Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Jobb felõl ifjak támadnak ellenem, gáncsot vetnek lábaimnak, és ösvényt törnek felém, hogy megrontsanak.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.그 낮은 무리가 내 우편에서 일어나 내 발을 밀뜨리고 나를 대적하여 멸망시킬 길을 쌓으며
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Oikealta puoleltani nousee tuo sikiöparvi; he lyövät jalat altani ja luovat turmateitänsä minua vastaan.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Po pravici mládež povstává, nohy mi podrážejí, tak že šlapáním protřeli ke mně stezky nešlechetnosti své.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Po pravici povstáva mladá sberba; podrážajú mi nohy a nahadzujú proti mne cesty svojej zhuby.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Til højre rejser sig Ynglen, Fødderne slår de fra mig, bygger sig Ulykkesveje imod mig
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Ved min høire side reiser deres yngel sig; mine føtter støter de bort og legger sine ulykkesveier mot mig.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Εκ δεξιων ανιστανται οι νεοι απωθουσι τους ποδας μου, και ετοιμαζουσι κατ' εμου τας ολεθριους οδους αυτων.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.Отдясно въстават тия изроди, Тласкат нозете ми, И приготовляват против мене гибелните си намерения+,
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.С правого боку встает это исчадие, сбивает меня с ног, направляет гибельные свои пути ко мне.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.על ימין פרחח יקומו רגלי שלחו ויסלו עלי ארחות אידם׃
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.عن اليمين الفروخ يقومون يزيحون رجلي ويعدّون عليّ طرقهم للبوار.
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.這 等 下 流 人 在 我 右 邊 起 來 、 推 開 我 的 腳 、 築 成 戰 路 來 攻 擊 我
Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor, Ayaklarımı kaydırıyor, Bana karşı rampalar kuruyorlar.這等 下流人 在 我 右邊 起來 、 推開 我 的 腳 、 築成戰路來 攻擊我
Sahnelere detaylı bakalım, bazı sahnelerde kamp kuruyorlar veya köprü yapıyorlar gibi gözüküyor.Jeśli przyjrzymy się niektórym scenom, zobaczymy jak budują obozy, mosty.
Sahnelere detaylı bakalım, bazı sahnelerde kamp kuruyorlar veya köprü yapıyorlar gibi gözüküyor.Když se podíváte na některé výjevy, uvidíte výstavbu ležení či mostů.
Sahnelere detaylı bakalım, bazı sahnelerde kamp kuruyorlar veya köprü yapıyorlar gibi gözüküyor.Se stai guardando alcune delle scene, si vede che sono come costruire accampamenti, costruzione di ponti.
Sahnelere detaylı bakalım, bazı sahnelerde kamp kuruyorlar veya köprü yapıyorlar gibi gözüküyor.Якщо ви подивитесь на деякі епізоди, то побачите як вони розкладають табори, будують мости.
"Sen hayal kuruyorsun. Benim hayalciler için vaktim yok."Für Träume hab ich keine Zeit."
"Sen hayal kuruyorsun. Benim hayalciler için vaktim yok.""당신은 꿈을 꾸고. 난 시간이 없어요 꿈. "
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Sie bauen eine Verbindng mit Ihrem Publikum auf und Sie wollen immer eine direkte Verbindung halten.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Stabiliți o conexiune cu audiența de aici, și totdeauna trebuie să mențineți conexiunea unu la unu.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Stai creando un contatto con il pubblico, e vuoi stabilire un contatto uno ad uno.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Tworzysz relację ze swoimi słuchaczami. Powinna to być osobista relacja.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Bạn đang tạo sự kết nối mới khán giả ở đây, và bạn luôn muốn đó là một kết nối với từng người một.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Están conectando con el público ante ustedes, y quieren siempre conectar cara a cara.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Je maakt contact met je publiek hier, en je wil een 1 op 1 connectie.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.청중들과 연결고리를 만들기 위해서는 일대일 연결이 중요합니다.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Vous devez établir un lien avec votre public, et vous voulez toujours que ce lien soit en un-à-un.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Вы должны установить связь с аудиторией, и это всегда нужно делать непосредственно.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.Там вие правите връзка с публиката си, и искате, винаги, да направите връзка човек с човек.
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.אתה יוצר קשר עם הקהל שלך ואתה תמיד רוצה קשר של אחד-על-אחד
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.أنت هنا لخلق تواصل بينك و الحضور, و أنت دائما ترغب في خلق إتصال مباشر (شخص لشخص)
Seyircinizle bir bağ kuruyorsunuz burada, ve her zaman birebir bağ istersiniz.いつも1対1のつながりを持つべきだから スクリーンは自分の後ろに浮かび上がり
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Ahora tenemos una manera íntima de interactuar con una máquina.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Ezáltal lehetőség van arra, hogy a géppel való kapcsolat simább legyen.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Giờ đây chúng ta có một cách tối ưu để tương tác với một chiếc máy.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Jetzt haben wir eine Methode, eng mit der Maschine zu interagieren.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.이제 기계와 상호작용하는 친밀한 방법이 생긴 셈이죠.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Mamy możliwość bliskiej interakcji z maszyną.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Nous avons maintenant une façon privilégiée d'interagir avec une machine.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Nu har vi en intim måde til at interagere med maskinen på.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Ora abbiamo un modo intimo di interagire con una macchina.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Prin asta putem interacționa cu aparatul într-un mod direct.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Sekarang kita memiliki cara yang intim untuk berinteraksi dengan mesin.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Temos agora um modo profundo de interagir com uma máquina.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.We hebben nu een intieme manier van interactie met een machine.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Τώρα έχουμε έναν οικείο τρόπο αλληλεπίδρασης με τη μηχανή.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Сега имаме близък начин за интеракция с машина.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.Теперь мы можем очень тесно взаимодействовать с машиной.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.У нас є тісна взаємодія з машиною.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.כעת יש לנו יכולת ליצירת מגע הדוק עם המכונה.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.ولدينا الآن طريقة حميمية للتفاعل مع الآلة.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.指示できるように なりました この新しい能力を使って
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.而我哋依家可以好親密咁同機器互動
Şimdi saat 11:30'da 55 saniyemiz kalmışken hayal kuruyoruz.Acum am început să visăm la 11:30, cu 55 de secunde rămase.
Şimdi saat 11:30'da 55 saniyemiz kalmışken hayal kuruyoruz.Agora sonhamos às 11:30, quando restam 55 segundos.
Şimdi saat 11:30'da 55 saniyemiz kalmışken hayal kuruyoruz.Ahora soñaremos a las 11:30 -- quedan 55 segundos
Şimdi saat 11:30'da 55 saniyemiz kalmışken hayal kuruyoruz.Jetzt tagträumen wir um 11:30 mit 55 Sekunden übrig.
Şimdi saat 11:30'da 55 saniyemiz kalmışken hayal kuruyoruz.아침부터 공상만 늘어 놓는 것 같지만