Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Sončna svetloba se je zbrala zunaj zgradbe, prodrla skoznjo in osvetlila vsako seme.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Światło dziennie wpadało -- było łapane na zewnątrz pudła i przebiegało by oświetlić każde nasienie.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.그리고 박스안에서 어떤것이 나오는지를 알고 싶다는 뜻입니다. 2라는 숫자를 박스안에 집어넣었을때 말이죠.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.2 を入れてください。 ボックスの中で行われるのは、この計算です。
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.A chtěl vědět, co vypadne ze skříňky Když do ní dám 2.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.E eu quero saber o que vai sair da caixa quando eu colocar 2 nela.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.En ik wil weten wat er uit de doos komt als ik er 2 in zet.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Et je veux savoir ce qu'il en sort quand je mets 2 a l'intérieur
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.E voglio sapere che cosa uscirà da questa scatola quando ci metto dentro un 2.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Hvad sker der?
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Och jag vill veta vad som kommer ut från lådan när jag för in 2 i den.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Y yo quiero saber lo que sale de la caja cuando me pongo dos en ella.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Και θέλω να δω τι θα βγει από το κουτί όταν βάλω το 2 μέσα σε αυτό.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.І я хочу знати, що вийде зі скриньки, коли я поміщу туди 2.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.Нали така? Искам да знам какво излиза от кутията, когато поставя в нея 2.
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.לשים אותו לתוך התיבה. ואני רוצה לדעת מה מגיע מהקופסה
Ve kutunun içine 2 koyunca ne çıktığını bilmek istiyoruz.وأريد أن أعرف على ماذا سنحصل من الصندوق عندما أضع 2 فيه
Yani, 16'ya 16'ya 4. Kutunun optimum hacmi, budur.Esto sería de 16 por 16 por 4.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Bărbatul îi spune pisicii să nu-i treacă prin cap să iasă din cutie.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.De man zegt aan de kat: waag het niet om buiten het kader te denken.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Der Mann sagt also zu der Katze: "Wag es ja nicht, quer zu denken."
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Donc, le gars dit au chat, n'essaye jamais d'être d'original.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.El tipo le está diciendo al gato: "no te atrevas a pensar fuera de lo convencional".
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.여기서 남자는 고양이한테 말하고 있어요. 감히 다른 생각을 하지 마라.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Một gã đàn ông đang nói với chú mèo, tôi không muốn chú mày sáng tạo trong suy nghĩ (think outside the box).
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Portanto, o tipo diz ao gato para não se atrever a pensar "fora da caixa".
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Quindi, il ragazzo sta dicendo al gatto, non ti permettere di pensare in modo non convenzionale.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Ten facet mówi kotu, żeby nie ważył się "robić" poza szablonem.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Ο τύπος λέει στη γάτα, μη τυχόν και τολμήσει να σκεφτεί έξω από το κουτί.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.И така, мъжът казва на котката: не си позволявай да мислиш извън кутията.
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.Человек говорит коту: "Не смей выходить за рамки этой коробки".
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.האיש אומר לחתול, "אל תעיז לחשוב מחוץ לקופסה."
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.اذن، يقول الرجل للقط، إياك أن تجرؤ على التفكير خارج الصندوق
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.飼い主が猫に決まった場所にしか 絶対するなと 言っているわけです 実は私はこの猫に似ていたんです
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.이 수식의 의미는 2라는 숫자를 박스안에 집어 넣는다는 뜻입니다.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Beh, ciò significa che dobbiamo prendere il 2 e metterlo dentro la scatola.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Bem, isso significa que nós estamos pegando 2 e nós vamos colocar ele na caixa.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Bueno, eso significa que estamos tomando 2 y vamos a lo puso en la caja.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Cela veut dire que nous prenons 2 et nous allons l'introduire dans la boîte.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Det innebär att vi tar värdet 2 och vi för in det i lådan.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Det vi vil vide er, hvad der kommer ud igen.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.To znamená, že vezmeme číslo 2 a vložíme ho to skříňky.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Wel, dat betekent dat we 2 nemen en we gaan dat in de doos zetten.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Αυτό θα σήμαινε ότι παίρνουμε το 2 και πάμε να το βάλουμε μέσα στο κουτί.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Това означава, че взимаме 2 и го поставяме в кутията.
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.Це значить, що ми беремо 2 і відправляємо її в скриньку. Чи не так?
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.אומרים, מה F של 2? ובכן זה אומר שאנחנו לוקחים 2 ו אנחנו הולכים
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.هذا يعني اننا سنأخذ الـ 2 ونريد ان نضعها في الصندوق
Yani, bu demektir ki biz 2'yi alıp kutunun içine koyacağız.それを、箱に入れます。 ボックスから出てくるのは何でしょう?
Yani, burası açık olduğu için, kutunun içini görebiliyoruz. -Así que me voy a cortar las esquinas y luego me voy para doblar los lados.
Yani, burası açık olduğu için, kutunun içini görebiliyoruz. -اذاً سوف اقص مربعاً هنا، وسوف اقص
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Apa isi kotak Anda?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Ce se află în cutia dvs.?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Co jest w waszych?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Čo je v tej vašej?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Co je v té vaší?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Còn những cái hộp của quý vị thì sao?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Cosa c"è nella vostra, di scatola?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Hvad er der i jeres?
Ya sizdeki kutunun içinde ne var?Kaj je v vaši?