء ؟
Kim bu kuzenler?ボノボは「戦いではなく愛を交わす」猿です
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriMais la mauvaise nouvelle, c'est que Lizzi Borden est ta cousine.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriAber die schlechte Nachricht ist, dass auch Lizzi Borden deine Cousine ist.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriAle špatná zpráva je, že tvoje sestřenice je Lizzi Bordenová.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriA rossz hír az, hogy Lizzi Borden is az unokatestvéred."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriHet slechte nieuws is dat je neef ook Lizzi Borden is.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri하지만 나쁜 소식은 네 사촌이 리지 보덴이다."라고 말씀하셨죠.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriLa cattiva notizia è che sei parente anche di Lizzi Borden.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri"Mas também tens como prima Lizzie Borden."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriNamun berita buruknya adalah Lizzi Borden juga sepupumu.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriPero la mala noticia es que tu prima también es Lizzi Borden".
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriTin xấu là con cũng có họ với Lizzi Borden."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriVestea proasta e ca si Lizzi Borden este verisoara ta.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri"Zła wiadomość jest taka, że Lizzi Borden też jest twoich kuzynem".
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriΑλλά τα κακά νέα είναι ότι ξαδέλφη σου είναι και η Lizzi Borden.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriА плохая новость в том, что твоей родственницей так же является Лиззи Борден."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriА погана новина в тому, що також твоєю родичкою є Лізі Борден.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriНо лошата новина, е че Лизи Бордън също ти е братовчедка.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriאבל היתה גם בת דודה - ליזי בורדן."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriلكن الأخبار السيئة هي أن بنت عمك هي أيضاً ليزي بوردن.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri私は言いました、「だから?僕達の縁戚にリジーがいるだけだよ」
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.A Krosoczka család helyzetkomédiájában én voltam Oliver unokatestvér, az új gyerek, aki megjelent a semmiből.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Era como el primo Oliver en la comedia de TV de la familia Krosoczka el niño nuevo que salió de la nada.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Eram Vărul Oliver din serialul familiei Krosoczka, copilul nou, apărut de nicăieri.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Ero il cugino Oliver della sitcom della famiglia Krosoczka, il nuovo bambino venuto dal nulla.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Eu era o primo Oliver da série "A família Krosoczka", a nova criança que apareceu do nada.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Ik was het vijfde wiel aan de wagen van de Krosoczka-familie, de nieuweling die uit het niets kwam.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Jag var som kusinen, Oliver, i komediserien om familjen Krosoczka, den nya killen som kom från ingenstans.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.J'étais le cousin Oliver de la série de la famille Krosoczka, le nouveau gosse qui vient de nulle part.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.마치 저는 크로소작 가족 드라마의 올리버 사촌(Oliver Cousin) 같은 존재였죠, 갑자기 나타난 아이 같은 존재였죠.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Ήμουν το νέο αίμα της οικογένειας, της οικογένειας Κροσότσκα, το νέο παιδί που ήρθε απ' το πουθενά.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.Я був наче кузен Олівер з комедійного серіалу в сім'ї Кросочка, дитина, що з'явилась нізвідки.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.הייתי "בן הדוד אוליבר" בקומדיה של משפחת קרוזוסקה, הילד החדש שהגיע משום מקום.
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.كنت مثل ابن العم أوليفر لمسرحية سيتكوم لعائلة الكريزوسكا، الطفل الجديد الذي ظهر من العدم
Krosoczka ailesi komedi dizisinin kuzen Oliver'iydim, bir anda ortaya çıkan yeni çocuk.突然 新しい親戚の子が登場するみたいな ひょんなところからきた子供だったんです 祖父母はあまり細かい事は気にかけず
Kuzenim bunu da sordu. Bakalım hatırlayabilecek miyim? Sorunun ana hatlarını hatırlıyorum.Amit mondott nekem -- ez tényleg próbára teszi az emlékezetemet -- de a lényegére emlékszem a feladatnak.
Kuzenim bunu da sordu. Bakalım hatırlayabilecek miyim? Sorunun ana hatlarını hatırlıyorum.Dała mi - na prawdę testuje moją pamięć sprawdzając czy pamiętam - ale pamiętam sedno problemu.
Kuzenim bunu da sordu. Bakalım hatırlayabilecek miyim? Sorunun ana hatlarını hatırlıyorum.Sie gab mit... das stellt jetzt wirklich mein Gedächtnis auf die Probe ob ich das hinbekomme....
Kuzenim bunu da sordu. Bakalım hatırlayabilecek miyim?اعطتني --انها تقوم باختبار ذاكرتي لأرى
Kuzenim bunu da sordu.Dala mi..
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Em họ tôi không có tiền đóng học, và nó rất thông minh tôi đã giúp nó
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.제 사촌은 매우 영리했지만, 학비가 떨어졌습니다. 저는 사촌의 수업료를 내주었습니다.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Kuzynce skończyły się pieniądze na czesne, jej też pomagałam.
Kuzenim, çok akıllı bir kızdır, okul ücretini karşılayamayınca taksitlerini ben ödedim.Ma cousine ne pouvait plus payer son ecole, et elle est brillante donc j'ai paye son ecole