Ana içeriğe geç
Sözlük

kurum ile cümle

kurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra çeşitli hukuk kurumlarında görev aldı.Vervolgens werkte hij bij diverse juridische instanties.
Film Independent adlı kâr amacı gütmeyen bir kurum tarafından verilmektedir.De Independent Spirit Award wordt uitgereikt door Film Independent, een non-profit organisatie.
1969 yılında, Bezalel, devlet tarafından desteklenen ilk kurum oldu.In 1969 werd Bezalel een door de staat gesteund instituut.
Kuzey Kore'de 9 Eylül 1948'den beri varlığını sürdüren siyasi kurumdur.De geschiedenis van Noord-Korea begon officieel met de vestiging van de staat op 9 september 1948.
2005 yılında Loufranis bir hayır kurumu olan SmileyWorld Association'ı (SWA) kurmuştur.In 2005 richtten de Loufrani's een liefdadigheidsorganisatie op: The SmileyWorld Association (SWA).
Bu kurum da uzun hayatlı olmadı.Ook die band was geen lang leven beschoren.
Çünkü önemli olan bu kurumlar arasındaki ilişkilerdir.Want het is juist die relatie tussen de dingen die mij boeit.
Bu özellikle askeri kurumlar için önemli olmaktadır.Hierbij moet vooral worden gedacht aan militaire ceremonies.
Civardaki evler dışında semtte birçok meclis binası ve hükümet kurumları bulunmaktadır.In de omgeving van het parlementsgebouw staan voorts vele regeringsgebouwen, waarin ministers zetelen.
Bu fikir, Quakerlar gibi insani kaygılarla ilgilenen kurumlardan destek gördü.Hij stond daarbij tegenover de humanistische Quakers.
Victoria Almanya'daki bir aşçılık kurumundan burs teklifi alınca Ted ile bir uzun mesafeli ilişkiyi denerler.Wanneer Victoria naar Duitsland verhuist voor een fellowship wordt hun omgang een lange-afstandrelatie.
O'na göre kurumsallaşma devleti sınırlandıracaktır.Volgens hem zou de overheid kleiner moeten worden.
Kurum 2000'li yıllardan beridir bir borç krizi yaşamaktadır.Financiële crisis De kredietcrisis eind jaren 2000.
Günümüzde de birçok kurum armalarında fil kullanır.Tegenwoordig worden er ook veel kalkstiften gebruikt.
Türk Dil Kurumu bu nedenle Beşiktaş kulübüne ödül vermiştir.Daarom werd hij uitgeleend aan de Turkse club Eskişehirspor.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Kosten bedrijfseconomische kostenvraagstukken.
1926’da iki kurum birleşti.In 1925/26 werden beide groepen samengevoegd.
Bu kurumlar bu görevi kendileri üstlenmişlerdir veya devlet tarafından görevlendirilmişlerdir.Deze minister erven hun posities, of worden benoemd.
Böylece bu kurumların devlet işlerine entegre edilmesi sağlanmış olur.Die valse blokken leveren ze dan aan de overheid.
2007, 2008 ve 2009 yılları Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayalı olarak kayıt altına alınmıştır.In de jaren 2007, 2008 en 2009 was het stil rondom Sebastian Ernst.
Bu kuruma kabul edilen en küçük öğrenci idi.Hij was de eerste student die zo jong werd toegelaten.
Müze ve sağlık kurumlarında sıkça kullanılır.Het wordt vaak gebruikt voor kunsttentoonstellingen.
Bu kurumda 1996 yılında Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan sorumlu başkan yardımcılığına yükseldi.Dit keer werd ze benoemd tot vicedirecteur van de afdeling Midden-Oosten en Noord-Afrika.
1789'da kurulan kurum, ABD'nin ilk federal bakanlığı olma özelliğini taşır.Het State Department werd in 1789 gevestigd als eerste ministerie van de Amerikaanse overheid.
Adventistler çok sayıda hastane ve sağlık kurumu işletmektedir.De orde beheert vele ziekenhuizen en ambulancediensten.
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.Hierna trad hij in de schaduw.
Kurumun kampüsü, Ramat Aviv'de yer almaktadır.Levy woont zelf tegenwoordig in Ramat Aviv, een wijk van Tel Aviv.
Renfe Operadora, İspanya'nın devlete ait demiryolu hizmetlerini işleten kurumdur.Renfe Operadora, afgekort Renfe, is de nationale spoorwegmaatschappij van Spanje.
Bu eğitim kurumlarında yaklaşık 2500 öğretmen görev almaktadır.Rond de 2500 mannen zijn voor deze opleiding geslaagd.
Birçok kurum, kuruluş ve dernekte yöneticilik ve başkanlık yaptı.Hij had en heeft vele functies als voorzitter of toezichthouder.
Ayrıca çeşitli araştırma kurumları bulunur.Daarnaast zijn er nog een aantal onderzoekstations.
Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir.De aan hen toevertrouwde rijksbisdommen konden zij niet vererven aan hun familie.
Kurumsal mimari.Onze-Lieve-Vrouw-Visitatiekerk.
2009 yılında bu iki kurum ayrılmıştır.Deze twee districten zijn in 2009 gevormd uit de andere districten.
Yaklaşık olarak 6 yıl kadar kurum dışı sanatçı olarak burada görev yaptı.Hier bleef hij zes jaar aan als artistiek directeur.
1888 yılında Alman Emperyal Askeri Kurumu’nun başına atandı.In 1874 kwam de bedijking van de Schengepolder gereed.
Filmdeki zombiler ise aynı kurumun 100 Years...Andere AFI-lijsten waarin de film voorkomt, zijn 100 Years...
Japonya Uzamsal Bilgi Kurumu.Noord-Korea publiceert zelf nauwelijks economische gegevens.
Kurum görevini yaparken bağımsızdır.Unia is onafhankelijk in de uitoefening van haar opdracht.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.FN en FNMI houden zich hoofdzakelijk bezig met de fabricage van militaire vuurwapens en munitie.
Vergi açısından da kurumlar vergisine değil, gelir vergisine tabidir.Zo niet, dan zal de prijs niet onder de kansspelbelasting, maar onder de inkomstenbelasting vallen.
Şehirde 40 eğitim kurumu bulunmaktadır.Er bevinden zich veertig kerken in de stad.
Savaştan sonra kurum barış politikaları konusunda belirleyici bir rol oynayamadı.Tot dan toe zag de politiek daarom absoluut geen reden om te onderhandelen over een vrede.
Kısa süre sonra bu kurum öğretmen yetiştiren kurumlardan biri oldu.Dat is niet toevallig: een van de makers heeft er gestudeerd.
Havalimanı, devlete kurumsal şirket olan Finavia tarafından işletilmektedir.Het wordt beheerd door het Finse staatsbedrijf Finavia.
Bu cemiyetlerin bazıları hayır kurumu niteliğindeydi.Sommige bewoners zeggen blij te zijn geweest met dit plaatsingsbeleid.
Ziyaretçisi iyi kalpliyse, su kaynağından içtiğinde kaynağın kurumayacağına inanılır.Als Onze Lieve Heer antwoordt dat er genoeg wijn in de kelder staat, gelooft hij het niet.
Kurumun merkezi Miami, Florida'daki Uluslararası Florida Üniversitesi'ndedir.Lawrence studeerde aan de Florida International University in Miami.
Birçok Amerikan kurum ve gelenekleri burada doğdu.Daaraan waren doorgaans vele riten en tradities verbonden.
Değişik kurumlarda mütercim-tercüman olarak görev yaptı.Hij treedt als tolk voor de vrienden op.
Yükseköğretim Kurumu.Hooggebergtelandschap.
Bunun sonucunda da ürün FDA'den (ABD ilaç ve yiyecek yönetim kurumu) onay alamadı.Hierbij werd ook een aankoopoptie bedongen, die door Aarhus GF niet werd gelicht.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Taki model biznesowy przyciągnął wielu inwestorów publicznych i prywatnych.
EU Business School bir "Consejo Latinoamericano de Escuelas de Administración" kurum üyesidir.EU Business School jest członkiem instytucji „Consejo Latinoamericano de Escuelas de ADMINISTRACIÓN”.
Rus Uzay Kurumu Başkan Yeltsin'in bir kararnamesi ile, 25 Şubat 1992'de kuruldu.Rosyjska Agencja Kosmiczna została założona 25 lutego 1992 r. dekretem prezydenta Borysa Jelcyna.
Katil çarın portrelenmesi Rus monarşi kurumuna karşı bir saldırı olarak yorumlandı.Portret cara-mordercy został bowiem uznany za atak na instytucję monarchii w Rosji.
Ayrıca FIPS PUB 180-1, özel kurumların da SHA-1 algoritmasını kullanmasını desteklemiştir.FIPS PUB 180-1 zachęca również do wdrażania i stosowania SHA-1 przez organizacje prywatne i komercyjne.
Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır.W zakresie wykonywania swoich obowiązków jest niezależny.
Kurum ayrıca köpek güzellik yarışmaları düzenlemektedir.Prezydent zarządził: mają być konkursy piękności koni
Finans kurumlarıArtykuł o finansach
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod