Ana içeriğe geç
Sözlük

kusuru ile cümle

kusuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.Manca soltanto l'ultimo bandito, che aveva con sé la gran parte dell'oro.
Harekâtın başlıca kusuru faaliyet alanında fazlaca iddialı olmasıydı.КОНЕЧНО ЖЕ, ФИКТИВНО Вы попадали в экстремальные ситуации на работе?
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Отличительной чертой его было чрезмерное высокомерие.
Fakat tek bir kusuru vardır; Cehennem Ağzı'nın üzerine kuruludur.Все что у него осталось — это презерватив, торчащий из задницы.
Çok büyük bir aruz kusurudur.دائما يردد كلمة آسف.
Birey, algısal veya tanıma kusurunu kabul ettiği zaman, terapi çeşitlerinden birisi önerilebilir.بمجرد أن يقر الفرد بأن لديه عجز إدراكي أو عدم القدرة على الاعتراف فإنه يوصى بنوع من أنواع العلاج.
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol.Deixa as decisões nas mãos dos outros.
Altı sayısı kusuru simgeler.Eén voor SIGINT.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Enorm veel spijt hebben.
Her güzelin bir kusuru vardır.Het beste paard struikelt wel eens.
Öylesine uğrayıverdiğim için kusuruma bakma, ama cebin kapalıydı.Het spijt me dat ik zomaar binnenval, maar je gsm stond uit.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Przepraszam, przepraszam bardzo.
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.Miała problemy z gangsterami, którym była winna pieniądze.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.Tänk om vi inte är bäst, när allt kommer till kritan...
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Рельєф — здебільшого горбистий.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Уже вибачайте за відвертість.
Gönül, el kusurunu gözlememeli ve insanlar hakkında kötü şeyler düşünmemelidir.Když je vidíme, nemyslíme o nich zle.
PopMatters, albümün "tahmin edilebileceği kadar fazla kusurunun bulunmadığını" belirtti.PopMatters spunea că „nu are atâtea dezavantaje pe cât s-ar putea crede”.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.A jónak, szépnek örülök, ha baj ér, nem panaszkodom.
Kusuru olmadığını söyler.Szólóalbum: Tudod, hogy nincs bocsánat.
Planın en büyük kusuru yola yukardan devam etmeleri gerekiyordu.Emiatt a tervezet miatt az irányzékokat magasabbra kellett helyezni.
Kusuru olmadığını söyler.Hän ei ole pyytänyt anteeksi.
Altı sayısı kusuru simgeler.2 stk. pr. cylinder.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Aku minta maaf yang sebesar-besarnya."
Kusuru olmadığını söyler.Ia tidak mau minta maaf.
Af, genel anlamda, bir kişinin kusurunun bağışlanması demektir.Dalam satu bagian, dikisahkan bagaimana seseorang dapat ditangkap hanya karena memiliki Al-Qur’an.
PopMatters, albümün "tahmin edilebileceği kadar fazla kusurunun bulunmadığını" belirtti.PopMatters nói rằng album "không có nhiều điểm yếu như mọi người có thể nghĩ ra".
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.Người làm lành còn chưa biết có được hưởng phước không, huống nữa là chuyện sai quấy ấy?
Çalışmalarda miyopi göz kusurunun ebeveynlerden miras alındığı görülmüştür.アイドル活動について最近になって両親から認められた。
Çok büyük bir aruz kusurudur.このことに対し心からお詫び申し上げます。
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol.他人からの指摘を素直に受け入れる。
Çok büyük bir aruz kusurudur.也是高度致歉的方式。
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.但这都是放屁,他们最后把钱也拿走了。
Çok büyük bir aruz kusurudur.여러분께 깊은 사과의 말씀을 하나 드리겠습니다.
Kusuru olmadığını söyler.그러나 그는 사과하지 않았다.
Birinin kusuru söylenince üzülürse gıybet olur.Kada vidite nešto usamljeno, postanete tužni.
Birey, algısal veya tanıma kusurunu kabul ettiği zaman, terapi çeşitlerinden birisi önerilebilir.Kui indiviid mõistab oma taju või äratundmise puudujääke, siis saab soovitada ravi.
"Atar damar"ı yanlış yazdım. Bu benim bir kusurum. Doğru imla asla güçlü olduğum bir konu olmadı.C'est la déoxygénation qui leur fait est responsable de cette teinte bleutée
"Atar damar"ı yanlış yazdım. Bu benim bir kusurum.Це моя провина.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Aku tahu aku punya banyak sekali kekurangan.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ich weiß, es mangelt mir an vielen Sachen.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ik weet dat ik een heleboel gebreken heb.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.JAg vet att jag brister i många saker.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Lo so che pecco di molte cose.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Wiem, że brakuje mi wiele do doskonałości...
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ξέρω πως είμαι ελλειπής σε πολλά πράγματα.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Знам, че не ме бива в много неща.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Я знаю, что у меня много недостатков.
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm...나는 결함도 많고 실수도 많은 사람이지만
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm...Meskipun aku punya banyak kekurangan dan banyak melakukan kesalahan...
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm.....ظننت بأننـي مليء بالعيوب , و ارتكب الكثير من الأخطاء
Bu benim bir kusurum.Acestea sunt greşelile mele.
Bu benim bir kusurum.Cometi um deslise.
Bu benim bir kusurum. Doğru imla asla güçlü olduğum bir konu olmadı.Dit zijn mijn gebreken.
Bu benim bir kusurum. Doğru imla asla güçlü olduğum bir konu olmadı.Estos son mis defectos.
Bu benim bir kusurum.Ini adalah kekurangan saya.
Bu benim bir kusurum.저도 실수 합니다
Bu benim bir kusurum.Questi sono i miei difetti.
Bu benim bir kusurum.To jedna z moich wad.
Bu benim bir kusurum.To jsou mé chyby.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod