Ana içeriğe geç
Sözlük

kurumlar ile cümle

kurumlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.Організації з розвитку також стають відкритими для суспільного контролю за проектами, які вони фінансують.
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.Сега институциите за развитие се откриват и за обществен контрол на проекти, които те финансират.
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.כיום, מוסדות פיתוח גם נחשפים לביקורת ציבורית על הפרויקטים שהם מממנים.
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.مؤسسات التنمية اليوم هي أيضا تفتح المشاريع التي تمولها للتدقيق العام.
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.投資計画を公開調査できるよう 公表しています ジオマッピングで ケニアの地図を見ると
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Astăzi am globalizat pieţele, dar nu şi instituţiile noastre democratice.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Aujourd'hui, nous avons mondialisé les marchés mais nous n'avons pas globalisé nos institutions démocratiques.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Dnes máme globalizované trhy, ale stále nemáme globalizované naše demokratické inštitúcie.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Dziś zglobalizowaliśmy rynki, ale demokratycznych instytucji już nie.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Heutzutage haben wir globalisierte Märkte, aber keine demokratischen, globalisierten Institutionen.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Hoje globalizámos os mercados mas não globalizámos as nossas instituições democráticas.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Hoy hemos globalizado los mercados pero no hemos globalizado nuestras instituciones democráticas.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Idag har vi globaliserat marknaderna men vi har inte globaliserat våra demokratiska institutioner.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.오늘날 우리는 시장을 세계화시켰지만 민주주의적 기구들은 세계화시키지 못했어요.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Manapság globalizáltuk a piacainkat, de nem globalizáltuk a demokratikus intézményeinket.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Oggi abbiamo globalizzato i mercati, ma non abbiamo globalizzato le nostre istituzioni democratiche.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Sekarang ini kita telah mengglobalkan pasar tetapi kita tidak mengglobalkan institusi demokrasi.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Tegenwoordig hebben we markten geglobaliseerd maar niet onze democratische instituties.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Σήμερα έχουμε παγκοσμιοποιήσει τις αγορές αλλά δεν έχουμε παγκοσμιοποιήσει τους δημοκρατικούς θεσμούς.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.А сьогодні, глобалізувавши торгівлю, ми не глобалізували демократичні інституції.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.В днешно време, ние глобализирахме пазарите, но не сме глобализирали нашите демократични институции.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Сегодня у нас единая экономическая система, но нет единой демократии.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.היום השווקים הפכו להיות גלובליים אבל המוסדות הגלובליים לא הפכו להיות גלובליים.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.اليوم قمنا بعولمة الأسواق لكننا لم نعولم مؤسساتنا الديمقراطية
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.民主主義制度は そうではありません 政治家は地域の政治に縛られ
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."테러의 경제학을 생각하는 어떤 여자가 여러 재단을 돌면서 돈을 요구한다고 생각해보세요.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Kvinden der går rundt til fonde og spørger om penge, mens hun tænker på økonomien bag terrorisme.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Știți, femeia aceea care umblă pe la fundații cerând bani, gândindu-se la economia terorismului.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Viete, tá žena, čo behá po nadáciách vypytujúc si peniaze na ekonomiku terorizmu.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Víte, ta ženská, která obchází nadace a žádá o peníze na výzkum ekonomiky terorismu.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Wiecie, ta kobieta co chodzi po fundacjach, prosząc o pieniądze i rozmyślając nad ekonomią terroryzmu.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Ну, ви розумієте: жінка, що ходить по фондах, просить грошей, думає про економіку тероризму.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."Ну, вы понимаете: эта женщина, что ходит по фондам, просит денег, думает об экономике терроризма.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."אתם מכירים את האשה הזו שהולכת למוסדות ומבקשת מימון וחושבת על הכלכלה של הטרור.
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."أتعرفون , تلك المرأة التي تذهب لوضع حجر الأساس بطلب الأموال , مفكرة في تمويل الإرهاب .
"Hani şu kadın var ya, vakıfları ve kurumları geziyor, terörün ekonomisinden bahsedip para istiyor."資金援助に奔走してる... そこで結局 振り返れば
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.우리는 50퍼센트로 자선기금에 기부금을 증가하는것을 보였습니다
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.50%増大しました また薬物投与以外の方法で
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Abbiamo mostrato che fa aumentare le donazioni per beneficienza del 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Bebizonyítottuk, hogy 50%-al növeli az adakozási kedvet.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Chúng tôi cũng cho thấy rằng oxytocin làm tăng tiền quyên góp vào từ thiện thêm 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Demostramos que aumenta las donaciones caritativas en un 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Dokázali jsme že zvyšuje příspěvky na charitu o 50 procent
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Kami menunjukkan oksitosin meningkatkan sumbangan sebesar 50 persen.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Mostrámos que aumenta os donativos para a caridade em 50 por cento.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Nous avons montré qu'elle augmentait les dons aux organismes caritatifs de 50 pour cent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Totesimme, että se lisää lahjoitusten määrää hyväntekeväisyyteen 50 prosentilla.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Ukázali sme, že zvyšuje dary na charitu o 50 percent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Vi viste at det forhøjede donationer til velgørenhed med 50 procent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.We toonden dat het schenkingen aan goede doelen verhoogt met 50 procent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Wir zeigten, dass es die Spendenbereitschaft um 50 Prozent erhöht.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Δείξαμε πως αυξάνει τις φιλανθρωπικές δωρεές κατά 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Ми показали, що завдяки оксицотину пожертвування на благочинність зростають на 50 відсотків.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Мы показали, что окситоцин увеличивает благотворительные пожертвования на 50 процентов.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Показахме, че увеличава даренията за благотворителност с 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.הראנו שהיא מגדילה תרומות לצדקה ב-50 אחוז.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.وجدنا زيادة في نسبة التبرع لأعمال الخير بنسبة 50%
Hayır kurumlarının durumu:Condición de la beneficencia.
Hayır kurumlarının durumu:Dann, gemeinnütziger Status
Hayır kurumlarının durumu:Dobročinná aktivita:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod