Bu nihayetinde Dünya Kadınlar Günü olarak kurumsallaştırıldı.Această dată a fost adoptată ca Ziua universală a copiilor.
Ayrıca çeşitli araştırma kurumları bulunur.De asemenea, a obținut diverse brevete de invenție.
Rıza Tevfik, kurumdan istifa etti.Carol a răspuns prin dizolvarea Parlamentului.
Bu sulak alan muhtemelen günümüzden 10 bin yıl önce kurumuş olmalıdır.Vulcanul a fost activ probabil pentru zeci de mii de ani.
Özel bütçeli bir idare olan Kurumun adı, 20 Nisan 2016'da değişti ve kurum, şimdiki adını aldı.Inițial numele companiei a fost Elvsoft, iar in noiembrie 2016 compania și-a schimbat numele la Hosterion.
Ayrıca kariyeri boyunca birçok devlet ve uluslararası kurumda da geçici görevler almıştır.În decursul carierei sale, a deținut diverse funcții de partid și de stat.
2010'da Mas İspanya'dan kurumsal ayrılık referandumunda evet diyeceğini bildirmişti.În noiembrie 2013 cuplul a anunțat despărțirea .
Red Hat Enterprise Linux (RHEL), Red Hat şirketi tarafından üretilen kurumsal amaçlı işletim sistemi.Red Hat Enterprise Linux (RHEL) este o distribuție Linux produsă de Red Hat, Inc pentru piața comercială.
Eğer mümkünse şirket veya kurumun müşterileri de bu sürece dahil edilmelidir.Membrii familiei sau rudele ar putea suferi de acest lucru.
Mikrofinans kalıcı yerel kurumların oluşturulması anlamına gelir.Videanu ia în considerare introducerea pensiei minime obligatorii.
Birçok büyük eğitim kurumu bölgede inşa edilmiştir.Multe lagăre de concentrare au fost înființate în întreaga zonă.
Genelde yeni Bolşevik devlet kurumları ve memurları büyük metropol alanlarının dışında yaşamıyorlardı.Noile instituții agricole și vocaționale au fost însă înființate începând de atunci în afara marilor orașe.
Noterlik hukuku, noterlik kurumunu bütün yönleri ile inceleyen hukuk dalı.În calitate de ministru al justiției, el verifica legalitatea tuturor contractelor legate de vinderea CTEM.
Fakat 1985'ten sonra ağaçlar kendiliğinden kurumuştur.În 1985, templul s-a prăbușit.
Eser Türk Tarih Kurumu Yayınları'nca yayınlanmıştır.Articol preluat din cotidianul turc Taraf.
Yükseköğrenim Kredi Yurtlar Kurumu.Prefectul este ordonator terțiar de credite.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu.Mașina Turing Mașina Turing nedeterministă ,
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu.Sediul Serviciului de prospectare geologică al Statelor Unite.
Ștefan Vodă Teorik Lisesi, şehirdeki tek Rumen lisesi olan bir genel eğitim kurumudur.Liceul Teoretic "Ștefan Vodă" este unica instituție de învățământ general cu statut de liceu român, din oraș.
Aynı şekilde, çeşitli devlet kurumları, birimler ve mahkemeler bitcoin'i farklı şekilde sınıflandırmıştır.A különböző kormányzati szervek, kormányhivatalok és bíróságok eltérően kategorizálják a Bitcoint.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Ez az üzleti modell rengeteg befektetőt igényelt az üzleti és privát szektorból egyaránt.
1953 yılında Yukawa Institute for Theoretical Physics kurumunun ilk başkanı olmuştur.1953-ban az Elméleti Fizika Jukava Intézete első vezetője lett.
Bu yüzden, Flaman Bölgesi Flaman Komitesi'nin başkanlığındaki kurumlar tarafından yönetilirler.Ezen felül a Flamand Régiót a Flamand Közösség Intézményei irányítják.
1995’te İsrail Posta Kurumu, Rabin’i anma amaçlı pullar bastı.1995-ben az Izraeli Postai Hatóság Rabin-emlékbélyeget adott ki.
Mahallenin %90'ı kamu,kurum ve kuruluşlarda çalışmaktadır.A lakások 90%-a komfortos vagy összkomfortos.
EPA, ABD'de kabinenin bir bölümü değildir, ancak kurum yöneticisine kabine mevkisi verilmektedir.Az EPA nem tartozik a kormányügynökségek közé, de általában vezetője bekerül a kabinetbe.
2000'li yıllarda pek çok kurum binası bu semtte yerini almıştır.A 2000-es években több finn család vásárolt magának itt házat.
České dráhy (ČD), Çek Cumhuriyeti'nin devlete ait demiryolu hizmetlerini işleten kurumdur.A ČD Cargo a Cseh Államvasútból kivált teherszállító vasúttársaság.
2009'a kadar biten tarihe Kurum Tarihi denir.2009 A Történeti Tár múltja és jelene.
MSN, Microsoft'un internet tabanlı hizmetlerini yürüttüğü kurumudur.Az MSN vált a Microsoft összes internetes szolgáltatásának fedőszolgáltatásává.
Tüm kurumların teşkilatlanmasında Komsomol birincil örgüt durumundaydı.Igazi tömegszervezetként a Komszomol társadalom minden pontján jelent volt.
Kurumaya dirençlilikleri zayıftır.Ellenálló képességük gyenge.
Bu nedenle sağlık kurumları yöneticilerine büyük gereksinme duyulmaktadır.A boszorkánycsoportoknak szüksége van vezetőkre.
Hem Türkiye hem de Kosova kurumlarında çalışmıştır.Az ország részt vett a boszniai és koszovói békemissziókban is.
Bu liste İsviçre'deki üniversiteleri ve yüksek eğitim veren kurumları listeler.Ez a lista a magyarországi egyetemeket és főbb adataikat tartalmazza betűrendben.
Eğitim kurumlarını ve akademiyi destekler.Oktatási intézményeket és magát az egyetemet is bemutatja.
Başsavcılık hiçbir bakanlığa veya kuruma bağlı değildir.Az ügyészség nincs alárendelve az Országgyűlésnek.
Avusturya'nın Tirol eyaletindeki öğrenci sayısına göre en büyük eğitim kurumudur.Az OECD tagállamok között a legmagasabb arányban vannak az ausztrál felsőoktatásban a külföldi hallgatók.
Bu karar, Macaristan'da Kraliyetin kurumlaşmasını sağladı.A rendet a király telepítette le Magyarországon.
Birçok bilim kurumunun üyesi oldu.Számos tudományos társaság tagja.
Bölgedeki ilk eğitim kurumu Yağdere köyünde 1923 yılında açılmıştır.A falu határában az első szénbányát 1923-ban nyitották meg.
Birçok Amerikan kurum ve gelenekleri burada doğdu.Ehhez számos hiedelem és szokás kapcsolódott.
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Az üzletlánc a svéd ICA vállalat tulajdonában áll.
Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (Project for the New American Century) kurumunun kurucu üyelerindendir.1997-ben a Project for a New American Century intézet alapítóinak egyike.
Şarkının sözü ve müziği Faruk Kurumaya'ya aittir.Számomra a zene és a dalszerzés a naplóm.”
Türkiye'de sosyolojinin kurumsallaşmasında önemli rol oynamıştır.Úttörő szerepe volt a magyar szoftverexport beindításában.
Buyrun atleti de burada, hâlâ kurumamış" demeleri.A férfi ezt kikéri magának, mondván, még nem is kopasz.
Bu kurumlar ; Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'dır.A helyszín utal a svájci pénzvilágra és bankokra.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Az Orthis a hasi teknő búbján kilépő nyéllyukkal is rendelkezett.
Ayrıca dereler de kurumuştur.A teteje is eltűnt.
Aralarında etnik ya da dini ayrışımlar yoktu; Kurumsal olarak kazanılmış haklara sahip siyasi partiler yoktu.Alig volt olyan nemzeti ügy vagy társadalmi mozgalom, amelynek pártját ne fogta volna.
İlk duruşma Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.A krematórium közelében hajtották végre a halálos ítéleteket.
1975’te yaş sınırı nedeniyle ayrılıncaya kadar bu kurumda görev yaptı.1825-ig nyugdíjba vonulásáig töltötte be ezt a tisztséget.
26 Ekim - Türkiye, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu statüsüne katıldı.1969. november 28-án Nyugat-Németország csatlakozott a nemzetközi atomcsendegyezményhez.
Bu nedenle belgeler kurumların en önemli kaynakları olmuştur.A térképek a legfontosabb források.
Bildiriler (Türk Tarih Kurumu, 2013), s.Republic – Klasszikusok (2013, info)
Bu kuruma bağlı altı kanal vardır.A tartományban 6 kanton van.
Ekonomi profesörü olup çeşitli uluslararası kurumlarda (UNESCO, OECD vs.) görev almıştır.Biztosítsa az együttműködést a jelentős nemzetközi szervezetekkel (UNESCO, ENSZ stb.).
National Science Foundation (ABD Ulusal Bilim Kurumu) tarafından desteklenmektedir.A kutatómunkát az amerikai Nemzeti Tudományos Alap támogatta.
Bunların ikisi 1970'lere kadar Türk Dil Kurumu kütüphanesinde bulunuyordu.Az írást 1924-ig használták az oroszországi kalmükök.