Ana içeriğe geç
Sözlük

kusuru ile cümle

kusuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana karşı bir kusuru olmadı.She was never disrespectful to me.
Ben kusuru fark etmedim.I didn't notice the imperfection.
Bu göz kusuru ameliyatla düzeltilebilir.This eye defect can be corrected by surgery.
Thomas'ın büyük bir kusuru var: o, bencildir.Thomas has one major flaw: he is selfish.
Satın alamadığımız atın her zaman bir kusuru olacaktır.The horse that we can't buy will always have a defect.
Bu bir tasarım kusuru.It's a design flaw.
Tom bunun kendi kusuru olduğunu kabul etti.Tom admitted it was his fault.
Mükemmel: Hiçbir kusuru yok.It's perfect: Without any faults.
Onun her zaman bir kusurunu bulur.He always finds fault with her.
Çok kusurum olduğunu biliyorum.I know that I have many faults.
Bu işler sadece tek tarafın kusuruyla olmaz.It takes two to tangle.
Onca kusuruna rağmen yine de kendime söz geçiremeyip onu seviyorum.I can't help liking him in spite of his many faults.
Odysseus’un en büyük kusuru ise kibirli ve gururlu olmasıdır.The most evident flaw that Odysseus sports is that of his arrogance and his pride, or hubris.
Shindo engellenemz hata ile ürün kusurunu birbirinden ayırmaktadır.Yuan Shao cannot distinguish between right and wrong.
Kusuru olmadığını söyler.He expressed no regret.
Çalışmalarda miyopi göz kusurunun ebeveynlerden miras alındığı görülmüştür.Some research suggests that some cases of myopia may be inherited from one's parents.
21:17 Geçici kusuru bulunan Kohen hizmet etmemeli Lev.21:17 A Kohen with a temporary blemish must not serve — Lev.
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.This was bad enough; what was worse, he had been living on his wife's money.
Birinin kusuru söylenince üzülürse gıybet olur.If a person is crying, they are sad.
22:22 Geçici kusuru olan hayvan sunma Deut.22:22 Not to offer a temporarily blemished animal — Deut.
Schweiber, arkadaşımın kusuruna bakma.Schweiber, excuse my friend.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.I'm sorry if I have made you uncomfortable. I will be leaving early.
Zira devlet şimdi bu şirketin %90 küsuruna sahip oldu. .Because the government now owns 90-something percent of the company.
"Bu elemanların kusuruna bakma, hiç terbiye almamışlar.""You got to forgive those guys, they got no manners."
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.I know that I lack a lot of things.
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm...Though I have many flaws and make mistakes...
Bu benim bir kusurum.These are my flaws.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.He is from Busan, so he's a little curt.
Onun kusuruna bakmıyorum.I have no excuse.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Don't mind me saying this.
Lütfen bunları ödünç almamın kusuruna bakmayın.Excuse me while I borrow these.
Ellerim kusuruna bakmayın ama bu, bu şekilde olur.Excuse my hands but this is how it is.
Bunun kusuruna bakmıyorum.I let that pass.
Tepeden tırnağa güzelsin, aşkım, Hiç kusurun yok.You are all beautiful, my love. There is no spot in you.
De ki: O, kendi kusurunuzdandır.Say: "This has come from your own selves."
Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın.So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Her kim de sabreder ve kusuru bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.But he who bears with patience and forgives, surely complies with divine resolve.
De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.Say: 'This is from your own selves; surely God is powerful over everything.'
Birbirinizin kusurunu araştırmayın.And spy not, neither backbite one another.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.And do not spy on one another, nor backbite one another.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.And do not spy on one another, nor backbite one another.
De ki, "Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir.Say, “If I err, I err only to my own loss; but if I am guided, it is by what my Lord inspires me.
Peki kusuru nedir?And what's her flaw?
Amelia (doğum kusuru) Fokomeli Polimelia Talidomid Amniyotik Bant SendromuAmelia (birth defect) Phocomelia Polymelia Thalidomide Amniotic Band Syndrome
Yunan tazısı, bilinen hiçbir genetik kusuru olmayan sağlıklı bir cinstir.The Greek Harehound is a healthy breed with no known genetic defects.
Bulanıklık, kırma kusurunun miktarına ve türüne göre farklı görünebilir.Blur may appear differently depending on the amount and type of refractive error.
Darwin'in tüberkülü, Hiss'in dördüncü ve beşinci tepeciklerinin birleşiminin küçük bir kusurudur.Darwin's tubercle is a minor malformation of the junction of the fourth and fifth hillocks of Hiss.
Karımın kusuruna bakmayın. Almancası pek iyi değil. O yüzden ben konuşuyorum.Sie müssen meine Frau entschuldigen. Sie spricht nicht so gut Deutsch. Daher spreche ich.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Des großen Lichtes Widerschein.
Mükemmel olmasını tek bir kusuru engelliyordu.Il ne lui manquait qu'un seul défaut pour être parfaite.
Kusuruma bakmayın ama biraz şaşırdım.Je suis désolée, mais ça m'avait un peu étonnée.
Çok daha önemli olan bir güvenlik kusuru Aralık 2011’de Stefan Viehböck tarafından ortaya çıkarılmıştır.Une grave vulnérabilité de la méthode PIN a été démontrée le 26 décembre 2011 par Stefan Viehböck,.
Aristo'ya göre her ahlâkî erdem her iki uçtaki kusurun ortalamasıdır.Pour Aristote, chaque vertu éthique est en équilibre entre deux excès.
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol.Ne t'attarde pas sur les agissements d'autrui.
Yavru kristallerin fazladan birçok kusuru daha vardı.Los cristales hijos tenían muchas imperfecciones adicionales.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Pido humildemente disculpas.
Hipermetropi, kelime köken anlamı, aşırı görme olan bir göz kusurudur.Habitualmente amaurosis tiene el mismo significado que ceguera.
Birinin kusuru söylenince üzülürse gıybet olur.Tanto si sa che qui se ti vogliono fottere, ti fottono.
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol.Non curiosare nei file degli altri.
Bu karışımın miktarı kusurun yani deliğin büyüklüğü ile orantılıdır.C'è molta confusione circa l'altezza di questa vetta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod