Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Era primo de Charles Darwin.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Era un cugino di Charles Darwin.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Er war ein Cousin von Charles Darwin.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Francis Galton, kuzyn Karola Darwina.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Hän oli Charles Darwinin serkku.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Han var Darwins kusin.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.그는 찰스다윈의 사촌이구요.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Ő Charles Darwin unokaöccse.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Ήταν εξάδελφος του Κάρολου Δαρβίνου.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Бил е братовчед на Чарлз Дарвин.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Він був двоюрідним братом Чарльза Дарвіна.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.Он был двоюродным братом Чарльза Дарвина.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.בן דודו של צ'ארלס דרווין.
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.كان ابن عم شارلز داروين
Charles Darwin'in kuzenlerinden birisiydi.彼の指摘は ある人々は 他はすべて正常なのに
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Als Kind führte ich ein ziemlich normales Leben: ich ging zur Schule, spielte mit meinen Freunden und Cousins.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Am avut o viață destul de normală în copilărie: mergeam la școală, mă jucam cu prietenii și verii mei.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Da bambino la mia vita era abbastanza normale: andavo a scuola, giocavo con i miei amici e i miei cuginetti.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.De niño tuve una vida bastante normal: iba a la escuela, jugaba con mis amigos y mis primos.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Gyerekként egész átlagos életem volt: iskolába jártam, barátaimmal és unokatestvéreimmel játszottam.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Jako dziecko, miałem całkiem normalne życie: uczęszczałem do szkoły, bawiłem się z przyjaciółmi i kuzynami.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Kävin koulussa, leikin kavereitteni ja serkkujeni kanssa.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Měl jsem poměrně normální dětství: chodíval jsem do školy, hrával jsem si s přáteli a bratranci.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Prežil som si tradičné detstvo: chodieval som do školy, hrával som sa s priateľmi a bratrancami.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Η παιδική μου ηλικία ήταν αρκετά φυσιολογική: πήγαινα σχολείο, έπαιζα με τους φίλους μου και τα ξαδέρφια μου.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Будучи дитиною, я жив цілком звичайним життям: ходив у школу, грав зі своїми друзями і братами.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu. Okula gidip, arkadaşlar ve kuzenlerimle oyunlar oynadım.Будучи ребенком, я жил вполне обыкновенной жизнью: ходил в школу, играл со своими друзьями и братьями.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.바로 얼마전에, 제 삼촌이 말하길, 그가 저의 6살짜리 사촌에게 시리얼을 주는데,
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.6歳の息子に オーガニックのシリアルと 砂糖のついたコーンフレークの
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Äskettäin setäni sanoi, että hän oli tarjonnut kuusivuotiaalle serkulleni muroja.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Baru saja, paman saya menawarkan sereal kepada sepupu saya yang berumur 6 tahun.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Cu puțin timp în urmă, unchiul meu mi-a zis că i-a oferit vărului meu de şase ani cereale.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.For ikke så lang tid siden, sagde min onkel, at han havde tilbudt min seksårige fætter morgenmad.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.För inte så länge sedan, sa min morbror att han erbjudit min sexårige kusin flingor.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Há pouco tempo, o meu tio disse que ofereceu cereais ao meu primo de seis anos.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Il n'y a pas si longtemps, mon oncle proposait des céréales à mon cousin de six ans.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Không lâu trước kia, bác tôi đã bảo rằng khi ông đưa cho cậu em 6 tuổi 1 loại ngũ cốc.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nedávno můj strýc říkal, že mému šestiletému bratranci nabídl cereálie.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nem is olyan rég, a nagybátyám mesélte, hogy a 6 éves unokatesómat müzlivel kínálta.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nie je to tak dávno, keď môj strýko povedal, že ponúkol môjmu 6-ročnému bratrancovi cereálie.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Niet zo lang geleden bood mijn oom mijn zesjarige neefje cornflakes aan.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.No hace mucho tiempo, mi tío dice que le ofreció cereal a mi primo de 6 años.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Non molto tempo fa, mio zio ha detto che aveva offerto dei cereali a mio cugino di 6 anni.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Vor nicht allzu langer Zeit erzählte mir mein Onkel, dass er meinem sechsjährigen Cousin Müsli angeboten habe.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Wujek opowiadał mi, jak chciał dać mojemu 6-letniemu kuzynowi płatki śniadaniowe.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Πριν λίγο καιρό, ο θείος μου είπε ότι είχε προσφέρει στον εξάχρονο αδερφό μου δημητριακά.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Неотдавна, чичо ми каза, че той предложил на моя шест годишен братовчед мюсли.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Не так давно, мій дядько сказав, що він запропонував моєму шестирічному двоюрідному братові пластівці.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Не так давно мой дядя сказал, что предложил моему 6-ти летнему двоюродному брату хлопья.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.לפני זמן לא רב, דודי סיפר שהוא הציע לבן-דודי בן ה-6 דגני בוקר.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.بالمناسبة ليس من مدة طويلة .. عرض عمي على ابنه البالغ من العمر 6 سنوات حبوب الافطار
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.Cyrano estaba enamorado de su prima, Roxanne.
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.Cyrano estava apaixonado por sua prima, Roxanne.
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.Cyrano jatuh cinta pada sepupunya, Roxanne.
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.시라노는 자신의 사촌 여동생 록산느를 사랑하고 있습니다
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.Сірано був закоханий у свою родичку Роксану.
Cyrano kuzeni Roxanne'a âşıktı.سيرانو كان مغرما بابنة عمه روكسان
Darwin'in kuzeniydi.Bol to Darwinov bratranec.
Darwin'in kuzeniydi.C'était le cousin de Darwin.
Darwin'in kuzeniydi.Ele era primo de Darwin.