Tanrı Amerika Birleşik Devletleri'ni kutsamaya devam etsin.May God continue to bless the United States of America.
Evdeki tüm erkek ve kadın köleleri Theodore'a kutsaması için getirildi.All the male and female slaves of the household are brought to Theodore for his blessing.
Bu (Fahnenweihe) "bayrak kutsama" adı verilen özel bir törenle yapıldı.This was done in a special ceremony called the "flag consecration" (Fahnenweihe).
25:8 Sanhedrin, ellinci yılı kutsamalı Lev.25:8 The Sanhedrin must sanctify the fiftieth year — Lev.
Cemaatlerin çoğunda kutsama sadece Ester kitabından önce ve sonra yapılır.In most communities, Esther is the only book accompanied by blessings before and after.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.But he said, “Why is it that you ask my name?”
Benim bütün kutsamama sahipler.They have my full blessing.
Devletleri'ni kutsamaya devam etsin.God continue to bless the United States of America.
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır.This is bliss... happiness... freedom... enlightenment.
Bu çifti kutsamak harika olurdu.It would be a great blessing to this couple
Güzel. Uzun zamandýr Papa cenaplarýnýn kutsamasýný almamýţtým.Permita-me, para terminar que lhes conte algo:
Biz, tanrıya kutsamasını söylüyoruz. Bu, tüm dinlerde küfür sayılır.Here we are telling god who to bless, which is an insult through all religions.
Kutsamak için bana buyruk verildi; O kutsadı, ben değiştiremem.Behold, I have received a command to bless. He has blessed, and I can't reverse it.
‹‹Bakın, bugün önünüze kutsamayı ve laneti koyuyorum:Behold, I set before you this day a blessing and a curse:
Sonra herkes evine döndü. Davut da ailesini kutsamak için evine döndü.All the people departed every man to his house: and David returned to bless his house.
Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam, O da içinden beni kutsamadıysa,if his heart hasn't blessed me, if he hasn't been warmed with my sheep's fleece;
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Yes, he loved cursing, and it came to him. He didn't delight in blessing, and it was far from him.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.By the blessing of the upright the city is exalted: but it is overthrown by the mouth of the wicked.
Söz konusu kutsama 1453'ten bu yana ilk defa yapıldı.It marked the first time the service had been held there since 1453.
Açılışta bir de kutsama töreni düzenlendi.A reconsecration ceremony was held during the event.
Katedralın kutsama töreniConsecration of the Cathedral
19. yüzyılda yicek kutsaması, Michał Elwiro AndriolliFood blessing in the 19th century, by Michał Elwiro Andriolli
Bununla birlikte, Yiyeceklerin Kutsaması şenlikli bir durumdur.The Blessing of the Food is, however, a festive occasion.
Kral III. Bagrat'ın kutsamasıyla oğlu I. Mamia Guria prensi oldu. [1]He was succeeded, with the blessing of King Bagrat III, by his son Mamia I.[1]
Ayrıca dövüşmeden önce kılıcını likörle 'kutsamak' için kullandığı bir sake sürahisi vardır.He also has a sake jug, which he uses to 'bless' his blade with liquor before he fights.
Tanrıçanın kutsamasıyla güçlendirilmiş Ianna Kılıcı'nı kullanarak kazanmak zor olmayacak.Keiner soll dieses Schwert herausziehen, außer mit der Hilfe Gottes.
Fakat Yakup Peygamber bu kutsamadan yani hayır duasından önce bunu öğrendi.Der abwesende Prophet Geyer bestätigte diese Rufung später als aus dem Geist Gottes kommend.
Dördüncü el abhaya mudra ("koruma işareti") ya da varada mudra ("kutsama işareti") şeklinde durur.Plus rarement, cette main exprime la 'Abhaya Mudrā' (ou 'geste/signe de la protection').
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Elles dirent : "Puissions choisir un vœu.
Bir diğer taraftan, bu toprağı kutsamamız, kutlu kılmamız mümkün değildir.On y bénit, on y discourut et on y glorifia la Nation.
Özgün İngiltere sürümü Bay Bennet'in Elizabeth'i kutsamasıyla ve Darcy ile evliliğiyle bitti.Dicha versión concluye con el Sr. Bennet dando su bendición a la unión de Elizabeth y el Sr. Darcy.
Esav babasından kendisini de kutsamasını istedi.Parker lo invita a pregare anche per loro.
Ölmeden önce sevgili oğlu Esav'ı kutsamak istedi.Alla sua morte, il figlio Pietro gli pubblicò un Elogio.
Bir diğer taraftan, bu toprağı kutsamamız, kutlu kılmamız mümkün değildir.Но всё же не в нашей власти освятить это поле, сделать священной, одухотворить эту землю.
Fakat Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" der.Но халиф ответил: «Я не прикажу тебе и не запрещу тебе».
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Что не спросил меня, я сказал (ответил)».
Fakat Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" der.فقالَ يعقوبُ: «لا أتْرُكُكَ حتى تُبارِكَني».
Evdeki tüm erkek ve kadın köleleri Theodore'a kutsaması için getirildi.Todos os escravos e escravas da casa foram levados a Teodoro para receberem sua bênção.
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.Izaak II potwierdził wobec posłów przyrzeczenia złożone przez syna.
Kutsamak, kutlamak... gibi bereket ve esenlik bildiren kelimeler kut- kökünden türetilmiştir.Krig, ära och berömmelse som ytterst eftersträvansvärda ting.
Boniface ve Aleksios ayrı ayrı Roma'ya gidip Papa III. Innocentius'tan gayretlerini kutsamasını istediler.Oba, Bonifác i Alexius, cestovali odděleně do Říma pro požehnání papeže Innocenta III..
Öne doğru bakan üçüncü el kutsamayı ve koruyuculuğu ifade eder.Třetí ruka symbolizuje požehnání, ochranu a úkryt.
Bu (Fahnenweihe) "bayrak kutsama" adı verilen özel bir törenle yapıldı.Acest lucru a fost făcut în cadrul unei ceremonii speciale numite „sfințirea steagurilor” (Fahnenweihe).
Bir diğer taraftan, bu toprağı kutsamamız, kutlu kılmamız mümkün değildir.De valójában nem a mi tisztünk, hogy felavassuk, felszenteljük, megáldjuk ezt a földet.
Bir diğer taraftan, bu toprağı kutsamamız, kutlu kılmamız mümkün değildir.Mutta suuremmassa mielessä, emme voi varata – emme voi siunata – emme voi pyhittää tätä maata.
Yağ sürme: Hasta yağı ve ölüm halindekileri kutsama.III. Loitsutemput sairasten kanssa sekä hautajaismenot.
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.Jurin vaateen perivät hänen kaksi poikaansa.
Esav babasından kendisini de kutsamasını istedi.Silloin myös Eeli rukoili hänen puolestaan.
Bunlar, ölümlerinden sonra tanrısallaştırılan firavunları kutsamayı ve kalıcı kılmayı amaçlayan çabalardı.Disse ble brukt for å feire den guddommeliggjorte farao etter hans død.
Yakup kendisini kutsamadığı sürece bırakmayacağını söyledi.Yakub tidak melepaskan orang itu sebelum ia memberkatinya.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Dia bertanya lagi: “Beritahukan kepadaku tentang ihsan”.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.ならばどうして謀略を用いずに自ら亡国に導いたのか」と尋ねた。
Öne doğru bakan üçüncü el kutsamayı ve koruyuculuğu ifade eder.官位は正三位・侍従・周防権守。
İshak Peygamber iki oğlundan birini kutsamak istedi.石川は少年とふたつの約束をした。
Fakat Yakup Peygamber bu kutsamadan yani hayır duasından önce bunu öğrendi.太僕寺丞徐琰復詆洛,乞處分以除悞國之罪。
Mişna'da, Megilla'daki kutsama duasının okunmasının zorunluluğu henüz evrensel olarak kabul edilmemiştir.在《密西拿》中,朗诵《以斯帖记》时加诵赐福祷言还没有成为被广泛接受的规定。
Rahip kutsaması üç bölümden oluşmaktadır ve Tanrı zikredilirken "kutsal" kelimesi üç kere tekrar edilir.שנית, בפסוק הראשון בקדושה (הפותח במלים "קדוש, קדוש קדוש") נזכרת המילה "קדוש" שלוש פעמים.
Kitap hristiyan kutsamaları ve formülleriyle doludur.Jednako tako, sadrži i niz kršćanskih blagoslova i formula.
Boniface ve Aleksios ayrı ayrı Roma'ya gidip Papa III. Innocentius'tan gayretlerini kutsamasını istediler.Bonifacij in Aleksej sta nato vsak zase odpotovala v Rim po blagoslov papeža Inocenca III.
Adam, ‹‹Bırak beni, gün ağarıyor›› dedi. Yakup, ‹‹Beni kutsamadıkça seni bırakmam›› diye yanıtladı.A řekl: Pusť mne, nebť zasvitává. I řekl: Nepustím tě, leč mi požehnáš.