Neyse, kutumuzun hacmi böyle ve maksimum hacmi bulmak istiyoruz. -على اي حال، ان هذا هو حجم الصندوق المفتوح و نريد تكبيره
O zaman, kıvırdığımızda, kutumuzun hacmi ne olacak? -A jaka bedzie objętość pudełka, gdy wszystko pozaginamy?
O zaman, kıvırdığımızda, kutumuzun hacmi ne olacak? -A pak co bude objem naší krabice když to všechno složíme?
O zaman, kıvırdığımızda, kutumuzun hacmi ne olacak? -Lo Dibújele en un ángulo. Es la base.
O zaman, kıvırdığımızda, kutumuzun hacmi ne olacak? -ومن ثم ماذا سيكون حجم الصندوف عندما نطوي كل شيئ؟
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil,저희집 우편함에는 비밀 엽서들이 쌓이기 시작했죠.
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil, Teksas, Kaliforniya, VancouverElkezdtem titkokat kapni az otthoni postaládámba, nem csak Washingtonból, hanem Texasból, Kaliforniából,
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil, Teksas, Kaliforniya, VancouverY comencé a recibir secretos en mi correo, no solo de Washington, D.C., sino también de Texas, de California,
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil, Teksas, Kaliforniya, VancouverВ моём почтовом ящике стали появляться секреты не только из Вашингтона, но и из Техаса, Калифорнии,
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil, Teksas, Kaliforniya, VancouverЯ знаходив у своїй поштовій скриньці листівки з марками не лише з Вашингтону, а й Техасу, Каліфорнії,
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil,התחלתי לקבל גלויות בדואר הביתי שלי,
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil,بدأت أتلقى الأسرار في صندوق بيتي في المنزل،
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil,我開始喺我屋企信箱收到明信片
Posta kutuma sadece Washington D.C.'den değil,様々な消印の葉書が届くようになりました
Şimdi de, çevreleyen kutuyu çizelim. Bu bizim kutumuz.이 주위에 상자를 그려봅시다. 이게 우리 '상자'입니다.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım. Gırtlağımız aynı zaman da ses kutumuz.Je pourrais dessiner notre langue et tout ça et peut être je vais...
Ve benim kutum.60歳以上の人々
Ve benim kutum.A potom moja krabica.
Ve benim kutum.Ed ecco la mia scatola.
Ve benim kutum.E esta é a minha caixa.
Ve benim kutum.En dan is er mijn doos.
Ve benim kutum.És ez az én dobozom.
Ve benim kutum.Esta caja me representa.
Ve benim kutum.In tu je moja škatla.
Ve benim kutum.그리고 이건 제 박스 입니다.
Ve benim kutum.Lalu inilah kotak saya.
Ve benim kutum.Och så är detta min låda.
Ve benim kutum.Og dette er min kasse.
Ve benim kutum.Şi apoi este cutia mea.
Ve benim kutum.Und dann kommt mein Karton.
Ve benim kutum.Và đến hộp của tôi.
Ve benim kutum.Voici ma boîte.
Ve benim kutum. Yaşı 60 ve üstü olanlar.A pak tu máme mou krabici, ve které jsem já -- lidi nad 60 let.
Ve benim kutum. Yaşı 60 ve üstü olanlar.A potem moje pudełko. powyżej 60.
Ve benim kutum. Yaşı 60 ve üstü olanlar.А вот моя коробка — возраст за 60.
Ve benim kutum.Μετά είναι και το δικό μου κουτί.
Ve benim kutum.Това е кутията ми.
Ve benim kutum.ואז יש את הקופסא שלי
Ve benim kutum.ومن ثم صندوقي أنا.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.그리고 이 장비들을 휴대폰 수리 상점으로 가지고 갔더니, 마법같은 일들이 벌어졌습니다.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Le-am dus la un atelier improvizat de reparat telefoane mobile și minunea s-a întâmplat.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Wir brachten alles in die Bastelstube eines Telefon-Reparaturladens, und dann - das Wunder.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Y lo llevamos nuevamente a esta tienda de reparación de móviles, y se produjo la magia.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.Занесохме телефона в малката работилница, където поправят мобилни телефони и магията се случи.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.אלה ילדים שצורחים בקולי-קולות, ואתה באמת צריך להתעלות על זה. ולקחנו את זה חזרה למערך התיקונים הקטן הזה,
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.وأخذنا إلى الوراء إلى هذا الإعداد ترقيع قليلاً من ورشة لإصلاح الهواتف النقالة، ومن ثم يحدث السحر.
Yemek kutumuzu cep telefonlarının tamir edildiği dükkâna geri götürüp kendimizi işin büyüsüne bırakıyoruz.よろず修理屋に持って行きました ここでマジックが起きるのです 私たちはこれらの道具を全て分解して