Ana içeriğe geç
Sözlük

kuru ile cümle

kuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hayal kuruyor mu?Is Tom dreaming?
Tom kuruntulu değil.Tom isn't delusional.
Oğlumla iletişim kurun.Contact my son.
Kuruntulu değilim.I'm not delusional.
Serbest liman kurulduA free port was established.
O, gözlerini kuruladı.She dried her eyes.
Yıllardır bunun hayalini kuruyorum.I've dreamed about this for years.
Bir kuruş bile param yok.I don't have a dime left.
Elbiselerimi kurutma makinesine koydum.I put my clothes in the dryer.
Göz ameliyatının bir yan etkisi, kuru gözlerdir.A side effect of the eye surgery is dry eyes.
Biraz dudak kremin var mı? Dudaklarım kuru.Do you have some lip balm? My lips are dry.
Ben bunu bir hayır kurumu mağazasından aldım.I bought it at a thrift shop.
Göz yaşlarınızı kurulayın.Dry your tears.
Bir kadının gözyaşları çabuk kurur.A woman's tears will dry quickly.
Kadın gözyaşları çabuk kurur.Women's tears dry quickly.
Her gece onun hayalini kuruyorum.I dream about him every night.
Tom, köpeğini kuru köpek mamasıyla beslemek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to feed his dog dry dog food.
Tom banyodan çıktı ve kurulandı.Tom got out of the bath and dried off.
Tom ellerini bir havluyla kuruladı.Tom dried his hands with a towel.
Tom kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için çalışıyor.Tom works for a non-profit.
Tom bulaşıkları kuruluyor.Tom is drying the dishes.
Tom gözlerini kuruladı.Tom dried his eyes.
Bırak kurusun.Let it dry.
Kurumaya bırak.Let it dry.
O gözyaşlarını kuruladı.She dried her tears.
Üzgünüm, hayal kuruyordum.Sorry, I was woolgathering.
Royal House eski bir kurumdur.The Royal House is an ancient institution.
Avustralya, İngiliz ceza kolonisi olarak kuruldu.Australia was started as a British penal colony.
Tom ıslak giysilerini kuru bir şeyle değiştirmek istiyor.Tom wants to change out of his wet clothes into something dry.
Tom eve giderken kuru temizlemeyi aldı.Tom picked up the dry cleaning on his way home.
Yulaf ezmende biraz kuru üzüm ister misin?Do you want some raisins in your oatmeal?
Tom, saçını bir havluyla kuruladı.Tom dried his hair with a towel.
Tom, saçlarını bir havluyla kuruladı.Tom dried his hair with a towel.
Tom kurutma makinesini kapattı.Tom switched off the dryer.
Biraz kuru üzüm ister misin?Do you want some raisins?
Onlar nasıl iletişim kuruyor?How do they communicate?
Bu üniversite 1843'de kuruldu.This university was founded in 1843.
Kotlar çok zor kuruyor.Jeans take forever to dry.
Kot pantolonların kuruması çok uzun sürüyor.Jeans take forever to dry.
Tom banyo havlusu ile kendini kuruttu.Tom dried himself with a bath towel.
Harcanılan bir kuruş çoğunlukla biriktirilen bir kuruştan daha faydalıdır.A penny spent is often more useful than one saved.
Kukla, elbiselerini çıkardı ve kurumaları için onları kumun üzerine serdi.The marionette took off his clothes and laid them on the sand to dry.
O hastane, kentteki en eski kuruluşlardan biridir.That hospital is one of the oldest institutions in the city.
Telefon henüz kurulmadı.The telephone hasn't been installed yet.
Tom sınıfta hayal kuruyordu.Tom was daydreaming in class.
Kurul tasarıyı öldürdü.The committee killed the bill.
Ve ben de iki kuruşumu koyacağım.And I'll put my two cents in as well.
Neden bunu kurutmamı istemiyorsun?Why don't you want me to dry it?
Saçında bir kuru sümük var.You've got a booger on your hair.
Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu.There was a spring indeed, but it was dry.
Kafanda kuruyorsun Tom.You're imagining things, Tom.
Benim adıma bir kuruşum yok.I don't have a penny to my name.
4 milyondan fazla Avustralyalı, İngilizceden başka bir dilde iletişim kuruyor.Over 4 million Australians communicate in a language other than English.
Tom her zaman hayal kuruyor.Tom is always daydreaming.
Saçımı kurutmak için saç kurutma makinesi kullanırım.I use a blow dryer to dry my hair.
O, hayır kurumuna bir piyano verdi.She gave a piano to charity.
Dolar ve Avro arasındaki döviz kuru nedir?What is the exchange rate between the dollar and the euro?
Bütün plân sadece onun kişisel görüşleri üzerine kurulu.The whole plan is only based on his personal opinions.
Hayatı boyunca bir kız kurusu kaldı.She remained a spinster all her life.
Bu kuyu asla kurumaz.This well never runs dry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod